PAJK: Mücadeleyi yükseltmek komploya karşı en büyük cevaptır 2026-10-08 09:41:25   HABER MERKEZİ - PAJK Koordinasyonu, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik 9 Ekim komplosunun yıl dönümüne ilişkin yaptığı açıklamada, “Güneşimizi karartamazsınız eylemlerinin ruhu ile sürece katılarak, mücadeleyi yükseltmek, komploya karşı en anlamlı cevabımız olacaktır” dedi.    Kürdistan Kadın Özgürlük Partisi (PAJK) Koordinasyonu, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik 9 Ekim Uluslararası Komplo’nun 28’inci yıl dönümü dolayısıyla yazılı açıklama yayınladı. Komployu “halkların ve kadınların iradesine yönelik bir soykırım politikası” olarak nitelendiren PAJK,  Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü için mücadele çağrısında bulunarak, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin başarıya ulaştırılması gerektiğini belirtti.   PAJK Koordinasyonu’nun açıklaması şu şekilde:    “Önderliğimiz şahsında halkların ve kadınların iradesine yönelik bir soykırım politikası olarak geliştirilen 9 Ekim Uluslararası Komplosunu ve içinde yer alan tüm uluslararası güçleri, komplonun 28. yıldönümü vesilesi ile bir kez nefret ve öfkeyle kınıyoruz.   Ekim ayı şehitlerini anıyoruz    Önderlik etrafında Güneşimizi Karartamazsınız şiarı ile ateşten bir halka oluşturan Ekim ayı şehitlerini saygı ve minnetle anarken, onların anısına mücadeleyi başarıya ulaştırarak yanıt olma sözümüzü yineliyoruz. Özgür yaşam idealleriyle, hafızlarımızda ve yüreklerimizde yer edinen şehitlerimiz her bir kazanımımızın yaratıcılarıdırlar.   Uluslararası komplo ile Ortadoğu eksenli 3. Dünya savaşının başlatılması, Kürt halkının soykırıma uğratılması hedeflenerek, halkların birbirini kırımdan geçireceği savaşın fitili ateşlendi. Uluslararası güçlerin planlarını fark eden Önderliğimiz, 1999 yılından beri bu planları boşa çıkarmaya çalışmaktadır. Defalarca ateşkes ilan edilmiş, Türk-Kürt barışına dayalı alternatif bir Ortadoğu projesi hayata geçirilmeye çalışılmıştır. Ancak her defasında bu çabaya komplolar dayatılmaya devam edilmiştir. Önderliğimiz yine de barışa ve demokratik topluma dayalı mücadele stratejisinden vazgeçmemektedir. Demokratik ekolojik ve kadın özgürlüğüne dayalı paradigma bu anlayışın ürünüdür.   Özgürlük tezleri evrensel bir düzeye ulaştı   27 yıldır aralıksız ve amansız bir şekilde komployu boşa çıkarmaya çalışan halkımızın ve hareketimizin mücadelesi 21. Yüzyılın devrimci mücadelesinin çehresini belirlemiştir. Önderliğimize dönük saldırıların kökeninde bu sistemin devamını yaratan en eski ve en derin köleliği kırmaya çalışması vardır. Önder Apo’nun kadın özgürlük projesi komplocuların hedefindedir ve hem fiziki saldırılar hem de özel savaş politikalarının en fazla yoğunlaştırıldığı alanların başında gelmektedir. Komplocu güçler, bir devrim dinamiğine dönüşen kadınlara dönük saldırılarını da bu 27 yıl içinde derinleştirerek sürdürdüler. Ancak Önderlik paradigması ve Kürdistan kadın özgürlük mücadelesi giderek gelişti ve dünyaya yayıldı. Önderliğimizin özgürlük tezleri evrensel bir düzeye ulaştı. İmralı işkence sistemine karşı düşünsel ve pratik politika   Komplo, aynı zamanda tarihsel toplumun ortaya çıktığı Ortadoğu coğrafyası ve onun kadim haklarına yönelikti. Milliyetçi ve dinci politikalarla bölge halkları arasındaki binlerce yıllık ilişkiler parçalanarak bölge üzerinde kapitalist modernitenin hakimiyetinin kurulması hedeflenmişti. Bu kadim toprakların kültürel değerlerinin, yeraltı ve yerüstü kaynaklarının tüketilmesinin önünde Önderliğimizin düşüncelerini ve özgürlük hareketimizi engel görmektedirler. Bu nedenle ekolojik, kültürel ve tüm özgürlükçü hareketlerin Önderliğin özgürlüğü temelindeki mücadeleye daha güçlü katılması gerekmektedir.   Önder Apo, mutlak tecrit ve izolasyona rağmen İmralı adasını halkların özgürlük ideolojisinin merkezi haline getirdi. İdeolojik, örgütsel, stratejik ve taktik anlamda yarattığı derinlikle özgür yaşam felsefesini ifadeye kavuşturdu.  İmralı işkence sistemine karşı düşünsel ve pratik politika boyutlarında halkların onurlu yaşamı için iğneyle kuyu kazarcasına kazanımlar yaratmaya çabaladı. Rêber Apo’nun demokratik ulus, demokratik barışçıl çözüm anlayışı, ekolojik yaklaşımı ve kadın özgürlüğüne dayalı projeleri 3. Dünya savaşına karşı hakların alternatifidir.   Müzakere ve mücadele süreci   Komplocuların sürekli yeni senaryolarla sonuç alma çabasına karşı Önderlik etrafında kenetlenen kadınlar ve halklar, Kürtler üzerinden bölgeye yönelik tüm planları boşa çıkarmaya devam etmektedir. Kadınlar, Önder Apo’ya bağlılıklarıyla özgürlük mücadelesi tarihinde direnişe öncülük ettikleri gibi komplodan günümüze kadar da bunu sürdürmektedirler. Kadınlar da Önderliğin felsefesi etrafında örgütlenerek komplo karşısında tüm varlıklarıyla mücadele ederek Önderliğe yönelik her türlü saldırıyı bertaraf edecektir.   Bölgemizde savaşla katliamların, ekolojik yıkımın ve kadın katliamlarının yükseldiği, halkımıza Gazze tarzı kırımın dayatıldığı bir dönemde, 27 Şubat 2025’te Önder Apo’nun Demokratik Toplum ve Barış çağrısı ile yeni bir döneme girildi. Geliştirilen inisiyatif ve atılan adımlarla bir müzakere ve mücadele süreci geliştirilmeye çalışılmaktadır.   Savaş ve katliam tehdidi sona ermiş değildir   Bununla birlikte halklarımız üzerindeki savaş ve katliam tehdidi sona ermiş değildir. Hareketimiz sürecin ilerlemesi ve toplumsal barışın sağlanması için gereken somut adımlar attı. Fakat devlet nezdinde köklü bir zihniyet, politika ve üslup değişimi yansımamaktadır. Atılan adımlara karşılık gerekli yasal düzenlemelerde zamana yayan yaklaşımlar sürecin ilerlemesi önünde engel teşkil etmektedir. Önder Apo'nun koşullarında değişim yapılmadığı, süreçteki koordinatör rolünü oynayacağı özgür iletişim ve çalışma imkanları yaratılmadıkça bu sürecin ilerlemesi mümkün değildir. Türk devleti, Önderliğimizin 27 yıldır İmralı adasında olmak üzere 93’ten bu yana geliştirmek istediği barış imkanını yeterince değerlendirmedi. Daha önce gelişen fırsatları kaçıran Türk devleti kendini her seferinde daha da ağırlaşan savaş ve derinleşen krizler içinde buldu. Bundan Türkiye ve Kürdistan halkları zarar gördü. Türk devleti bu sefer Önderliğimizin yarattığı bu fırsatı kaçırmamalıdır. Basit ve güncel hesaplarla, yanlış politikalarla bu coğrafyaya yüz yıl kaybettirildi. Bir yüzyıl daha kaybedilmek istenmiyorsa bu sürece stratejik yaklaşılmalı, dil ve siyaset değişmelidir.   Önder Apo’nun özgürlüğü Ortadoğu’da barışın teminatıdır   Kürt halkı, kadınlar ve demokratik sosyalist güçler de Önder Apo’nun özgürlüğünü kendi özgürlüğü olarak görmeli ve Önder Apo’nun fiziki özgürlüğü için mücadele etmeliler.  Önder Apo’nun özgürlüğü Ortadoğu’da barışın teminatıdır.   Kadınlar olarak daha örgütlü ve güçlü bir katılım sağlayarak, demokratik ve komünal yaşamı geliştirerek, Barış ve Demokratik Toplum Sürecini başarıya ulaştırmaya kararlıyız. Bu mücadeleyi de Önderliğimizin paradigması temelinde geliştireceğiz.   9 Ekim Uluslararası Komplosunun 28. Yılında demokratik siyasete dayalı strateji temelinde Güneşimizi karartamazsınız eylemlerinin ruhu ile sürece katılarak, mücadeleyi yükseltmek, komploya karşı en anlamlı cevabımız olacaktır."