Barış Anneleri: Mürşitsınır Kapısı açılsın, kuşatma kaldırılsın

  • 13:12 3 Şubat 2026
  • Güncel
HABER MERKEZİ - Rojava'ya yönelik saldırılara karşı birçok kentte açıklama yapan Barış Anneleri, Mürşitpınar Sınır Kapısı'nın açılmasını talep ederek, "Kardeşliğin arasındaki sınırlar kalksın" çağrısında bulundu. 
 
Barış Anneleri, HTŞ çetelerinin Rojava'ya yönelik saldırılarına karşı Kürdistan ve Türkiye'deki kentlerde eş zamanlı basın açıklaması gerçekleştirdi. 
 
Wan 
 
Barış Anneleri, Rojava'ya yönelik saldırılara karşı Van Barosu önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.  “Sonda me kezîzerên me ne Rojava rûmeta me ye” pankartının açıldığı açıklamada “ Biji berxwedana Rojava”, “jin jiyan azadî” sloganları atıldı. Açıklamaya Tevgera Jinen Azad (TJA), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) ve çok sayıda kişi katıldı. 
 
‘Sayın Öcalan fiziki olarak özgür olmalı’
 
Açıklamada konuşan Barış Annesi Saadet Öklü, “Bir yıldır Sayın Bahçeli süreç var diyor ama diğer yandan sınırları kapatmışlar, Rojava halkına gidecek yardımı durdurmuşlar. Sınırların kapatılmasını kabul etmiyoruz. Bu yardımlar İŞİD için olsaydı o kapıları açarlardı. Rojava’da ki çocukların günahı nedir ? Rojava üzerindeki savaş Bakur, Başur, Rojhilat üzerindeki savaştır. Bizi dört parçaya böldüler ama biz tek parçayız. Türk medyası, YPG ‘terörist’ diyor peki YPG  ne zaman sivil öldürmüş ?. Bu yürütülen savaşı kınıyoruz. Öcalan’ın başlattığı sürece inanıyoruz. Sayın Öcalan’ın fiziki olarak özgür olmalı” dedi.
 
İzmir 
 
Barış Anneleri, Rojava'ya yönelik saldırılara karşı İzmir Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) binası önünde açıklama gerçekleştirdi. “Sonda me kezîzerên me ne Rojava rûmeta me ye” pankartının açıldığı açıklamada sık sık, ‘Biji berxwedana Rojava, Jin Jiyan Azadî’ sloganları atıldı. Açıklamayı Barış Anneleri adına Peyruze Kurt okudu.
 
‘Kardeşliğin arasındaki sınırların kalkmasını istiyoruz’
 
Peyruze Kurt, “Dünden bugüne kadar barış için çaba gösteren herkesin, Kürt ve Arap halkının kardeşliği için çaba gösterenlerin onlara teşekkür ediyorum. En başta Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a teşekkürlerimizi sunuyoruz. Dört duvarın arasında akan kanın durması için halkların kardeşliği için çalışıyor. Dört parça Kürdistan’da savaşın durması için ellerimizi birleştirip barış istediğimizi söyledik. Rojava biziz. Çocukların sütleri yok, giyecek kıyafetleri yok. Bir gün önce imzalanan anlaşmaya uyulmasını istiyoruz. Kobane’nin üzerinde kurulan kuşatmanın kaldırılmasını istiyoruz. Hazırlanan yardım tırlarının Mürşitpınar sınır kapısından geçmesini istiyoruz. İnsani yardımın gitmesini istiyoruz” dedi. 
 
İstanbul 
 
İstanbul Barış Anneleri İnisiyatifi, Rojava’ya yönelik tehditlere dair Beyoğlu’nda bulunan  DEM Parti il binası önünde açıklama yaptı. Açıklamaya çok sayıda kişi katıldı.  Burada “Sonda me kezîzerên me ne, Rojava rûmeta me ye” pankartı açılırken,  sık sık “Bîjî berxwedana Rojava”, “jin Jiyan Azadî”  sloganları atıldı.
 
‘Mürşitpınar sınır kapısı açılsın’
 
HTŞ ve Türkiye destekli çetelerin Rojava’ya yönelik saldırılarını anımsatan Barış Annesi Rewşan Döner,  “Kürdistan’ın dört parçasında ve yurtdışında gösterilen direnişin ardından, imha planını yürüten güçler geri adım atmak zorunda kaldı ve 30 Ocak’ta ABD ve Fransa’nın arabuluculuğunda bir anlaşma imzalandı. Ancak anlaşmaya rağmen Kobanê üzerindeki kuşatma 15 gündür devam ediyor.  Kobanê’de 600 binden fazla insan kuşatma altında. Su, ekmek ve elektrik yok. 21. yüzyılda Kürt çocukları açlık nedeniyle hayatını kaybediyor. Birlikte Türkiye’de yaşadığımız devlete çağrıda bulunuyoruz. Türkiye devleti yetkililerine sesleniyoruz: Mürşitpınar Kapısı açılsın. Bugün HSD ile HTŞ arasında bir anlaşma imzalandı, ancak Rojava üzerindeki kuşatma hâlâ kaldırılmadı. En acil ihtiyaç su ve ekmektir. İnsanların bu yokluklar nedeniyle yaşamını yitirmesi tüm dünya için bir utançtır” dedi.
 
‘Herkes üzerine düşen rolü oynamalı’
 
Rewşan Döner, Kürt halkının bir olduğunu vurgulayarak şöyle devam etti:“Biz sınır tanımıyoruz. 30 Ocak’ta imzalanan anlaşma temelinde demokratik bir Suriye istiyoruz. Tüm halkların hakları güvence altına alınmalıdır. 27 Şubat 2025’te başlatılan süreç, bugün Rojava’da yaşananlardan olumsuz etkilenmektedir. Devlet Bahçeli ‘Halkların Önderi Abdullah Öcalan özgür olmalı’ dedi. Biz de Halkların Önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünü istiyoruz. Herkes bu süreçte üzerine düşen rolü oynamalı ve Kobanê’ye yardım ulaştırılmalıdır.”
 
Açıklama, atılan sloganların ardından son buldu.
 
Amed
 
Barış Anneleri, HTŞ ve Türkiye’ye bağlı çetelerin Rojava'ya yönelik saldırılarına karşı Amed’in Yenişehir ilçesine bağlı Ofis Semtinde bulunan AZC Plaza önünde açıklama gerçekleştirdi. “Sonda me kezizêrên me ne Rojava Rûmeta me ye” pankartının açıldığı açıklamada “Biji berxwedana Rojava”, “Jın Jiyan Azadî”, “Yek e yek e yek e gele Kurd yek e” sloganları atıldı. Açıklamaya DEM Parti Amed İl Örgütü, DBP il örgütü, TJA, Amed belediyeleri, birçok kurum ve kuruluşun yanı sıra birçok kişi katıldı.
 
‘Mürşitpınar Kapısı açılsın!
 
Açıklamada ilk olarak konuşan Barış Annesi Afife Kartal, her zaman Rojava’da mücadele veren savaşçıların yanında olacaklarını belirterek, “Kobanê için toplanan ve gönderilmek istenen yardımlar sınır kapısına götürüldü, ama geçmesine izin verilmiyor. Mürşitpınar Sınır Kapısı’nın açılmasını istiyoruz. Saldırılarda çocuklarımızın saçlarını kestiler. Ama bilsinler ki o kesilen saç örgülerinin yerini yüzlercesi doldurulacak. Gençlerimiz öldürüldü ama yine bilsinler ki o gençlerin yerini binlercesi dolduracak. Biz kesilen saç örgüsünü yerde bırakmayacağız. Biz DAİŞ’in bitmesini istiyoruz. Sonuna kadar Rojava’daki çocuklarımızın yanında olacağız” dedi.
 
‘Tehlike ve savaşın en önünde biz olacağız’
 
Ardından konuşan Barış Annesi Havva Kıran ise ülkeye barışın gelmesi için her şeyi yapabileceklerini aktararak, “Yirmi altı yıldır akan kanın durması, gözyaşlarının son bulması için anneler olarak barış mücadelesi veriyoruz. Ancak Rojava’ya yönelik bir savaş yürütülürken buna sessiz kalamazdık. Bu nedenle Ankara’ya gittik ve konsolosluğun önüne çelenk bırakmak istedik. Ne yazık ki önümüz kesildi ve buna izin verilmedi. Şunu açıkça söylüyoruz: Anneler olarak, Rojava’ya yönelik bir tehlike ve savaş varsa en önde biz olacağız” ifadelerini kullandı.
 
‘Rojava kırmızı çizgimizdir’
 
Kürt halkına yönelik saldırıların bilinçli bir şekilde yapıldığına vurgu yapan Havva Kıran, “Bir yıldır Abdullah Öcalan tarafından başlatılan ve devam eden bir süreç var. Anneler olarak, herhangi bir olumsuzluğa yol açmamak için attığımız her adımı büyük bir hassasiyetle atıyoruz. Elli iki yıldır süren bir savaş söz konusu. Mesele Kürtler olunca maalesef herkes birleşiyor. Ancak şunu net bir şekilde ifade edelim: Rojava bizim kırmızı çizgimizdir. Kobanê için yüzlerce genç yaşamını yitirdi. Bir zamanlar Cumhurbaşkanı ‘Arap Baharı’ diyordu, bugün ise Kürtler ve Araplar karşı karşıya getiriliyor” diye belirtti.
 
‘Kürtler de diğer halklar gibi hakkını istiyor’
 
Havva Kıran, QSD ve HTŞ arasında yapılan anlaşmanın yürürlüğe girmesine rağmen Kobanê’nin hala kuşatma altında olduğuna dikkat çekerek, “İki gün önce bir mutabakat imzalandı, ancak Rojava hâlâ kuşatma altındadır. Bu durum kabul edilemez. DAİŞ, ‘Allahu Ekber’ diyerek insanların başını kesiyor. Allah, insanları katletmeyi ve kadınların saçını kesmeyi emretmez. Gelsinler, Kürtler onlara dini öğretsin. Kürt, Türk, Arap ve Acem fark etmeksizin herkesin gözyaşı aynıdır. Hak, hukuk ve adalet deniliyor; ancak sıra Kürtlere gelince bunlar işlemiyor. Biz de dünyanın diğer halkları gibi yaşamak istiyoruz. Hakkımızı istiyoruz ve bu hak anne sütü gibi bize helaldir. Orta Doğu’da barış ve huzurun hâkim olması için silahlar sussun. Bombalar ve silahlar yerine çiçekler açsın; barışın ve umudun yeşerdiği bir çiçek bahçesi kuralım” dedi.
 
Açıklama, slogan ve zılgıtlarla son buldu.