Serhad kentlerinden seslendiler: Demokratik Suriye istiyoruz

  • 14:57 26 Ocak 2026
  • Güncel
HABER MERKEZİ - Serhad kentlerinde yapılan açıklama ve eylemlerde, Kobanê kuşatmasının kaldırılması, saldırıların durdurulması ve özgür, demokratik bir yaşamın inşa edilmesi çağrısı yapıldı.
 
HTŞ çetelerinin Rojava'ya yönelik saldırılarına karşı Colemêrg, Agirî ve Wan'da açıklama ve eylemler gerçekleştirdi. 
 
Colemêrg
 
Colemêrg’de (Hakkari) Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri, HTŞ çetelerinin Rojava’ya dönük saldırılarını protesto etmek için kent merkezinde bulunan anıtın yanında basın açıklaması düzenledi.  “Xwedî derketina Rojava xwedî derketina mirovahiye ye”  yazılı pankartın açıldığı açıklamaya, birçok kişi katıldı.
 
Platform adına açıklama metnini Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Dönem Sözcüsü Tahir Tekinalp okudu.
 
'Demokratik Özerk Yönetim deneyimine yönelmiş bir saldırıdır'
 
Saldırıların, sivilleri doğrudan hedef aldığı, başta kadınlar ve çocuklar olmak üzere onlarca insanın yaşam hakkının ihlal edildiğine dikkat çekilen açıklamada, “Şam Geçici Hükümeti’ne bağlı güçlerin yürüttüğü bu saldırılar, yalnızca Kürt halkına yönelik bir şiddet politikası değil; aynı zamanda Suriye’de halkların eşitliği ve bir arada yaşam iradesi temelinde geliştirilmeye çalışılan demokratik çözüm arayışlarına ve Rojava’daki Demokratik Özerk Yönetim deneyimine yönelmiş bir saldırıdır. Kürtleri hedef alan bu saldırılar, yalnızca bugünü değil, Suriye’nin geleceğine dair olası siyasal uzlaşma zeminlerini de ortadan kaldırmayı amaçlamaktadır. Bu yönüyle yaşananlar, Şam yönetimi açısından Kürtlerle kurulacak ilişkilerde tarihsel bir kırılma anlamı taşımaktadır” denildi.
 
‘Valilik Şam'dan gelen talimat ile hareket etmekte'
 
Ardından konuşan DEM Parti Colemêrg Milletvekili Vezir Coşkun Parlak ise, Mersin’in Tarsus ilçesinde düzenlenen basın açıklamasında yaşanan silahlı saldırıyı hatırlatarak şöyle konuştu: “Sabaha kadar uyuyamadık. İçimizde acı ve öfke birikti. Mersin’de Rojava'ya tepki için açıklamadan dönenlere saldırdılar. Bu saldırılar sonrasında Kobanêli bir Kürt genci katledildi. Valilik de Şam'dan gelen talimat ile hareket etmekte. Valilik faili aklıyor. Orada katledilen Kürtlüktü. Bugün de ailenin cenazeyi Suruç'a götürmelerine izin vermediler. Oysa ki söz konusu Kürt olduğu için cezasızlık politikaları işlemekte.”
 
'Suriye'de özgür, demokratik bir yaşam olmasını istiyoruz'
 
Öte yandan, Colemêrg’in Gever (Yüksekova) ilçesinde de Din Alimleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği öncülüğünde, “Rojava kırmızı çizgimizdir” şiarı ile DEM Parti Gever ilçe binası önünde basın açıklaması düzenlendi.  “Rojava xeta me ya sor e” yazılı pankartın açıldığı açıklamaya ilçede bulunan siyası ve sivil toplum örgütleri temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı.
 
Açıklama metnini Din Alimleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Yöneticisi Tahir Şen okudu.
 
Açıklamada, "Rojava da 13 yıldan fazla bir süredir demokratik bir yaşam var. Araplar, Dürziler, Aleviler ve bütün halklar eşit özgür yaşıyorlar. Neden Suriye Geçici Hükümeti Halep'te iki Kürt Mahallesine saldırdı? Ona yakın insan yaşamını yitirdi. Savaş kuralı çiğnendi. Kadın cenazesi beşinci kattan aşağı atıldı. Savaş Rojava'nın bir kısmına yayıldı, Kobanê kuşatma altında, elektirik, su, yaşam hatları kesildi. Bakur, Başûr, Rojhilat ve dünyadaki tüm Kürt ve dostları Rojava halkını sahipsiz bırakmadı bırakmayacak. Demokratik eylem ve etkinlikler, yürüyüş ve basın açıklamaları yapıldı. Hakkari Yüksekova Din Alimleri olarak çatışmaların bir an önce durması, Kobanê'deki kuşatmanın kaldırılması, Suriye'de özgür, demokratik bir yaşam olmasını istiyoruz" denildi. 
 
Agirî
 
Agirî’nin (Ağrı) Bazîd (Doğubayazıt) ilçesinde Rojava’ya yönelik devam eden saldırılara karşı yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleştirildi. Yürüyüş öncesi ilçede adeta OHAL ilan edildi. DEM Parti ilçe binasının bulunduğu cadde tamamen demir bariyerlerle kapatılırken, bariyelerlerin ardına ise asker ve polisler konuşlandırıldı. Basın açıklaması için parti binası önüne gitmek isteyenlere izin verilmezken, halk abluka altında yürüyüş yaptı.  
 
Yürüyüşe DEM Parti milletvekilleri Yılmaz Hun, Mahmut Dindar ve Heval Bozdağ da katıldı. Yürüyüş boyunca sık sık “Bijî berxwedana Rojava” sloganı atıldı.
 
Cumhuriyet Caddesi’ne gelen kitle burada açıklama yaparak, saldırıların bir an önce son bulmasını istedi. 
 
Wan
 
Wan Demokratik Kurumlar Platformu (DEKUP) tarafından, Mersin’in Tarsus ilçesinde Rojava’ya yönelik HTŞ saldırılarına dair dün gerçekleştirilen eylemde açılan ateşle, evinin balkonundan eylemi izleyen Kobanêli Baran Abdi’nin katledilmesine yönelik basın açıklaması gerçekleştirildi. Sanat Sokağı’nda gerçekleşen açıklamada, “Kürt çocuklarının, Baran Abdi’nin katili ırkçı DAİŞ’çi ve faşist zihniyettir”, “Destên xwe yên qirêj li ser gelê Kurd bikşînin” pankartları açılırken, sık sık “Bîjî berxwedana Rojava”, “Katil IŞİD, işbirlikçi AKP”, “Şehîd namirin” sloganları atıldı. Açıklamaya Wan Barış Anneleri Meclisi üyeleri, Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivistleri, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Wan milletvekilleri, demokratik kitle örgütlerinin yanı sıra çok sayıda kişi katıldı.
 
‘Biz, Rojava hakikatinin yanındayız’
 
Açıklamada konuşan, yerine kayyım atanan Wan Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Abdullah Zeydan, “Herkes bilsin ki Rojava bizim için kırmızı çizgidir. Kürtleri katledeceğinizi düşünüyorsanız, Rojava’nın size boyun eğeceğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Kürtler kimseyi katletmedi, kimsenin toprağına el koymadı. Biz, Rojava hakikatinin yanındayız. ‘Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde samimiyseniz o zaman bu saldırıları durdurun. Ama sürece rağmen bu vahşi çeteleri destekliyorsunuz. Kürt çocukları orada donarak hayatlarını kaybediyorlar. Siz kardeşlik istemiyorsanız, çeteleri destekleyecek ve Kürt çocuklarını katledecekseniz biz asla kabul etmeyeceğiz. Bu komplonuzu derhal bırakın ve kirli politikalarınızdan vazgeçin” dedi.
 
Açıklama, sloganlarla son buldu.