Gençler ‘İmralı’ya1000mektup’ ulaştırmakta kararlı!

  • 09:02 12 Şubat 2024
  • Güncel
Zelal Tunç 
 
WAN - DEM Parti Genç Kadın Meclisi üyesi Yekbun Safalı, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü kapsamında sürdürdükleri “İmralı’ya 1000mektup” kampanyasına destek çağrısında bulunarak, “Özgürlük kapısının açılmasının tek yolu Sayın Abdullah Öcalan’dır” dedi.
 
Halkların Eşitlik ve Demokratik Partisi (DEM Parti) Gençlik Meclisi’nin özel savaş politikalarına karşı 5 Ağustos 2023 tarihinde startını verdiği “Li dijî şerê taybet tekoşînek bi heybet” (Özel savaş politikalarına karşı görkemli direniş) kampanyası çeşitli eylem etkinliklerle devam ediyor. Wan DEM Parti Gençlik Meclisi, kampanya kapsamında yürüttükleri eylem etkinliklerini daha önce mahalle ve sokaklarda; fuhuşa, uyuşturucuya, ajanlaştırmaya karşı “Nöbet eylemi” şeklinde yürütürken, kampanyanın devamında PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü ve Kürt sorununa demokratik çözüm talebiyle “İmralı’ya 1000 mektup” kampanyasıyla devam ettiriyor. 
 
‘Genç intiharların sebebi iktidar’
 
Kampanyaları kapsamında yürüttükleri eylem etkinlikleri değerlendiren DEM Parti Genç Kadın Meclisi üyesi Yekbun Safalı, baskı politikalarına rağmen çalışmalarının ilgiyle karşılandığını belirtti. İktidarın gençlere yönelik “Özel savaş politikalarıyla”  baskı rejimini devreye soktuğunu söyleyen Yekbun, “Gençlere özgürlük, sosyal aktivite, sosyal yaşam gibi haklar tanınmıyor. Gereken haklar tanınsaydı genç intiharlar bu kadar artmazdı” dedi.
 
Gençler iktidarın hedefinde
 
İktidarın düşünemeyen, sorgulamayan bir “gençlik modeli” istediğini vurgulayan Yekbun, özelde gençleri hedef almasının temel nedeninin ise gençlerin ve kadınların yürüttükleri mücadeleden kaynaklandığını söyledi. Gençlerin çok sayıda sorunlar yaşadığını, bu sorunlardan birinin de eğitim koşulları olduğunu aktaran Yekbun, “Asansörde kalmaları, asansörün düşmesi ve ölüme yol açması bunun en net örneklerindendir. Yine yurtlardaki yemekler, odalardaki kişi sayısı tıpkı bir cezaevini anımsatıyor. Ulaşım ücretlerinin çok yüksek olması ve öğrencilerin ekonomik sorunlarla yüz yüze bırakılması gençlere yönelik politikaları gösteriyor” diye konuştu. 
 
‘Kadınlar özel savaşın hedefinde’
 
Gençlerin kendilerine yönelik politikaların farkında olması ve sorgulamaları gerektiğine dikkat çeken Yekbun, şiddetin tüm boyutlarına karşı mücadele yürütülmesi gerektiğine işaret etti.  Meclis olarak, 5 Ağustos 2023 yılında startını verdikleri “Li dijî şerê taybet tekoşînek bi heybet (Özel savaş politikalarına karşı görkemli direniş) kampanyasına dair mahallelerde “Nöbet eyleminin” sürdüğünü aktaran Yekbun,  yürüttükleri etkinlik kapsamında, gençlerin madde kullanımının arttığını gözlemlediklerini bunun yanında fuhuş ve ajanlaştırma politikalarının da devreye konulduğunu aktardı. Özel savaş politikalarıyla gençlerin hedef alındığını söyleyen Yekbun, en fazla  genç kadınlara yöneldiklerini ifade etti. 
 
8 Mart ve seçim çalışmaları katılım çağrısı
 
Özel savaş politikalarının PKK Lideri Abdullah Öcalan’a uygulanan tecritten bağımsız ele alınamayacağını vurgulayan Yekbun, tecrit uygulamalarının yaşamın tamamına yayıldığını kaydetti. Yekbun, Genç Kadın Meclisi olarak yaklaşan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ve yerel seçim çalışmalarına dair DEM Parti içinde mücadele etme çağrısında bulundu.
 
‘Kampanyaya gençlerin ağırlık vermesini istiyoruz’
 
“İmralı’ya1000mektup” ismiyle başlattıkları kampanyaya dair konuşan Yekbun, “Bu kampanyada gençlerin daha ağırlıklı olmasını istiyoruz. Sayın Abdullah Öcalan’a yönelik tecrit kırılmadan Kurdistan’da özgürlük olmayacak. Özgürlük kapısının açılmasının tek yolu Sayın Abdullah Öcalan’dır. Amacımız en az bin mektup göndermek. Bu kampanyaya özellikle gençlerin ve kadınların katılmasını istiyoruz. Mektup yazmak isteyenler sosyal medya hesaplarımız üzerinden ulaşıp yazabilirler. Gençliğin artık harekete geçmesi gerektiğini düşünüyoruz” şeklinde konuştu. 
 
‘Ne kadar susarsak baskılar o kadar artar’
 
Tecrit politikalarını gençlerin kırabileceğini söyleyen Yekbun, “Gençlerin uygulanan tecride karşı pasif durmaması ve ayağa kalkıp, ses çıkarması gerekiyor. Çünkü biliyoruz ki; biz ne kadar susarsak baskılar da o kadar artar. Kimse bu durumu kabullenmemeli. Tecrit muhakkak kırılacaktır” dedi.