Gözaltılara tepki 2026-03-27 09:08:07   Elfazi Toral   İSTANBUL - Newroz sonrası yapılan ev baskınlarına tepki gösteren siyasetçiler, milyonların barış iradesinin kelepçelenemeyeceğini vurgulayarak, "Siyasi iktidar ve devlet aklı, Newroz meydanlarındaki barış sesine gözaltı ve işkenceyle değil, somut adımlarla karşılık vermelidir" dedi.   İstanbul’da yüzbinlerin katılımıyla gerçekleşen Newroz kutlamalarının ardından başlatılan gözaltı operasyonları, birçok kentte ev baskınları düzenlendi. Yapılan baskınlarda çok sayıda kişi gözaltına alınarak tutuklandı. Siyasetçiler, yapılan gözaltılara ilişkin konuştu.    Halk mesaj verdi   Bu yılki Newroz kutlamalarını anımsatan DEM Parti İstanbul İl Eş Başkanı Arife Çınar, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025 yılında yapmış olduğu çağrıya dikkat çekti. Arife Çınar, “Bu topraklarda yaşayan her kesime yönelik bir çağrıydı. Çünkü Sayın Öcalan'ın çağrısı; barışın bu topraklarda inşa edilmesine, halkların birlikte eşit ve özgür koşullarda yaşamasına yönelik bir çağrıydı. Newroz'da alanlarda, özellikle İstanbul Yenikapı Meydanı'nda Kürt halkı, halklar, gençler, kadınlar ve emekçiler Newroz’a  katılım sağlayarak siyasi iktidara mesajlarını ve taleplerini burada ilettiler. Bu çok anlamlı bir buluşmaydı. Halklar birlikte halay çektiler, horon oynadılar, zılgıt çektiler; özgürlüğü ve demokrasiyi ifade ettiler. Bu topraklarda savaşın değil, barışın yeşermesi gerektiğini ifade ettiler. Hem mesajlar yönüyle hem de halkın katılımı yönüyle çok anlamlı ve önemli bir Newroz geçirmiş olduk. Ancak Newroz'dan iki gün sonra belli adreslere operasyon yapılarak insanlar gözaltına alındılar. Gözaltına alınırken de işkenceyle ve şiddet uygulayarak alındılar. Biz bunu ne hukuki olarak doğru buluyoruz ne de insanlık onuruna. Bu durumu kabul ediyoruz. Artık şiddetin olmayacağı bir Türkiye tablosunu yaşamak istiyoruz. 50'ye yakın arkadaşımız gözaltına alındı” dedi   ‘Newroz alanı milyonu aştı’   Gözaltına alınanlara işaret eden Arife Çınar, “Bu arkadaşlarımızın ve insanların atmış oldukları sloganlar bir örgüt talimatı değildir; halklar kendi iradelerini ortaya koymak, demokrasiye ve barışa olan özlemlerini dile getirmek için Newroz alanına geldiler. Biz bu ev baskınlarını kınıyoruz. Aynı zamanda tutuklanan arkadaşların bir an önce serbest bırakılmasını talep ediyoruz. Baskılar bu halkı yıldırmadı. Newroz alanı, 1,5 milyon insanın akın ettiği ve geldiği alanlar oldu. Bunu gözeten bir yerden, en hızlı şekilde somut adımların atılması gerektiğini düşünüyoruz. Buradan siyasi iktidara ve devlet aklına sesleniyoruz: Müzakere süreci demokrasi sürecidir. Halklar; demokrasinin bu topraklarda inşa edilmesi, barış, Sayın Öcalan'ın özgürlüğü ve eşit koşullarda nasıl yaşayabileceklerine dair seslerini Nevruz'da yükselttiler. Bu toprakların buna ihtiyacı var. Atılan sloganlar ve verilen mesajlar anlamlıydı. Bu anlamlı mesajları artık bu toplumun genelinde anlamlandırmak gerekiyor. Burada özellikle siyasi iktidara önemli sorumluluklar düşmektedir” şeklinde konuştu.   ‘Barışı istiyor’   DEM Parti Ümraniye yöneticisi Hanım Candan da, “Biz hiçbir şeyden korkmuyoruz. Barış gelecek, barışı istiyoruz. Tutuklanan arkadaşlarımızı serbest bırakın. Bu tutuklamalarla bizim gözümüzü korkutmaya çalışıyorlar ama biz korkmayız. Her zaman sokaktayız, her gün sokaktayız. Boşuna çaba harcıyorlar. Benim bir beklentim var: Barış gelecek. Ya gelecek ya gelecek. Hepimiz barışı bekliyoruz. Devlet kanadından henüz bir adım atılmamış olsa da eninde sonunda o adımı atacaklar. Barışı istiyoruz. Tutuklu arkadaşlarımız ve hapishanedeki bütün arkadaşlarımız artık serbest bırakılsın” sözlerine yer verdi.   ‘Umut hakkı tanınsın’   DEM Parti Kadın Meclisi üyesi Nazmiye Ülker ise şunları dile getirdi: “8 Mart'la başlayan ve Newroz'la taçlanan bir halk kitlesinin bu barış sürecini sahiplenmesiyle birlikte; halkın, partileriyle ve kurumlarıyla bu sürece ne kadar destek çıktığı ve yeni bir dönemi karşılamaya hazır olduğu dünyada görüldü. Güçlü bir Newroz dönemi geçirecekken sistem buna hazır olmadığını gösterdi. Halkın bu talebini değerlendirip süreci hızlandırmak ve gereken yasal süreçleri başlatmak yerine; gençlere ve kadınlara tutuklamalarla cevap vermeye çalıştı. Bu durumu kabul etmiyoruz. Bu kesinlikle doğru değildir. Sürece uygun davranmaları gerekir. Sürece uygun yasal süreci başlatıp hasta tutsakları çıkarmaları ve genel bir demokratik süreci başlatmaları gerektiğini düşünüyorum. Bu süreci bu şekilde kabul etmiyoruz. Kaç gündür devam eden gözaltı ve tutuklamaların son bulmasını, arkadaşlarımızın derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz. Herkes serbest bırakılmalı, sürece uygun davranılmalı ve süreçteki yasal zemin hazırlanmalıdır. Sokağa dökülen bu milyonlarca insanın barış ve ‘umut hakkı’ talebinin gerçekleştirilmesi gerektiğini düşünüyorum.”   ‘Somut adım bekliyoruz’   Barış ve Demokratik Toplum Sürecinin başladığı günden bu yanan iktidar kanadından herhangi bir adımın atılmadığını vurgulayan DEM Parti Şişli Eşbaşkanı Zilan Öztürk, “Milyonların katıldığı Newroz alanlarında halk sert müdahalelerle yaklaştı. Dolayısıyla Newroz ile birlikte barış ağını örmeye çalışıyoruz. 8 Mart'ta da olduğu gibi her alanda direnişimizi büyütüyoruz. Daha demokratik bir alanda yaşam için Newroz'a yönelik gözaltıları ve tutuklamaları elbette kınıyoruz. Aslında bu durum, iktidarın net adım atmadığının da bir göstergesidir. Özellikle çocukların ve gençlerin hedef alınmasını, barış sürecinin tamamen sabote edilmesine bağlıyorum. Gözaltına alınanların ve tutuklananların derhal serbest bırakılmasını istiyoruz. Hükümetin daha net ve daha somut adımlar atmasını bekliyoruz” dedi.