‘Kanser hastası tutsak eli kelepçeli muayeneye götürülüyor’
- 09:01 25 Ocak 2026
- Güncel
Büşra Turan
WAN – Cezaevlerinde hasta tutsaklara yönelik hak ihlallerinin devam ettiğini belirten TUAY-DER Eşbaşkanı Rengin Karabulut, kelepçeli muayene uygulamalarının insan onurunu zedelediğini ve hasta tutsakların derhal serbest bırakılması gerektiğini vurguladı.
Kürdistan ve Türkiye cezaevlerinde tutulan hasta tutsakların sayısı her geçen gün artarken, cezaevlerinde yaşanan hak ihlalleri de “Barış ve Demokratik Toplum” sürecine karşın sürüyor. İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) 28 Nisan 2025 tarihli raporuna göre Kürdistan ve Türkiye cezaevlerinde en az bin 412 hasta tutsak bulunuyor. Wan Tutuklu ve Hükümlü Aileleriyle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin (TUHAY-DER) hazırladığı verilere göre, bölgede bulunan cezaevlerindeki hasta tutsaklar da tedaviye erişimde ciddi sorunlar yaşıyor.
Wan TUHAY-DER Eşbaşkanı Rengin Karabulut, devam eden sürece rağmen tutsakların maruz kaldığı hak ihlallerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
‘Kanser hastası tutsak eli kelepçeli muayeneye götürülüyor’
Sürecinin pratikte tek taraflı ilerlediğini belirten Rengin Karabulut, cezaevlerinde yaşanan ağır sorunlara dikkat çekti. Rengin Karabulut, hasta tutsakların durumunun giderek ağırlaştığını vurgulayarak, “Hasta tutsaklar hala içeride. Cezaevindeki sorunlar devam ediyor ve bu nedenle tutsaklar açlık grevinde. Şu an Serhat bölgesinde 101 hasta tutsak var. Van F Tipi Cezaevi’nde dördüncü evre kanser hastası bir tutsak bulunuyor. Neredeyse her gün hastaneye götürülüyor ancak ring aracında eli kelepçeli şekilde muayeneye götürülüyor. Bu, kanser hastalığından daha ağır bir durum. Yine cezaevlerinde 2-3 hafta içinde 3-4 kez kalp krizi geçiren hasta tutsaklar var. Uygun koşullar sağlanmadığı sürece bu devam edecektir” dedi.
‘Hasta tutsakların durumu ertelenemez noktada’
Rengin Karabulut, cezaevlerindeki hasta tutsakların durumunun artık ertelenemez bir noktaya geldiğini belirterek, mevcut koşulların doğrudan hastalık ürettiğini ifade etti. Bu durumun yaşam hakkını tehdit ettiğini söyleyen Rengin Karabulut, “Şu ana kadar dile getirdik, dile getirmeye de devam edeceğiz. Bir an önce hasta tutsakların serbest bırakılması lazım. Hastalıkların yüzde 90’ı cezaevi koşullarından kaynaklıdır. Rutubet nedeniyle astım, dar ve küçük alanlar yüzünden görme bozuklukları, kalp krizleri ve kanser hastalıkları ortaya çıkıyor. Bu koşulların düzeleceğini düşünmüyorum çünkü cezaevinin kendisi sağlık için elverişli değildir, başlı başına bir hastalık zeminidir. Hasta tutsakların zamana bırakılma gibi bir lüksü yok. Her geçen gün hastalıkları ağırlaşıyor, ölüme terk ediliyorlar. Bu insanların dışarıda, uygun koşullarda ve uygun şartlarda tedavi edilmesi gerekiyor” sözlerine yer verdi.
‘Tecrit devam ediyor’
Yürütülen sürecin tutsaklar açısından ciddi bir umut yarattığını kaydeden Rengin Karabulut, ancak gelinen noktada bu umudun giderek zayıfladığını ifade etti. Rengin Karabulut, “Bunu sadece cezaevlerinde değil, tutsak ailelerinde de açıkça hissediyoruz. Bu insani olarak kabul edilebilir bir durum değil. Bir an önce somut adımlar atılması gerekiyor. Sayın Abdullah Öcalan’ın koşulları hala iyileştirilmiş değil, tecrit devam ediyor. Görüşlerin yapılması ya da telefon hakkının tanınması koşulların düzeldiği anlamına gelmez. Bunlar zaten yasal haklardır ve bir lütuf gibi sunulmamalıdır. Cezaevlerinde son dönemde baskılar artmış durumda; infaz ertelemeleri, kötü muameleler, işkenceler ve açlık grevleri yaşanıyor. Neredeyse her gün onlarca tutsağın infazı erteleniyor. Eğer gerçekten barış isteniyorsa bunun ilk adımı atılmalı ve bu hasta tutsakların serbest bırakılmasıyla başlamalıdır” diye konuştu.







