Jineoloji üyesi Eylem Aktı: Kadınlar barış masasında yer almalı

  • 09:02 13 Mart 2026
  • Güncel
WAN – Jineoloji Akademisi üyesi Eylem Aktı, sürecin kadın özgürlüğü açısından taşıdığı önemi ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın son mesajını değerlendirerek, “Kadınların toplumsal yaşamın tüm alanlarında kendi varlığını görünür kılacağı bir dönemin kapısı aralandı” dedi. 
 
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’ta başlattığı “Barış ve Demokratik Toplum” süreci bir yılı geride bırakırken, kadın özgürlüğünü merkeze alan demokratik bir toplum hedefi ifade ediliyor. Kadınların tarih boyunca barışın ve toplumsal dönüşümün kurucu gücü olduğuna dikkat çekilirken, sürecin kadınların özneleşmesi ve demokratik toplumun inşasında aktif rol üstlenmesi açısından önemli bir eşik olduğu belirtiliyor.
 
Jineoloji Akademisi üyesi Eylem Aktı, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın başlattığı “Barış ve Demokratik Toplum” süreci çerçevesinde yayınladığı Kadın Bildirisi’ni değerlendirdi. 
 
‘Sayın Öcalan’ın paradigmasından esinleniyoruz’
 
Eylem Aktı, Abdullah Öcalan’ın mesajlarında kadının yalnızca bir mağdur olarak değil, toplumsal dönüşümün kurucu gücü olarak ele alındığını belirterek, paradigmanın kadın özgürlükçü, demokratik ve ekolojik niteliğine vurgu yaptı. Eylem Aktı, “Kadın, mesajlarda özne olarak yer alıyor. Abdullah Öcalan’ın hem 27 Şubat sürecine dair mesajında hem de manifestosunda kadınlara özel bir yer verdiğini görebiliyoruz. Sayın Abdullah Öcalan’ın iki mesajına baktığımızda kadını görmek mümkündür. Kadın yalnızca bir toplumsal kesim olarak değil, doğrudan özne olarak ele alınıyor. Sayın Abdullah Öcalan’dan esinleniliyoruz. Toplumsal yaşamdan hukuka, sağlıktan eğitime kadar birçok alanda kadının yer edinmesi gerektiğini anlatan bir yaklaşım var. Kadın, tarih boyunca devlet ve toplum tarafından yok sayılan, sömürülen ve görünmeyen bir yerde bırakıldı. Ancak bu süreçle birlikte kadın kendi varlığını ve gerçekliğini topluma yansıtacak bir konuma geliyor” şeklinde konuştu. 
 
 Kadın devriminin kaynağı: Kadın mücadelesi
 
Kadınların tarih boyunca savaşta da barış süreçlerinde de en fazla mağdur olarak görülen kesim olduğunu aktaran Eylem Aktı, kadın mücadelesinin bu gerçeklikten doğduğunu belirtti. Kadına yönelik şiddet, taciz, tecavüz ve katliamların kadınların örgütlü mücadelesini büyüttüğünü ifade eden Eylem Aktı, “Bizi kadın devrimine götüren nokta bu gerçekliktir” dedi. Eylem Aktı, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın kadın özgürlükçü paradigmasının kadın kırımı karşısında alternatif bir toplumsal model sunduğunu dile getirerek şunları söyledi: “Kadın özgürlüğünün sürekli yok sayıldığı bir sistemde kadınlar kendi öz kimliğiyle var olma mücadelesi veriyor. Sayın Abdullah Öcalan’ın ortaya koyduğu demokratik ulus paradigması kadınların tüm alanlarda söz sahibi olmasını esas alıyor. Bizler de mücadelemizi bu paradigma temelinde yürütüyoruz” sözlerine yer verdi.  
 
 ‘Kadınlar örgütlü bir toplumsal güçtür’
 
“Barış ve Demokratik Toplum” sürecinin aynı zamanda demokratik entegrasyon süreci olduğuna dikkat çeken Eylem Aktı, kadınların bu sürece örgütlü ve aktif katılması gerektiğini söyledi. Kadınların ses çıkarabildikleri her alanda güçlü bir şekilde yer alması gerektiğini ifade eden Eylem Aktı, il ve ilçe örgütlenmeleri, kadın meclisleri, TJA ve Jineoloji çalışmalarının bu açıdan önemli olduğunu belirtti. Eylem Aktı, “Hukuktan sağlığa, eğitimden toplumsal yaşama kadar tüm alanlarda kadınların öncülük etmesi gerekiyor. Kadınlar mağdur değil, örgütlü bir toplumsal güçtür" ifadelerini kullandı. 
 
 ‘Yasalar kadın özgürlüğü temelinde düzenlenmeli’
 
Kadına yönelik şiddet ve katliamlarda cezasızlık politikalarının sürdüğünü ifade eden Eylem Aktı, erkek faillerin çoğu zaman ödül niteliğinde cezalar aldığını söyledi. Bu durumun yasal sistemin kadınları korumadığını ortaya koyduğunu belirten Eylem Aktı, yasaların kadın özgürlüğü temelinde yeniden düzenlenmesi gerektiğini dile getirdi. Eylem Aktı, “Kadınlar öldürülürken, şiddete uğrarken yasaların bunu görmezden gelmesi kabul edilemez. Erkek failleri koruyan cezasızlık politikalarının değişmesi gerekiyor” dedi. 
 
‘Ortadoğu’da kadınlar barış masasında yer almalı’
 
Ortadoğu’da giderek genişleyen savaş riskine de dikkat çeken Eylem Aktı, özellikle İran merkezli gelişmelerin bölgeyi etkileyebileceğini söyledi. Bölgedeki otoriter yönetimlerin toplumu baskı altında tuttuğunu kaydeden Eylem Aktı, kadınların yalnızca sokakta değil, barış ve çözüm süreçlerinde de yer alması gerektiğini ifade etti. Eylem Aktı, “Kadınlar serhildanlarda nasıl ses çıkarıyorsa, barış masasında da yer almalıdır. Kadının o masada kendi varlığına ve kimliğine sadık şekilde yer alması gerekir. Bu yalnızca Kürdistan için değil tüm dünya için geçerlidir" diye belirtti.