Üniversitede yürüyüş: Şüpheli ölümlerde dellileri karartanlardan hesap soracağız 2026-04-28 14:22:19   AMED - Dicle Üniversitesi öğrencileri, şüpheli kadın ölümlerine dair yaptığı yürüyüşte, delilleri karartanlardan, soruşturmaları sürüncemede bırakanlardan hesap soracaklarını belirterek, "Özel savaş politikaların karanlığına teslim olmayacağız. Sessiz kalmayacağız" dedi.    Dicle Üniversitesi öğrencileri, şüpheli bir şekilde yaşamını yitiren kadınlara dair Dicle Üniversitesi Fen fakültesi önünde biraraya gelerek, eğitim fakültesine kadar yürüyüş gerçekleştirdi. Çok sayıda öğrencinin katıldıüı yürüyüşte, “Jin jîyane, jîyanê nekûje” pankartı açılarak, sık sık “Jin Jiyan azadi”, “Katledilen kadınlar isyanımızdır”, “Jinên ciwan dimeşin erdû ezman dihejin” sloganları atıldı.    Yürüyüş sonrası yapılan açıklamanın Kürtçe'nin Kurmanci lehçesinde Arjin Ceylan, Türkçe'sini Esra Pekür yaptı.      Esra Pekür,    erkek egemen sistemin şüpheli kadın ölümlerinde gerçeği açığa çıkarmadığını, üstünü kapattığını belirterek, Gülistan, İpek, Narin, Rojwelat ve Rojin gibi aydınlatılmayan dosyaların birkaç görevlinin hatasının sonucu olmadığını belirtti.    Cezasızlık sistemi   Esra Pekür, “Bugün burada yalnızca yürümek için değil, gerçeklerin gün yüzüne çıkması için toplandık. kadınlar kaybettiriliyor, çocuklar korunmuyor, gençler yaşamdan koparılıyor. Ardından dosyalar kapatılıyor, deliller karartılıyor, sorumlular korunuyor. Bu dosyalar, erkek egemen devlet aklının ve cezasızlık politikasının ürünüdür, münferit değil cezasızlığı büyüten, erkek egemenliğini koruyan, adaleti siyasallaştıran sistemin sonucudur. Bizler biliyoruz ki, cezasızlık yeni acıların, kayıpların önünü açar. Etkin yürütülmeyen soruşturmalar, karartılan deliller, geciken süreçler ve sessizlik; toplumsal adalet ve vicdan duygusunu zedelemektedir. Oysa yaşam hakkı kutsaldır ve her kayıp, her şüpheli ölüm, her faili meçhul dosya titizlikle araştırılmak zorundadır”dedi.    'Devlet hakikate gölge düşürdü'    Gülistan Doku dosyasının yıllarca aydınlatılmaması, devletin gücünün yetmediğini değil, o gücün, hakikati ortaya çıkarmak yerine hakikatin üzerine çöken bir gölgeye dönüştüğünü söyleyen Esra Pekür: “Bu dosyada dönemin tüm sorumluları, valisinden emniyet müdürüne, rektöründen sağlık müdürüne kadar tüm kamu görevlileri sorumludur, sorgulanmalıdır.  ‘Ucu nereye giderse gitsin’ diyorsanız, o uç nereye gidiyorsa oraya kadar gidin. Gülistan ve kaybedilen, katledilen tüm kadınlar için adalet sağlanana kadar susmayacağız. Kadınların yaşamını hiçe sayan erkek egemen politikalardan hesap soracağız. Yargıyı sarayın ve iktidarın aparatı haline getirenlerden hesap soracağız" diye belirtti.   'Hesap soracağız'   Delilleri karartanlardan, soruşturmaları sürüncemede bırakanlardan hesap soracaklarını söyleyen Esra Pekür, "Bizler de üniversiteli gençler ve genç kadınlar olarak özel savaş politikalarınızın karanlığına teslim olmayacağız. Üstü örtülmeye çalışılan kadın cinayetlerine ve 'şüpheli' bırakılan ölümlere karşı sessiz kalmayacağız, kampüslerden sokaklara mücadelemizi sürdüreceğiz. Mücadelemizi her yerde daha da büyütüp kadın devrimi ile taçlandıracağız” diye konuştu.    Açıklama sloganlar eşliğinde son buldu.