Cizîr’de ‘Berfo Ana’ gösterimi: Kayıplar için hakikat ve adalet çağrısı 2026-08-30 23:54:36       ŞIRNEX - Cizîr’de “Berfo Ana” belgeselinin gösterildiği etkinlikte, kayıpların akıbetinin açığa çıkarılması ve kalıcı barış çağrısı yapıldı.   Şirnex’in Cizîr ilçesinde Dünya Zorla Kaybedilenler Günü kapsamında İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) tarafından düzenlenen etkinliğe Barış Anneleri, DEM Parti il ve ilçe örgütleri ile çok sayıda kişi katıldı. Tahir Elçi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen etkinlikte, yönetmen Veysi Altay’ın zorla kaybedilenler ve kayıp yakınlarının mücadelesini konu alan “Berfo Ana” belgeseli gösterildi. Belgeselin ardından Altay ve Barış Annesi Mediha Akaya’nın katılımıyla söyleşi gerçekleştirildi. Söyleşide zorla kaybedilenlerin akıbetinin açığa çıkarılması, ailelerin adalet arayışı, mezarlıklara yönelik müdahaleler ve kalıcı barışın sağlanması için kayıplar meselesinin çözülmesi gerektiği vurgulandı.   Barışın geçici değil, kalıcı olması gerektiğini belirten Barış Annesi Mediha Akaya, siyasi aktörlere çağrıda bulundu. Mediha Akaya, “Biz gerçekten barış istiyoruz, sadece birkaç günlüğüne ‘barış’ densin diye değil. Kalıcı bir adalet, eşitlikçi bir barış, kardeşlik, huzur ve mutluluk gelsin. Biz barış ve özgürlük istiyoruz” dedi.   Cezaevlerinde bulunan insanların durumuna ve ailelerin yaşadığı acılara dikkat çeken Mediha Akaya, “Annelerin gözüne uyku girmiyor. Saatleri, dakikaları sayıyorlar. Annelerin gözü dağda, annelerin gözü hapishanelerde ve zindanlarda” ifadelerini kullandı.   Devletten taleplerinin ağır olmadığını vurgulayan Mediha Akaya, “Biz Türk devletinden zor bir şey istemiyoruz, hakkımızı istiyoruz. Biz de insanız. Eğer kardeşlik isteniyorsa, biz de kardeşlik istiyoruz. Türk devletinin annelerine de Kürtlerin annelerine de çağrımızdır; el ele versinler. Omuzlarımıza ağır bir yük biniyor. El ele verelim, biz barış ve özgürlük istiyoruz” dedi.   ‘Kayıplar çözülmeden barış olmaz’   Yönetmen Veysi Altay, Türkiye’de zorla kaybetme politikasının uzun bir geçmişe sahip olduğunu belirtti. Veysi Altay, “Türkiye’de bu kaybetme politikası 100 yıldır, hatta 100 yıldan fazladır var. 1915’ten sonra başlayan bu politika, Şeyh Said, Seyid Rıza ve arkadaşlarının mezarlarının bilinmemesiyle devam etti. 1990’lı yıllarda ise Kürt kentlerinde kaybetme politikası en yüksek seviyeye ulaştı” ifadelerini kullandı.   Kayıpların yalnızca aileleri değil, toplumun tamamını etkilediğini söyleyen Veysi Altay, “Birini öldürüyorsun; geriye hiçbir şey yok, kemiği yok, mezarı yok ve geride kalanı da cezalandırıyorsun. Topluma korku salıyorsun” dedi.   Cumartesi Anneleri’nin mücadelesine de değinen Veysi Altay, “Her hafta Galatasaray’ın önüne geldiler. Kızlarını, oğullarını, çocuklarını arıyorlardı. Bir nevi kemiklerini arıyorlardı” diye konuştu.   Kayıpların mezarlarının bulunamamasının ailelerin yasını da yarım bıraktığını belirten Altay, “Kaybedilen kişi ne tam kayıptır ne de ölmüştür. Geride kalan kişi de yaşayamaz. Her ikisi de yaşam ile ölüm arasında sıkışıp kalır” dedi.   Berfo Ana’nın oğlunu 33 yıl boyunca aradığını anlatan Veysi Altay, “Berfo Ana 105 yaşında hayatını kaybetti. 33 yıl durmaksızın oğlunu aradı. Cemil’in hikâyesi Berfo Ana’nın yaşamı olmuştu” ifadelerini kullandı. Berfo Ana’nın oğlunun akıbeti açığa çıkmadan toprağa verilmek istemediğini aktaran Altay, “Cemil’i bulmadan beni toprağa gömmeyin diyordu. Bu, kayıp yakınlarının yaşadığı acının ve mücadelenin ne kadar büyük olduğunu gösteriyor” diye konuştu.   ‘Artık mezarlıklara dokunmayın’   Toplu mezarlar ve cenazelerin akıbetine ilişkin yaşanan sorunlara dikkat çeken Veysi Altay, “Türkiye uluslararası sözleşmelere uygun hiçbir şey yapmadı. Kepçeyi götürdü, mevcut delillerin hepsini yok etti, kemikleri paramparça etti ve ortaya hiçbir şey çıkmadı” dedi.   Garzan Mezarlığı’na da değinen Veysi Altay, “Devlet bir gece kepçesiyle, dozeriyle gitti; 282 kişinin cenazesini torbalara koyup İstanbul Adli Tıp’a götürdü. Ailelerin bundan hiçbir haberi yoktu” ifadelerini kullandı.   Veysi Altay, kayıplar meselesinin çözülmesinin kalıcı barış açısından zorunlu olduğunu belirterek, “Kayıplar meselesi çözülmeden kalıcı bir barıştan bahsetmek mümkün değildir. Bizim bu yasımız hâlâ yerdedir” dedi.   Veysi Altay, “Biz artık canlılar için mücadele etmeyi bir kenara bıraktık, mecbur kalıp ölülerimize sahip çıkmanın mücadelesini yürütüyoruz. Artık Kürdistan’ın ölülerine, Kürdistan’ın mezarlıklarına dokunmayın diyoruz” diye konuştu.   Söyleşinin ardından katılımcıların soruları yanıtlandı, Veysi Altay ve Mediha Akaya’ya plaket takdim edildi.