ESU uluslararası topluma seslendi: Şam ve Türkiye üzerinde bağlayıcı baskı kurulsun 2026-01-29 19:03:08   HABER MERKEZİ - Rojava’daki saldırılar karşı açıklama yapan ESU, uluslararası toplumun Şam yönetimi ve Türkiye üzerinde bağlayıcı baskı kurmasını, sorumluların uluslararası yargı önünde hesap vermesini talep etti.    Avrupa Süryaniler Birliği (ESU), HTŞ-DAİŞ ve Türkiye'nin desteklediği çetelerin Rojava’ya yönelik saldırılarına ilşkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, Avrupa Birliği (AB), Amerika Birleşik Dvletleri (ABD), Birleşmiş Milletler (BM) ve uluslararası insani kuruluşlara çağrıda bulunarak derhal somut adımlar atılmasını istedi. Açıklamada, son 15 yılda Süryaniler, Kürtler, Araplar ve Ermenilerin başta DAİŞ olmak üzere terör örgütlerine karşı birlikte mücadele ettiği, bu süreçte binlerce insanın yaşamını yitirdiği hatırlatıldı.     'Saldırılar insanlığa karşı suç kapsamında'   HTŞ ile Türkiye’ye destekli çetelerin Rojava’da yaşayan halklara yönelik yaygın ve sistematik saldırılar gerçekleştirildiği belirtilen açıklamada, sivillerin doğrudan hedef alındığı, zorla yerinden etmelerin yaşandığı ve bu eylemlerin savaş suçu ve insanlığa karşı suç kapsamında olduğu vurgulandı. ESU, daha önce kontrol altında bulunan DAİŞ kamplarının basılarak binlerce DAİŞ'linin serbest bırakıldığını, bu kişilerin silahlandırılarak HTŞ çeteleriyle birlikte saldırılara katıldığını ifade etti. Bu durumun, DAİŞ tehdidinin yeniden büyümesine ve uluslararası barış ile güvenlik açısından ciddi riskler doğmasına yol açtığı kaydedildi.    Açıklamada, Alevi, Dürzi ve Hristiyan azınlıklara yönelik saldırılara ve Şam’daki Mor Elyas Kilisesi’ne yönelik katliama da dikkat çekilerek, cezasızlık politikalarının yeni suçların önünü açtığı belirtildi. ESU, uluslararası toplumun Şam yönetimi ve Türkiye üzerinde bağlayıcı baskı kurmasını, sorumluların uluslararası yargı önünde hesap vermesini talep etti.    ESU, taleplerini şöyle sıraladı:    “*Yapılan saldırıların durdurulması için uluslararası toplumun derhâl harekete geçmesi.    *Kuzey-Doğu Suriye’deki sivil halkın uluslararası güçler tarafından koruma altına alınması.    *Katliamların derhâl durdurulması ve sorumluların uluslararası yargı önünde hesap vermesi.    *İŞİD’in yeniden örgütlenmesine yol açan bu gelişmelere acilen koalisyon güçleri tarafından müdahale edilmesi.    *Süryani halkının cihadist grupların saldırılarından korunması için tedbirlerin alınması.”