Güncellenen komplo direniş ve yeni aşama

  • 09:01 3 Şubat 2026
  • Güncel
HABER MERKEZİ - Kürt Halk Önderi’nin yaptığı değerlendirmeler ve yaşanan durum şunu netleştirmiş durumda: 27 yıl sonra yaşananlar uluslararası güçlerin içinde olduğu bir komplo ve buna karşı da Kürt halkı Demokratik Ekolojik Kadın Özgürlükçü paradigma ekseninde direnişini sürdürerek bir aşamaya getirdi. İlk komployu bu direniş boşa çıkardı, güncellenen komplonun da aynı direniş ile boşa çıkarılacağını söylemek mümkün.  
 
Kuzey ve Doğu Suriye’de Halep’ten başlayarak Kobanê’ye kadar yayılan bir alanda halkların birlikte adım adım inşa ettikleri Demokratik Özerk sisteme karşı yoğun saldırılara karşı küresel bir direniş gelişti. Direniş sonucu, Demokratik Suriye Güçleri ve HTŞ arasında ateşkesle birlikte bir anlaşma imzalandı. HTŞ’nin anlaşmanın gereklerini yerine getirip getirmeyeceğini süreç gösterecek.  
 
Saldırıların başlamasından bu yana neden gerçekleştirildiği tartışılırken, bu yaşananların 15 Şubat 1999 uluslararası komplosunun güncellenmiş bir şekli olduğuna ilişkin değerlendirmeler yapılıyor. 
 
Paris toplantısı
 
Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine yönelik saldırının başlamasından önce Paris’te yapılan bir toplantı dikkat çekiyor ve bu saldırıların uluslararası güçlerin masada planladıkları bir saldırı olduğu değerlendirmelerini doğruluyor. Peki, bu yeni komplo ve 15 Şubat komplosunun benzerlikleri nelerdir? Ki Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan İmralı’da kendisi ile görüşmeye giden heyetle yürüttüğü tartışmada bu benzerliğe dikkat çekti. Yapılan değerlendirmelerde saldırıların teşvikçisi ve planlayanının Türkiye olduğu öncelikli olarak belirtiliyor. Yine bu Kürt halkının soykırımı ve halklarla birlikte oluşturduğu sistemi hedeflemesine kapı aralayan ve destek verenlerin de ABD: Fransa ve İsrail olduğu değerlendiriliyor. Zira saldırılar öncesi HTŞ ve İsrail’in Paris’te bir araya gelerek toplantı yapması da bunun en güçlü işareti. Paris’te ABD’nin desteği ile HTŞ ve İsrail’e antlaşma yapılması, uzlaştırılmaları Kürtlere ve inşa edilen demokratik sisteme savaşın önünü açtı. Yine daha da geniş bir çeperin olduğu, Türkiye, Suudi Arabistan, Katar, Ürdün, ABD, İngiltere ve Fransa’nın yer aldığı belirtiliyor. Sonrasında yaşanan gelişmeler bunu doğruladı. Özellikle Türkiye’nin bunun bir parçası olduğu da sahadaki aktif destekte çok net bir şekilde ortaya çıkmış durumda. Bu denli uluslararası aktörlerin, ülkelerin içinde yer alması Kürt Halk Önderi ve Kürt halkına yönelik uluslararası komplo ile aynı olduğuna ilişkin değerlendirmeleri güçlendiriyor. Esasında şu anda Rojava-Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılar tam da bir komplo olduğunu doğruluyor. 
 
Özellikle 15 Şubat komplosunun yıldönümüne doğru giderken böyle bir saldırının yapılması da hem komplonun boyutunu hem de benzerliklerini, seçilen zamanlamanın da tesadüf olmadığını ortaya koyuyor. 
 
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın, uluslararası komploya ilişkin değerlendirmelerini hatırlamak, bugünü anlamak açısından da oldukça önemli. ABD’den Rusya Fererasyonu’na, Avrupa Birliği’nden Arap Birliği’ne Türkiye’den Yunanistan’a, Kenya’dan Tacikistan’a kadar birçok ülkenin komplo içerisinde yer aldığının altını çizen Kürt Halk Önderi, asırlık düşmanların dahi bir araya geldiğini belirtiyor. Kürt Halk Önderi, komplo ile kurulan ilkesiz ittifakların nedeninin kendisinin uluslararası güçler ile onlarla işbirliği yapanların zihniyetini ve çıkarlarını tehdit ettiği için komplonun yapıldığını söylüyor. Tek tek uluslararası güçlerin rollerine işaret eden Kürt Halk Önderi,  İngiltere’nin ilk fişeği sıkan güç olduğunun altını çiziyor. İngiltere’nin rolünün ne olduğuna ilişkin de devamla Kürt Halk Önderi, “Ortadoğu’ya yönelik iki yüz yıllık hegemonik hesapları önünde, özellikle Kürdistan politikasından ötürü (özetle, ver Kerkük-Musul’u, yok et kendi sınırlarındaki Kürtleri? politikası nedeniyle) ciddi bir engel olarak ortaya çıkmıştım. Bütün planları ve uygulayıcıları karşısında tehlikeli olmaya başlamıştım” değerlendirmesi yapıyor. ABD’nin derdinin de Büyük Ortadoğu Projesi’ni hayata geçirmek olduğunu söyleyen Kürt Halk Önderi, Kürdistan’ın kilit rolü olduğunu ve kendisinin etkisizleştirilmesinin hedeflendiğini dile getiriyor.  Yine komploda yer alan Rusya’nın da ekonomik krizden kaynaklı kredi ihtiyacı olduğunu bu şekilde yer alıp rolünü oynadığını vurguluyor. Bugün yaşanan saldırıların hem planlanmasında hem de uygulanmasında yer alan güç ya da güçler de göz önüne getirildiğinde neden bir komplo olduğu değerlendirmeleri daha anlaşılır oluyor.
 
Yeni bir aşama
 
Sonuç olarak bu saldırıların  Kürt halkına, Kuzey ve Doğu Suriye halklarının birlikte inşa ettikleri  sisteme yönelik saldırılar, yani Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerinde başlayan süreç yeni bir aşamaya evrildi. Kürt halkının dostları ile birlikte yürüttüğü küresel direniş, mücadele ve eylemsellik sonucu bir anlaşma imzalandı Demokratik Suriye güçleri ile HTŞ arasında. Anlaşmanın gereklerinin HTŞ tarafından yerine getirilip getirilmeyeceğini önümüzdeki günler gösterecek. Ancak Kürt Halk Önderi’nin yaptığı değerlendirmeler ve yaşanan durum şunu netleştirmiş durumda: 27 yıl sonra yaşananlar uluslararası güçlerin içinde olduğu bir komplodur ve buna karşı da Kürt halkı Demokratik Ekolojik Kadın Özgürlükçü paradigma eksenin de direnişini sürdürerek bir aşamaya getirdi. İlk komployu bu direniş boşa çıkardı, güncellenen komplonun da aynı direniş ile boşa çıkarılacağını söylemek mümkün.