‘İdamlara Hayır, Özgür Yaşama Evet’ kampanyasından çağrı

  • 11:12 7 Nisan 2026
  • Güncel
HABER MERKEZİ - Artan idamlara karşı açıklama yapan “İdamlara Hayır, Özgür Yaşama Evet” kampanyası, uluslararası kurumlara ve dünyaya harekete geçme çağrısı yaptı. 
 
“İdamlara Hayır, Özgür Yaşama Evet” kampanyası, İran rejiminin aktivistlere, eylemcilere ve siyasi tutsaklara yönelik artan idamlarına karşı bir açıklama yayımladı. Kampanya, uluslararası topluma ve kurumlara çağrıda bulunarak, İran’daki infazların durdurulması için dünyanın harekete geçmesi gerektiğini vurguladı.
 
Açıklama şöyle:
 
“‘İdamlara Hayır, Özgür Yaşama Evet’ kampanyası olarak, İran İslam Cumhuriyeti tarafından uygulanan sürekli idam dalgasına karşı büyük bir öfke ve derin bir kaygıyla sesimizi yükseltiyoruz. Bu dalga; siyasi tutsakların, eylemcilerin, etnik ve dini azınlıkların ve yalnızca temel haklarını savundukları için ayağa kalkan insanların hayatlarını hedef almaktadır. İran, sürekli olarak dünyada en çok idamın gerçekleştirildiği ülkeler arasında yer almaktadır. Her yıl yüzlerce insan idam edilmektedir. Bu idamların çoğu, uluslararası adalet standartlarına uymayan yargılamalar sonucunda; avukatsız, işkence altında alınan itiraflara dayanarak ve adil ile şeffaf yargılama hakkı olmadan gerçekleştirilmektedir.
 
2022 yılında gerçekleşen ‘Jin, Jiyan, Azadî’ isyanı sırasında tutuklanan eylemcilerin idam edilmesi dünyayı sarsmıştır. Ancak infazlar durmamış, aksine daha da artmıştır.
 
İran, savaşı bir perde olarak kullanıyor
 
‘İdamlara Hayır, Özgür Yaşama Evet’ kampanyası, İran İslam Cumhuriyeti’nin savaş ve silahlı çatışmaları bilinçli ve sistematik biçimde içerdeki idam kampanyasını yoğunlaştırmak, muhalifleri bastırmak, toplumu korkutmak ve uluslararası dikkat dağınıklığından yararlanmak için kullandığını sert bir şekilde kınamaktadır. Bu bir tesadüf değil, bir stratejidirTarih ve güncel gelişmeler göstermektedir ki İran devleti her ne zaman askeri gerilimi artırsa ister doğrudan savaş, ister vekalet savaşı, ister tansiyonun yükseltilmesi yoluyla  içerdeki idamların sayısı da ciddi biçimde artmaktadır. Uluslararası dikkat savaş alanlarına yöneldiğinde, darağaçları daha fazla çalışmaktadır. Siyasi tutsaklar, işçi aktivistleri, gazeteciler, azınlık üyeleri, Kürtler, Beluçlar, Araplar ve seslerini yükselten gençler, dünyanın gözünden uzakta sessizce ölüme gönderilmektedir. Rejim, savaşı kullanarak muhaliflerini ‘ulusal güvenlik’, ‘casusluk’ ve ‘Tanrı’ya karşı düşmanlık’ gibi suçlamalarla ortadan kaldırmakta; bu suçlamalar aslında siyasi baskının araçları olup, hukuki bir dil altında gizlenmektedir.
 
Uluslararası topluma çağrı
 
Uluslararası topluma acil olarak şu çağrıyı yapıyoruz: Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ve İnsan Hakları Konseyi, İran’ın askeri faaliyetleri ile ülke içindeki artan idamlar arasındaki ilişkiye her platformda dikkat çekmelidir. Uluslararası Af Örgütü, İnsan Hakları İzleme Örgütü, Sınır Tanımayan Gazeteciler ve tüm sivil toplum kuruluşları, bölgesel çatışma dönemlerinde izleme faaliyetlerini artırmalıdır.  Diplomatik görüşmelere katılan devletler, idamların derhal durdurulmasını temel bir şart olarak gündeme getirmelidir. Uluslararası medya, dikkat dağıtma stratejilerine karşı durmalıdır; yalnızca savaşı takip edip idamları görmezden gelmek gerçeği yansıtmaz.  Uluslararası Ceza Mahkemesi ve Birleşmiş Milletler’in özel raportörleri, savaş dönemlerinde idamların sistematik biçimde artırılmasının insanlığa karşı suç olup olmadığını araştırmalıdır.  Her savaşın kurbanları vardır. İran’da da kurbanlar var, ancak onlar cezaevi duvarlarının arkasındadır. Onlar düşman ateşiyle değil, kendi devletlerinin eliyle öldürülmektedir; çünkü dünya başka yerlere bakmaktadır.
 
Bize katılın. Sesinizi yükseltin. Hayatları kurtarın.”