Sevilay Çelenk AKPM’de Avrupa’ya DAİŞ saldırılarını hatırlattı
- 20:57 29 Ocak 2026
- Güncel
ANKARA - AKPM Genel Kurulunda, DEM Parti Milletvekili Sevilay Çelenk, şuan HTŞ ile işbirliği yarışına giren Avrupa’ya tek tek DAİŞ’in Avrupa’da gerçekleştirdiği bombalı saldırıları ve katliamları hatırlattı.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Milletvekili Sevilay Çelenk, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) Genel Kurulunda, "Orta Doğu'da siyasi kriz: İnsan haklarını ve tüm azınlık gruplarının haklarını koruma ihtiyacı" konulu acil gündem maddesi görüşülürken, Rojava üzerine söz aldı.
‘IŞİD Avrupa ve Türkiye’de de ölümcül saldırılar yaptı’
“Suriye krizi, uzun süredir ihmal edilen bir tehdidin yeniden ortaya çıkışını işaret ediyor” ifadelerini kullanan Sevilay Çelenk, “Bu, hepimizin unutmuş gibi göründüğü, hayal bile edilemeyecek bir dehşet nedeniyle bastırılmış bir durumun geri dönüşüdür. Unutmayalım ki, son on yılda IŞİD sadece Suriye'de değil, Avrupa ve Türkiye'de de ölümcül saldırılar gerçekleştirdi; Paris'teki Bataclan katliamı, Nice, Brüksel, Manchester ve Berlin'deki Noel pazarı saldırıları. Türkiye'de ise Suruç, Ankara Gar, Reina gece kulübü, Reyhanlı ve Gaziantep'teki bombalamaları yaptı. Bu aşırı vahşet içeren eylemler insanlık üzerinde derin izler bıraktı” dedi.
‘IŞİD yeniden güç kazanıyor’
Avrupa’nın yanıtlaması gereken bir soru olduğunu söyleyen Sevilay Çelenk, “Bu tehditle doğrudan yüzleşen ve büyük insan kaybı yaşanması pahasına IŞİD'i sahada yenilgiye uğratan Kürtler ve Suriye Demokratik Güçleriydi. Bugün ise bu gerçek sessizce kenara itiliyor. BM'nin tekrar tekrar yaptığı uyarılara rağmen, IŞİD yeniden güç kazanıyor. Gözaltı kampları açılıyor. Militanlar denetim olmaksızın serbest bırakılıyor. Ve şiddet yeniden baş gösteriyor. Kürtler, Hıristiyanlar ve Dürziler acımasızca öldürülüyor. Kobanê bir kez daha kuşatma altında. Siviller gıda, su, ilaç ve elektrik sıkıntısı çekiyor. Kadınlar kaçırılıyor ve öldürülüyor. Bir zamanlar soykırım kampanyalarıyla ilişkilendirilen aşırılıkçı söylemler yeniden ortaya çıkıyor. Bu sadece Suriye veya Kürtlerle ilgili bir mesele değil. Avrupa'nın tutarlı biçimde uluslararası adaleti korumaya kararlı olup olmadığıyla ilgili bir mesele. Önümüzde duran soru artık sadece Avrupa'nın Suriye ve Orta Doğu'da hangi rolü oynamak istediği değil, bizi bir siyasi topluluk olarak tanımlayan ahlaki sorumluluğu hala üstlenmeye istekli olup olmadığımızdır” diye konuştu.







