Rezan'da 8 Mart buluşması 2026-02-18 22:16:27   AMED - Rezan Belediyesi Eşbaşkanı Leyla Ayaz, 8 Mart çalışmaları kapsamında kadınlarla bir araya geldi. Leyla Ayaz, kadın mücadelesinin tarihsel kazanımlarına işaret ederek, “Özgürce yaşayabileceğimiz bir dünyayı birlikte inşa edeceğiz” dedi.   Amed'in Rezan Belediyesi Kadın Politikaları Müdürlüğü, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü çalışmaları kapsamında Kardelen Kadın Dayanışma Merkezi’nde kadın buluşması gerçekleştirdi. “Direnişle özgürleşiyor demokratik toplumu örüyoruz” sloganıyla yapılan buluşmaya Belediye Eşbaşkanı Leyla Ayaz, Eşbaşkan Yardımcısı Jiyan Aslan, Kadın Politikaları Müdürü Derya Berktaş, birim müdürleri, belediyede çalışan kadınlar ile mahallede yaşayan çok sayıda kadın katıldı.   Buluşmaya yoğun ilgi gösteren kadınlar, değerlendirmeleriyle çalışmaya katkı sundu.   '8 Mart bir direniş tarihidir'   Eşbaşkan Leyla Ayaz, erkek egemen zihniyet ve onun ürettiği politikalara karşı kadınların ortak mücadelesinin önemine dikkat çekti. 8 Mart’ın bir direniş tarihi olduğunu vurgulayan Leyla Ayaz, Kürt kadınlarının bu tarihsel mücadelenin devamcısı olduğunu belirtti.   Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne de değinen Leyla Ayaz, savaşlara karşı kadın mücadelesinin anlam ve önemine işaret etti. Kadınların yıllardır yürüttüğü mücadelenin önemli kazanımlar yarattığını ifade eden Leyla Ayaz, eşbaşkanlık sistemini örnek gösterdi. Yerel yönetimlerde eşit temsiliyetin ve kadın politikaları müdürlüklerinin kadın mücadelesinin sonucu olduğunu belirten Leyla Ayaz, şunları söyledi:   “En yakın örnek eşbaşkanlık sistemidir. Yerel yönetimlerde eşit temsiliyet, özgün kadın politikaları müdürlükleri gibi ciddi kazanımlarımız var. Bunlar kadın mücadelesi sayesinde oldu. Mücadeleyi yürüten de bizleriz, sizlersiniz. Bu mücadelemiz sonucunda kadınların katledilmediği, örgülerinin kesilmediği, taciz ve tecavüze uğramadığı, özgürce yaşayabileceğimiz bir dünyayı birlikte inşa edeceğiz.”   Kadın bedeni üzerindeki tahakküme dikkat çekildi   Leyla Ayaz’ın konuşmasının ardından kurum psikoloğu 8 Mart’ın tarihçesi, anlamı ve önemine ilişkin sunum yaptı. Sunumda eşitsizlik, şiddet, güvencesizlik ve cezasızlık politikalarına dikkat çekildi. Eşitsizliğin yalnızca fiziksel mekânlarla sınırlı olmadığı, dijital alanın da şiddetin yeni yüzlerinden biri haline geldiği vurgulandı.   “Kadın bedeni üzerinden kurulan tahakküm yalnızca bireysel değil, sistematik bir sorundur” denilen sunumda, savaş süreçlerinde kadın bedeninin sistemli biçimde hedef alındığına ve cinsel şiddetin bir savaş yöntemi olarak kullanıldığına işaret edildi.   'Yerel yönetimler demokratik mekanizmalardır'   Sunumda, kadın özgürlükçü ve hak temelli yerel yönetim anlayışının kadın bedenini savaş nesnesi haline getiren zihniyete karşı açık bir tutum almayı gerektirdiği belirtildi. “Yerel yönetimler yalnızca hizmet sunan kurumlar değildir. Aynı zamanda toplumsal eşitliği ve yaşam hakkını savunan demokratik mekanizmalardır” denildi. Dijital şiddete karşı koruyucu ve önleyici politikalar geliştirilmesinin, hukuki destek mekanizmalarının kurulmasının ve kriz anlarında kadın dayanışma ağlarının güçlendirilmesinin temel sorumluluklar arasında olduğu ifade edildi.   Sunum, şu sözlerle tamamlandı: “8 Mart’ın tarihsel çağrısı bugün bize bir kez daha şunu hatırlatıyor: Eşit, özgür, adil ve barış içinde bir yaşam mümkündür. Bu yaşam kadınların örgütlü mücadelesi, dayanışması ve kendi sözünü kurma iradesiyle inşa edilecektir.”