Fidan Doğan anıldı: Katliam barışa sabotajdı
- 16:18 9 Ocak 2026
- Güncel
MEREŞ - Paris'te katledilen Fidan Doğan Elbistan'daki mezarı başında anıldı. Anmada konuşan DEM Partili Gülistan Kılıç Koçyiğit, "9 Ocak Paris katliamı barışa kurulmuş bir pusu ve sabotajdı" dedi.
Tevgera Jinen Azad (TJA), Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Kadın Meclisi ve Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Kadın Meclisi, Paris'te katledilen Fidan Doğan’ı mezarı başında andı. Mereş’in Elbistan ilçesinde bulunan mezarlıktaki anmaya DEM Parti Grup Başkan Vekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, DBP Kadın Meclisi Sözcüsü Berivan Bahçeci, Barış Anneleri katıldı.
Kadınlar, mezarlığa, “Jin, jiyan, azadi”, “Şehid namirin” sloganları ile yürüdü. Ardından özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenlerin anısına saygı duruşunda bulunuldu.
'Amaç Kürt kadın mücadelesini zayıflatmak'
Gülistan Kılıç Koçyiğit, katledilen kadınları anarak, "3 Kürt kadını Paris'in göbeğinde katlettiler. Bu katliamı sadece tekil bir katliam diye ifade edemeyiz, sadece tetiği çekenin suçu olarak ifade edemeyiz. Bu katliam aslında Kürt kadınına Kürtlerin örgütlü mücadelesine, Kürtlerin tarihsel mücadelesine sıkılmış bir kurşundu. Politik bir cinayetti açık bir şekilde söyleyelim ve bu cinayeti işleyenler bu katliamı yapanların vermek istedikleri mesajlar vardı; Kürt kadın mücadelesini geriletmek Kürt halkının eşitlik, özgürlük mücadelesini boğmak istiyorlardı. Özellikle 3 Ocak 2013 tarihinde Sayın Öcalan'la başlayan diyalog sürecini sekteye uğratmak ve o dönemdeki diyalog sürecini, müzakereye evrilmesini Kürt Sorunu'nun barşçıl ve demokratik yollardan çözülmesini engellemek istedikleri çok açık ve netti" dedi.
'Kürt kadınlarına mesajdı'
Üç kadının da yaşamları boyunca direngen bir mücadele sürdürdüklerini belirten Gülistan Kılıç Koçyiğit, "Sakine Cansız, Kürt kadın hareketinin öncüsüyüdü. Gittiği her yerde, içinde bulunduğu mücadele alanlarında direndi ayakta durdu ve bir an olsun teslim olmadı. Fidan Doğan Kürt kadının diplomatik alandaki temsilcilerinden biriydi, Kürt sorunun demokratik, barşçıl yollardan çözülmesi diplomatik kanallarda yürütülmesi için Avrupa'da diplomasi çalışmalarını yürütüyordu. Ve bu alanda çok uzun yıllardır emek veriyordu. Yine Leyla Şaylemez yoldaşımız gençliğin sesi gençliğin ruhu olarak mücadelenin içersindeydi. 3'ünüde katlederek, her birimize bir mesaj vermek istediler. Kürt kadının direngenliğini mücadelesini Kürt kadının eştlik ve özgürlük talebini kendi diliyle kendi kültürüyle kendi ülkesinde toprağında yaşama iradesini yok etmek istediler" diye belirtti.
'9 Ocak katliamı pusuydu'
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın 27 Şubat tarihinde başlattığı Barış ve Demokratik toplum sürecinin önemine dikkat çeken Gülistan Kılıç Koçyiğit, "Sayın Öcalan büyük bir sorumlulukla 21'inci yüzyılın çözüm yüzyılı olmasını, Kürtlerin ve Türklerin ortak geleceğinin yazıldığı bir yüzyıl olması için elinden gelen bütün çabayı sarf ediyor. Ama şunu görüyoruz çözüm isteyen akıl kadar çözümsüzlükte ısrar eden bir akıl devrede, Sayın Öcalan'ın çözüm ısrarları Kürtlerin barış ısrarı karşısında, çözümsüzlükte ısrar edenler, çözümsüzlük için elinden geleni yapanlarda devreye girmiş durumda geçmişte bugüne sürekli barışa sabotajlar yapıldı. İşte 9 Ocak katliamı da barışa kurulmuş bir pusuydu. Bugünde yine aynı aklın çözüm karşıtı bir aklın devrede olduğunu hep beraber görüyoruz. O nedenle 9 Ocak'ta yitirdiğimiz 3 yoldaşımızı, 3 kadını anarken onların anılarına mücadelelerine bağlılık sözü verirken bugün bu mücadeleyi yürütmenin en önemli başlıklarından birisinin Barış ve Demokratik Toplum Sürecini ilerletmek, Sayın Öcalan'ın barışı çağrısının arkasında kalmak olduğunu çok iyi biliyoruz" diye aktardı.
Gülistan Kılıç Koçyiğit, Halep'te Şexmeqsud, Eşrefiye ve Beni Zed'de Kürt halkına yönelik saldırıları kınayarak, halklara birlik çağrısı yaptı.
Anma, Fidan Doğan'ın mezarına bırakılan karanfiller ve, "Şehid Namırın" sloganıyla son buldu.







