Jineolojî Akademisi Raporu (2)

  • 09:02 11 Şubat 2026
  • Dosya
Kadınlara yönelik sistematik saldırı gerçekleşti 
 
HABER MERKEZİ – Jineolojî Akademisi Rojava’nın raporuna göre HTŞ, IŞİD ve Türkiye destekli güçler Kuzey ve Doğu Suriye’de kadın özgürlük kazanımlarını hedef aldı; YPJ’li kadınlara yönelik işkence, infaz ve kadın kurumlarına dönük saldırıların açık savaş suçu olduğu belirtildi.
 
Jineolojî Akademisi Rojava tarafından yayımlanan raporda, Kuzey ve Doğu Suriye’de yürütülen saldırıların merkezinde kadın özgürlük kazanımlarının yer aldığı vurgulandı. Rapora göre HTŞ, DAİŞ ve Türkiye destekli çetelerin, yalnızca askeri hedefleri değil, kadınların öncülük ettiği toplumsal dönüşümü ve kadın devriminin simgelerini hedef aldı.
 
Raporda, özellikle YPJ’li kadınların hedef seçildiği; yakalanan kadın savaşçıların işkenceye maruz bırakıldığı, saçlarının zorla kesildiği, bedenlerinin teşhir edildiği ve infaz edildikleri belirtildi. Bu uygulamaların, kadın kimliğini ve direnişini aşağılamayı amaçlayan sistematik bir savaş yöntemi olduğu kaydedildi.
 
Kadın bedenine yönelik ideolojik saldırı
 
Jineolojî Akademisi, kadınlara yönelik bu saldırıların münferit vakalar olmadığını vurgulayarak, kadın bedeninin savaş nesnesine dönüştürüldüğüne dikkat çekti. Raporda, YPJ’li kadınların infaz edilmesinin ardından bedenlerine yönelik teşhir ve aşağılayıcı uygulamaların, hem savaş suçu hem de cinsiyete dayalı insanlığa karşı suç kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
 
Kadınlara yönelik bu saldırıların, Kürt kadınlarının ulusal ve toplumsal kimliğini hedef aldığı, aynı zamanda bölgedeki Arap kadınların da baskı ve tehdit politikalarıyla hedef haline getirildiği belirtildi.
 
Kadın kurumları yağmalandı, yakıldı
 
Raporda, Tebqa ve Reqa’da faaliyet yürüten kadın kurumlarının da saldırıların hedefi olduğu aktarıldı. Zenobia Kadın Meclisi binalarının yakıldığı ve yağmalandığı, kadın örgütlerine ait mühür ve belgelerin tahrip edildiği, Jineolojî Araştırma Merkezinin ise talan edildiği kaydedildi. Ayrıca kadın direnişini simgeleyen heykel ve sembollerin bilinçli biçimde kırıldığı belirtildi.
 
Akademi, bu saldırıların amacının kadın mücadelesinin hafızasını silmek, kadınları kamusal alandan dışlamak ve toplumsal dönüşümü geriletmek olduğunu vurguladı.
 
‘Bu saldırılar yalnızca kadınlara değil, topluma yöneliktir’
 
Raporda, Kuzey ve Doğu Suriye’de inşa edilen kadın özgürlükçü yaşam modelinin, ataerkil ve militarist anlayışlar açısından varoluşsal bir tehdit olarak görüldüğü ifade edildi. Bu nedenle kadınlara yönelik saldırıların, yalnızca bireysel suçlar değil, kadın devrimini ve halkların ortak yaşamını hedef alan ideolojik bir savaşın parçası olduğu kaydedildi.
 
Raporda ayrıca, kadınlara ve kadın kurumlarına yönelik bu saldırıların uluslararası hukuk çerçevesinde soruşturulması çağrısında bulunularak, sessizliğin bu suçların sürmesine zemin hazırladığı uyarısı yapıldı.