Lemya Ardil: Okumaktan hakikat arayışına uzanan bir yaşam 2026-10-30 09:03:10   Evin Çiftçi   RIHA-  Baskı ve göçle geçen çocukluğundan üniversitedeki gençlik çalışmalarına uzanan yaşamında hakikat arayışını sürdüren Lemya Ardil’i annesi Kudret Şimşek anlattı. Kızının okumaya, öğrenmeye ve paylaşmaya olan tutkusunu aktaran Kudret Şimşek, “Benim başıma ne gelirse gelsin hep kızımın arkasında olacağım” dedi.   Kürt kadınların özgürlük arayışında bıraktığı izler, kimi zaman bir annenin hafızasında, kimi zaman geride kalan kitaplarda, kimi zaman da yarım kalan hayallerde yaşamaya devam ediyor. Baskı, göç ve çatışmaların şekillendirdiği yaşamlar, kadınların kimlikleriyle, toplumsal eşitsizliklerle ve özgürlük arayışıyla kurdukları ilişkiye de ışık tutuyor. Bu yaşam öykülerinden biri de okumaya ve öğrenmeye duyduğu tutkuyla ailesinin hafızasında yer edinen Lemya Ardil’e (Fadime Şimşek) ait.   Riha’nın Pirsûs ilçesinde dünyaya gelen, çocukluğu ailesinin yaşadığı göçlerle farklı kentlerde geçen Lemya Ardil, üniversite yıllarında gençlik çalışmalarında yer aldı. 2014 yılında Kürt özgürlük mücadelesine katılan Lemya Ardil, 16 Ocak 2019’da Garê’de yaşamını yitirdi.    Annesi Kudret Şimşek, kızının çocukluğundan üniversite yıllarına, kitaplara duyduğu ilgiden aldığı kararlara kadar yaşamında iz bırakan anları anlattı.   Baskı, hapis, sürgün…   Ailesinin yaşadığı baskılar nedeniyle birçok kez göç etmek zorunda kaldıklarını belirten Kudret Şimşek, yaşadıkları ekonomik güçlükleri ve çocuklarını büyütürken karşılaştıkları zorlukları anlattı. Kudret Şimşek, “Dört çocuğum var; iki kız, iki erkek. Çocuklarım henüz çok küçükken eşim cezaevine girdi. Cezaevinden çıktığında hem maddi imkânımız yoktu hem de devlet bize rahat vermiyordu. Aylarca perişan olduk, ardından Antep’e taşınmak zorunda kaldık. Çocuklarım o dönem çok küçüktü. Babaları orada şoförlük yapıyordu; bazen haftalarca eve gelemezdi, çocuklarla evde tek başımıza kalırdık. Daha sonra İzmir’e taşındık. Yaklaşık 5-6 yıl da orada kaldıktan sonra tekrar Riha’ya döndük. Devletin baskıları yüzünden sürekli yer değiştirmek zorunda kalıyorduk” dedi.   Okul yıllarında karşılaştığı baskılar   Lemya Ardil’in okul yıllarında ayrımcı söylemlere, hakaretlere ve şiddete maruz kaldığını söyleyen Kudret Şimşek, kızının yaşadıkları karşısında sessiz kalmadığını belirtti. Kudret Şimşek, “İzmir’deyken Lemya okula gidiyordu. O zamanlar Önderlik tutuklandı. Önderlik tutuklandığı gün kızım okula gitti. Okuldayken öğrenciler ona laf atıp Önderliğe hakaret etmiş. O da dönüp kavga etmişti. Gelip evde bize anlattı. Okulda hep zorluklara, hakarete ve şiddete maruz kaldı” diye konuştu.   ‘Okumayı, okutmayı çok severdi’   Kızının küçük yaşlardan itibaren kitaplara büyük ilgi duyduğunu anlatan Kudret Şimşek, Lemya Ardil’in çevresindekileri de okumaya teşvik ettiğini söyledi. Kızının kendisine kitaplar verdiğini ve birlikte okuduklarını paylaşan Kudret Şimşek, “Çok kitap okurdu. Dolapları bir sürü kitapla doluydu; iki günde bir kitap bitirirdi. Ben bazen ‘Gözlerini bozacaksın, bu kadar çok okuma’ derdim. O da bana dönüp kızarak ‘Sen neden okumuyorsun? Sen de kendini geliştir, okumak güzeldir’ derdi. Hatta bir gün Sakine Cansız’ın kitabını bana vermişti. Ben de sırf onun içi rahat etsin diye o kitabı okuyup bitirdim. Bitirdikten sonra ona hak verdim; gerçekten okumak insanın hoşuna gidiyor. Sonra Edulê ile Derwêş kitabını getirdi, onu birlikte okuduk. Şehit düşen bir amcası daha vardı; ona da kitaplar verir, ‘Al, sen de oku’ derdi. Sürekli kendisini geliştirmek, öğrenmek istiyordu. Biri yanında evlilikten bahsedince çok kızardı; ‘Ben evlenmeyeceğim, okuyacağım’ derdi. Biz de ona destek verirdik” şeklinde konuştu.   ‘Paylaşmayı, insanları mutlu etmeyi çok severdi’   Lemya Ardil’in ailesi, arkadaşları ve çevresindeki insanlarla güçlü bağlar kurduğunu belirten Kudret Şimşek, kızının çalışkan ve paylaşımcı kişiliğine dikkat çekti. Kudret Şimşek, “Çok çalışkandı. Ne iş olursa olsun hiçbir zaman kendini geride tutmazdı, her zaman en öndeydi. Bazen kendisini yorduğu için söylenirdim. Ancak durmazdı. Benim yorulmamam için elinden gelen her şeyi yapardı. Paylaşmayı, insanları mutlu etmeyi çok severdi. Öğrenciydi, parası olmadığı için çok bir şey alamıyordu ama elinden geldiğince insanları mutlu etmeye çalışırdı” sözlerini kullandı.   Ailesinde yaşanan kayıpların etkisi   Lemya Ardil’in ailesinde yaşanan tutuklamalardan ve Kürt özgürlük mücadelesinde yaşamını yitiren yakınlarından etkilendiğini anlatan Kudret Şimşek, kızının çocuk yaşlardan itibaren bu olaylara ilişkin sorular sorduğunu belirtti. Kudret Şimşek, “1992’de amcası katılım yapmıştı ve şehit düştü. O zamanlar küçüktü ama anlıyordu. Sürekli soru soruyordu. ‘Nasıl gitti, nerede şehit düştü, sizin haberiniz var mı, hiç bilgi almıyor musunuz?’ diye hep sorguluyordu. Biz de çocuktur deyip geçiyorduk. Hep böyle şeyleri merak ediyordu. Babası ve kuzeninin cezaevinde oluşu, amcasının ve başka bir kuzeninin şehit düşüşü onu çok etkiledi” diye anlattı.   Üniversite yılları ve gençlik çalışmaları   Lemya Ardil’in üniversite yıllarında gençlik çalışmalarında yer aldığını belirten Kudret Şimşek, kızının Çankırı’dan Antalya’ya uzanan eğitim sürecini ve katıldığı eylemleri anlattı. Roboskî Katliamı’nın ardından düzenlenen protestolarda polis müdahalesine maruz kaldığını aktaran Kudret Şimşek, kızının daha sonra gerillaya katılma kararı aldığını söyledi. Kudret Şimşek, “İlk üniversitesini Çankırı’da okumuştu. Orada yurttan atılınca arkadaşlarıyla bir ev tutmuşlardı. Sonrasında Antalya’ya geçmek istedi. Biz de tamam dedik. Sınava girdi ve yüksek bir puanla Antalya’ya yatay geçiş yaptı. Antalya’ya geçtiği zamanlar Roboski katliamı oldu. Onlar da okulun önünde Roboski için eylem yapmıştı. Polisler saldırmıştı, üstleri hep yırtılmıştı, yaralanmışlardı. Katılım yapmadan önce zaten okula gitmiyormuş, bizim haberimiz yoktu. Arkadaşlarına yapılan bu zulüm ve hakaretlere dayanamadığını ve artık okula gitmeyeceğini söylemiş. Gitmeden önce 52 arkadaşıyla birlikte okulun önünde basın açıklaması yapmışlar. Daha sonra ‘Bu kadar işkence ve katliama karşı biz de gerillaya katılacağız’ deyip birkaç arkadaşıyla gitmişler. Kız kardeşiyle birlikte kalıyordu. Gitmeden önce kardeşi yalnız kalmasın diye bir arkadaşını yanına göndermiş” dedi.   ‘Hiçbir zaman gitme demedim’   Kızının yaşamını yitirdiği haberini almadan önce barış süreciyle birlikte onu yeniden görmeyi umut ettiklerini anlatan Kudret Şimşek, Lemya Ardil’in aldığı kararların arkasında durduğunu vurguladı. Kudret Şimşek, “Biz hep televizyonun başındaydık ve barış süreciyle birlikte kızımı görme umuduyla yaşıyorduk. Sonrasında şehadet haberini aldık. Şehitlerin hepsi benim çocuklarım. Benim başıma ne gelirse gelsin hep kızımın arkasında olacağım. Eskiden de bu mücadelenin arkasındaydık, şimdi de. Şehitlerimiz hep kalbimizde yaşıyor. Ben biliyordum kızımın bir gün gideceğini ama ben hiçbir zaman ‘Gitme’ demedim” dedi.