Wan Kadın Platformu: Uzaklaştırma kararları denetlenmeli

  • 14:22 25 Şubat 2026
  • Güncel
WAN- Artan kadın katliamlarına dair açıklama yapan Wan Kadın Platformu, “Uzaklaştırma kararları denetlenmeli, kanunun uygulanmasında ihmal gösteren kamu görevlileri hakkında adli ve idari işlemler yapılmalı, failleri koruyan hiçbir düzenlemeye izin verilmemeli” dedi. 
 
Wan Kadın Platformu, bir günde farklı kentlerde yaşayan 6 kadının katledilmesi ile artan kadın katliamlarına dair basın açıklaması gerçekleştirdi. Sanat Sokağında yapılan açıklamaya çok sayıda kadın katıldı. “Kadın cinayetleri politiktir/ Qûştina jinan politîk e” yazılı pankartın açıldığı açıklamada kadınlar “Jin, jiyan, azadî” ve “Bîjî berxwedana jina” sloganları attı. 
 
Platform adına açıklama metnini avukat Hatice Bağcı okudu. 
 
Cins kırımına vurgu yapıldı 
 
Ülkede bir günde 6 kadının erkekler tarafından katledilmesinin, cins kırımının geldiği boyutu gösterdiğini ifade eden Hatice Bağcı, katledilen kadınların isimlerini saydı. Kadınların bir kısmının boşanma sürecinde veya sonrasında katledildiğini vurgulayan Hatice Bağcı, “Erkek şiddetinin kadınların kendi yaşamları üzerinde karar verme hakkına yöneldiğini açıkça ortaya koymuştur. Fail hakkında uzaklaştırma kararı bulunmasına rağmen cinayetlerin işlenebilmiş olması ise devletin koruma yükümlülüğünün fiilen yerine getirilmediğini göstermektedir” dedi. 
 
‘Kadınlar şiddet ortamına geri gönderiliyor’
 
6284 sayılı kanunun uygulanması gerektiğini kaydeden Hatice Bağcı, İstanbul Sözleşmesinden çekinilmesinin yarattığı sonuçlara dikkat çekti. Hatice Bağcı, “Sahadaki uygulamalarda, Kadınların kolluk birimlerine yaptıkları başvuruların çoğu zaman ciddiyetle ele alınmadığı, şiddetin ‘aile içi mesele’ olarak görülerek, tarafların uzlaştırılmaya çalışıldığı ve kadınların çeşitli yollarla yeniden şiddet ortamına dönmeye zorlandığı görülmektedir. Şiddetin niteliği ve tehlike düzeyi, kolluk tarafından öznel yargılara göre belirlenmekte; koruyucu ve önleyici tedbirler alınmamakta veya gecikmeli, sınırlı ya da yetersiz biçimde uygulanmaktadır. Ayrıca sığınma olanaklarının yetersizliği, ekonomik desteklerin sınırlılığı ve psiko-sosyal hizmetlerin erişilebilir olmaması, şiddet mağduru kadınların güvenli bir yaşam kurmasını güçleştirmekte ve onları fiilen korunmasız bırakmaktadır” ifadelerini kullandı. 
 
 ‘Cezasızlık politikası ‘örtük onaydır’
 
Uzaklaştırma kararlarının etkin biçimde izlenmemesi, karar ihlallerinin yaptırımsız kalması, faillerin ateşli silahlara erişiminin engellenmemesi ve elektronik izleme gibi koruyucu araçların yeterince kullanılmamasının hukuki tedbirlerin caydırıcılığını ortadan kaldırdığını belirten Hatice Bağcı, “Bu durum, verilen kararların kağıt üzerinde kalmasına ve risk altındaki kadınların gerçek anlamda korunamamasına yol açmaktadır. Faillerin yargılamalarında sıkça karşılaştığımız cezasızlık ve gerekçesiz ceza indirimleri, infaz usullerindeki eksikler nedeniyle kadına yönelik şiddet yaptırımsız kalmakta ve adalet sağlanamamaktadır. Bu durum aynı zamanda yeni failler için cesaretlendirici ve hatta ‘örtük onay’ anlamına gelmektedir” şeklinde konuştu. 
 
‘İhmal gösteren kamu görevlileri hakkında işlemler yapılmalı’
 
2025 yılının “Aile Yılı” olarak ilan edilmesine de vurgu yapan Hatice Bağcı, “Kadınların güvenliğini artırmaya yönelik somut adımlar üretmek yerine, şiddet içeren ilişkilerde dahi aile birliğinin korunmasını teşvik eden ve boşanmayı olumsuz bir durum olarak çerçeveleyen bir söylemin kurumsallaşmasına yol açmıştır. Yapılması gereken, kadınları koruyan mevzuatları, uygulamaları tartışmaya açmak değil; bu mevzuatı güçlendirmek ve eksiksiz uygulamaktır. Bu kapsamda; İstanbul Sözleşmesi’ne yeniden taraf olunmalı, 6284 sayılı Kanun eksiksiz ve gereği uygulanmalı, uzaklaştırma kararları etkin biçimde denetlenmeli, Kanun’un uygulanmasında ihmal gösteren kamu görevlileri hakkında adli ve idari işlemler yapılmalı, failleri koruyan hiçbir düzenlemeye izin verilmemeli ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğini pekiştiren politikalardan vazgeçilmelidir” dedi. 
 
Açıklama sloganlarla son buldu.