Ayazağa’da selin altıncı günü: Hâlâ yardım gitmeyen yerler var

  • 10:48 20 Ekim 2026
  • Güncel
Elfazi Toral 
 
İSTANBUL - Selin üzerinden altı gün geçmesine rağmen ev ve iş yerlerini kendi çabalarıyla temizleyen Ayazağa Mahallesi sakinleri, müdahalenin gecikmesine tepki gösterdi. Saniye Payam, “Arka sokaklarda hâlâ hiç yardım gitmeyen yerler var” dedi.
 
İstanbul’da 14 Ekim’de etkili olan sağanak yağışlar, kentin birçok noktasında sellere neden oldu. Yağış nedeniyle bin 277 su baskını ile 15 heyelan meydana gelirken, 6 kişi yaşamını yitirdi. Sel sonucu büyük zarar gören yerlerden biri de Sarıyer ilçesine bağlı Ayazağa Mahallesi oldu. Kentte etkili olan şiddetli yağışın ardından yaşanan sel; altyapı yetersizliğini ve kamu kurumlarının kriz anındaki organizasyonsuzluğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Su basan iş yerlerinde büyük çapta maddi hasar oluşurken, 6 kişi de yaşamını yitirdi.
 
Bölgede yaşanan su baskınlarının ardından her yer adeta çamur deryasına dönerken, yaşanan selin üzerinden altı gün geçmesine rağmen yurttaşlar ev ve iş yerlerine ancak kendi çabalarıyla girebiliyor. Mikrofon uzattığımız yurttaşlar; AFAD ve belediye gibi yetkili kurumların sel anında yetersiz kaldığını, müdahalenin çok geç yapıldığını ve yetkililerin bu süreçte sınıfta kaldığını vurguladı. Sular altında kalan tekstil fabrikaları ile yerleşim yerlerinde kadınlar ve çocuklar başta olmak üzere tüm mahalle halkı temizlik çalışmaları için seferber oldu.
 
‘10-15 dakika içinde su göğsüme kadar geldi’
 
Eşi ve çalışanlarıyla birlikte işlettikleri aile işletmesinin sel suları altında kaldığını belirten Saniye Payam, yaşanan ihmalkârlığı ve o anları aktardı. Selin aniden geliştiğini ifade eden Saniye Payam, “O anı anlatmak gerçekten çok zor. Yaşadığımız için anlattıkça tekrar yaşıyoruz. 10-15 dakika içinde dükkâna birden su gelmeye başladı ve aniden yükseldi. Su göğsüme kadar geldi. Allah’tan üst katta salonumuz vardı, çalışanlarımızı üst kata aldık. Bütün arkadaşlarımızın dükkânları su içindeydi. Fırınım battı, 7 tane dolabım mahvoldu. Çöplerimizi bile kaldırmaya zamanımız kalmadı” dedi.
 
 
Geç kalındı, ara sokaklar görmezden gelindi
 
Belediye ve AFAD ekiplerinin müdahalede yetersiz kaldığını ve geç kaldığını vurgulayan Saniye Payam, yetkililerin yalnızca “göz önündeki” meydan ve ana caddelere yöneldiğini ifade etti. Saniye Payam, şöyle konuştu: “Bize hiç gelmediler. Hepsini kendi çabamızla, kendi mücadelemizle yaptık. Biz birlikte kendi gücümüzle her yeri temizledik. Buraya ancak bir gün sonra geldiler. AFAD olsun, belediye olsun, ara sokak olduğu için bizi görmezden geliyorlar. Sürekli caddede, meydanda ağırlık var. Ara sokaklara kesinlikle ilgi gösterilmiyor. Arka sokaklarda hâlâ hiç yardım gitmeyen yerler var. İnsanlar kendi çabalarıyla evlerini ve iş yerlerini temizlemeye çalışıyor.”
 
‘Kaç gün oldu, hâlâ dükkânımızı işletmeye geçiremedik’
 
Yaşanan sel nedeniyle yakınlarından birilerinin yaşamını yitirdiğini paylaşan Saniye Payam, yaşamını yitirenlere rahmet, ailelerine sabır diledi. İş yerinin kullanılamaz hâlde olduğunu ve mağduriyetlerinin her geçen gün arttığını belirten Saniye Payam, “Kaç gün oldu, hâlâ dükkânımızı işletmeye geçiremedik. Çalışamıyoruz. Dolaplarım, fırınım çökmüş hâlde. Zararımızın bir an önce karşılanmasını istiyoruz. Komşularımızın hepsi aynı durumda; telefoncusu, çiğ köftecisi, fırıncısı... Herkes mağdur. Belediyenin gelip sokağı yıkadığı, temizlediği yok. Belediye başkanına da söyledim: ‘Önce ara sokakları temizleyin, sonra ana caddeyi temizlersiniz.’ Ara sokaklara müdahale ya çok geç oluyor ya da hiç olmuyor” dedi.
 
Destek ekipleri yetersiz
 
Bölgede etkili olan sağanak yağışların ardından su altında kalan tekstil fabrikalarında üretim durma noktasına gelirken, yaşanan felaketin boyutlarını anlatan ve ismini vermek istemeyen bir kadın, fabrikaların sulara teslim olmasıyla büyük mağduriyet yaşadıklarını belirterek, “Gözlerimizin önünde yaşanan bu yıkıma rağmen kimse doğru dürüst yardıma gelmedi, perişan olduk” sözleriyle destek ekiplerinin yetersizliğine tepki gösterdi.
 
‘Yaşanan yıkım sadece yağan yağmurdan kaynaklanmadı’
 
Mikrofon uzattığımız yurttaşlardan bir diğeri de yaşanan yıkımın sadece yağan yağmurdan kaynaklanmadığını vurgulayarak ormandan gelen derenin önüne son üç-dört yıldır toprak döküldüğünü belirtti. Yurttaş, ormanlık alandaki taş ocağının kendi yolunu yapmak uğruna dereyi 15 metre derinde bıraktığını, bu durumun devasa bir birikmeye yol açarak vadinin patlamasına ve suların her yeri basmasına neden olduğunu ifade etti.