Tutsak gazeteciler için açıklama: Serbest bırakılsınlar 2026-06-10 20:33:33   İSTANBUL- Basın meslek örgütleri ve gazeteciler, 128 gündür cezaevinde tutulan ETHA emekçileri Pınar Gayıp, Elif Bayburt, Nadiye Gürbüz ve Müslüm Koyun'un serbest bırakılmasını talep ederek basın ve ifade özgürlüğüne yönelik baskılara karşı mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti.   Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG) Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) ile çok sayıda gazeteci, sivil toplum örgütü ve siyasi parti temsilcisi tutuklu bulunan Etkin Haber Ajansı (ETHA) çalışanları Pınar Gayıp, Elif Bayburt, Nadiye Gürbüz ve Müslüm Koyun'un serbest bırakılması talebiyle İstanbul'un Beyoğlu ilçesindeki Taksim Tünel Meydanı'nda basın açıklaması düzenledi.   Açıklamada "Özgür basın susturulamaz" "Nadiye Gürbüz’e özgürlük", "Pınar Gayıp’a özgürlük", "Elif Bayburt’a özgürlük", "Müslüm Koyun’a özgürlük" yazılı dövizler taşınırken sık sık, “Özgür basın susturulamaz”, “ETHA susmadı susmayacak", “Elif’e, Pınar’a Müslüm’e Nadiye’ye özgürlük”, “Yaşasın basın dayanışması”, “Hakan Tosun ölümsüzdür”, “Hakan burada kamerası kayıtta” “Gözaltılar tutuklamalar baskılar bizi yıldıramaz” sloganları atıldı.    Basın açıklamasının Kürtçesini Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG) adına Helin Özgün, Türkçesini Evrensen Gazetesinden Eylem Nazlıer’ okudu.    'Özgür basın susturulamaz’   Eylemde ilk olarak ETHA çalışanlarının gönderdiği metin okundu. Gazetecilerin Şubat ayından bu yana haberleri bahane edilerek tutsak edildikleri belirtilen metinde şunlar kaydedildi: “Gerçeği haberleştirme ısrarımızı suç göstererek bizi yargılamaya çalışanlara inat içeride ve dışarıda gazeteciliği savunmaya devam ediyoruz.  4 aydır iddianamemiz hala ortada yokken bir tiyatrodan ibaret olan tutukluluk incelemesinde savunma yapmamız engelleniyor. Mahkeme yalnızca hakkımızda önceden verilen tutukluluk devam kararını okuyor.  Gazetecilere yönelik saldırılar günden güne artarken ne halkın haber alma hakkından ne de gerçeği haberleştirme ısrarımızdan bir milim geri adım atmayacağız. Kalemimizi emanet alıp haberlerimizi sürdüren tüm özgür basın emekçilerini selamlıyoruz. Özgür basın susturulamaz”    'Halkın sesini duyurmak suçsa biz bu suça ortağız'   Ardından ETHA editörü Yeşim Tükel söz aldı. ETHA'nın kapısının kırılarak operasyon yapıldığını hatılatan Yeşim Tükel, arkadaşlarının sosyalist gazetecilik yaptığı için tutuklandığını belirtti. Yeşim Tükel, "Bu saldırılara yabancı değiliz ama bu sıradan bir saldırı da değildi. Faşist iktidarın tüm işçi sınıfına saldırısı olarak ESP SGDF ve SKM de hedef alındı. Sermayeye karşı sokakları dolduranlar hedef alındı. Henüz iddianame hazırlanmadı ama nedenleri biliyoruz. Kadınların, Cumartesi Annelerinin işçilerin eylemlerini, Newrozlarda Kürt halkının sesini duyurmaktı suçları ve bunlar suçsa biz bu suçun ortağıyız. Ajansımıza kilit vurulmaya çalışıldı. Ama biz çalışmaya devam ettik. Atılım'ın ETHA'nın sesni susturamayacaklar" dedi.   'Gazeteciler onurumuzdur'   Açıklamada söz alan katledilen gazeteci Hakan Tosun ablası Özgür Tosun da Hakan Tosun'un 10 Ekim 2025'de katledildiğini anımsatarak, "O da gerçeğin peşindeydi. Öldürmek hapsetmek özgür basını hiçbir zaman susturamayacak. Bir ölüp bin doğarız. Bu insanlar mücadeleye devam edecekler. Onlar bizim sağ duyumuz sesimiz gözümüz. Gazeteciler onurumuzdur" diye belirtti.   'Gazetecilik kazanacak gerçekler açığa çıkacaktır'   Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) adına konuşan Hayri Tunç da meslektaşlarının gazetecilik yaptığı için tutuklandıklarını ancak mutlaka çıkacağını belirterek, "Bu topraklarda gazetecilik her dönem zordur. Sema Bingöl hedef gösterildi Erdoğan Alayumat ceza aldı. Ama şunu biliyoruz ne olursa olsun ne kadar üzerimize yürünürse yürünsün gazetecilik kazanacaktır gerçekler ortaya çıkacaktır" ifadelerini kullandı.   DİSK Basın-iş  adına konuşan Zana Kaya da meslektaşlarının hakikat için her şeyi göze alma iradesine şahit olduklarını dile getirerek, "Biz buna sadece şahit değil kefiliz" dedi.   'Özgür basın geleneği bitmez'   Açıklamada ayrıca DEM Parti İstanbul Milletvekili Özgü Saki de söz aldı. Özgür Basın geleneğinin çok köklü olduğunu ifade eden Özgül Saki, bütün baskılara rağmen hakikati yazan basının susturulamadığını kaydetti. Özgül Saki, "Bu ülkede basın özgürlüğünü mumla arıyoruz. Türkiye basın özgürşüünde en alt sıralarda. Her biri nerde hak ihlali varsa hakikati ortaya çıkarmak için gazetecilik faaliyeti yürütüyor. Bu yüzden gözaltındalar. Ama bu topraklarda özgür basın geleneği bitmedi bu kalemler yazmaktan vaz geçmeyecek" dedi.   EMEP İstanbul Milletvekili İskender Bayhan da genç gazetecilerin katledildiği bir basın tarihine işaret ederek gazetecilerin mesleği hakkıyla yapanlar bulunduğu için gazeteciliğin onuruyla devam ettiğini ifade etti. İskender Bayhan, gazetecilerin halkın haber alma özgürlüğünün simgesi olduğunu dile getirdi.    TGS adına söz alan gazeteci Evrim Kepenek ise tutsak gazetecilerle dayanışma içinde olduklarını ve bir an önce serbest bırakılmalarını talep etti.   'Gazetecilik faaliyetleri nedeniyle tutuklandılar'   Açıklamada, gazetecilerin 3 Şubat'ta Ezilenlerin Sosyalist Partisi'ne (ESP) yönelik operasyon kapsamında gözaltına alındığı ve ardından tutuklandığı hatırlatılırken yaklaşık 5 ay geçmesine rağmen iddianamelerin hazırlanmadığına dikkat çekildi. Açıklamada, "Biz biliyoruz ki arkadaşlarımız gazetecilik yaptıkları için tutuklandı. Çünkü onlar kadın mücadelesinin sesini duyurdu, ekoloji savunucularının emeğini görünür kıldı. Katliamları, yoksulluğu, direnişi ve halkın yaşadığı gerçekleri haberleştirdi" denildi. Açıklamada ayrıca gazetecilerin Cumartesi Anneleri, Barış Anneleri, işçi direnişleri, gençlerin adalet talepleri ile kadın ve LGBTİ+'ların mücadelesini kamuoyuna taşıdığı vurgulandı.   Sema Bingöl'ün hedef gösterilmesine tepki   Gazetecilerin yalnızca tutuklanmanın yanı sıra iktidara yakın medya organları tarafından hedef gösterildiği belirtilen açıklamada, Mezopotamya Ajansı (MA) muhabiri Sema Bingöl'e yönelik sosyal medyada yürütülen kampanyaya işaret edildi. Açıklamada, "Gazetecilik faaliyetini suç gibi gösteren, nefret ve düşmanlığı körükleyen bu yayınları yakından tanıyor ve kabul etmiyoruz" ifadelerine yer verildi.   NûJINHA ile dayanışma vurgusu   Açıklamada kadın haber ajansı NûJINHA'ya yönelik son dönemde yaşanan saldırılar da kınanarak, "Yayın faaliyetlerinin hedef alınması ve tehdit mesajlarıyla gazetecilerin susturulmak istenmesini kabul etmiyoruz. Kadınların sesi olan NûJINHA ile dayanışma içindeyiz" denildi.    'Basın özgürlüğü korunmalıdır’   Devam eden diyalog ve çözüm tartışmalarına dikkat çekilen açıklamada, "Başta Sema Bingöl olmak üzere Kürt gazetecileri hedef alan yayınlar kabul edilemez. Yetkilileri derhal harekete geçmeye ve basın özgürlüğünü koruma sorumluluklarını yerine getirmeye çağırıyoruz" ifadeleri kullanıldı.   'Gazetecileri susturamazsınız'   Türkiye'nin dünyada en fazla gazetecinin tutuklu bulunduğu ülkeler arasında yer aldığına işaret edilen açıklamada, gazetecilerin soruşturma, gözaltı, ev hapsi, adli kontrol ve tutuklama politikalarıyla baskı altına alındığı vurgulanarak, şunlar söylendi: "Gazeteciliğin soruşturma, gözaltı ve tutuklama süreçleriyle baskı altına alınmasını kabul etmiyoruz. Bir kez daha ilan ediyoruz; gazetecileri susturamazsınız. ETHA ve Atılım gazetesi tüm baskılara rağmen susmadı, susmayacak. Pınar, Nadiye, Elif ve Müslüm özgürlüklerine kavuşana kadar her yerde sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz. Tüm mahpus gazeteciler serbest bırakılsın."   Açıklama sloganlar ve alkışlarla sona erdi.