Barış Anneleri’nden beyaz tülbentli eylem: Barış mümkün

  • 15:14 1 Eylül 2020
  • Güncel
 
İSTANBUL - Barış Anneleri İnisiyatifi, 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde herkesi “barış” için sorumluluk almaya davet etti. Savaşa karşı beyaz tülbentlerini yere atan Barış Anneleri, “Savaş dışında bir seçeneğin, demokratik barış seçeneğinin mümkün olduğunu hatırlatmak istiyoruz” dedi.
 
İstanbul Barış Anneleri İnisiyatifi, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla Beşiktaş Barbaros Meydanı’nda basın açıklaması yaptı. Anneler adına burada konuşan Behiye Duman, 20 yıldır savaşa karşı barış taleplerini yinelemekten hiç vazgeçmediklerinin altını çizdi. 
 
Behiye, “Bu savaşta on binlerce insan öldü, yüz binlerce insan cezaevlerinde ağır uygulamalara maruz bırakıldı, milyonlarcası da yerinden yurdundan edildi. Hem Kürtler hem de Türkler için çok ağır tahribatlar yaşandı. İnsani trajedilerin yanında savaş ekonomisinin yaratığı ekonomik yıkım ve ahlaki çöküş her geçen gün artarak devam ediyor. Her gün karşılaştığımız şiddet vakaları, tecavüz, işsizlik ve borç batağından intiharın eşiğine gelen insanlar, kim ne derse desin savaş politikasının doğal sonuçlarıdır” diye konuştu.
 
‘Dolmabahçe umuttu’
 
Kürt sorununda inkar, imha ve asimilasyon politikalarıyla sonuç alınamayacağının artık anlaşılması gerektiğini vurgulayan Behiye, şunları belirtti: “Sayın Öcalan'ın 21 Mart 2013 Newroz'unda yaptığı tarihi çağrı ile başlayan süreç 28 Şubat 2015 tarihinde Dolmabahçe Mutabakatı ile çok önemli ve tarihi bir aşamayı yakaladı. Yüzyıldır ilk defa sorunun adi ile birlikte muhatabı açıkça zikredildi. Hepimizin açık tanıklığında hem devlet heyeti ile Sayın Öcalan hem de HDP heyeti ile hükümet heyetleri görüşmeler yaptı. İlk defa TBMM'de bu konuda bir yasa düzenlendi ve ilk defa heyetlerin görüşmesinin sonucu olarak Dolmabahçe'de mutabakat metni paylaşıldı. Şüphesiz sorunlar ve eksikler vardı ancak o dönemde yaşananların en kısa ifadeyle karşılığı ‘umut’tu.”  
 
‘Her yerde tek politikanın savaş olduğu bir dönem’
 
Dolmabahçe mutabakatının ardından Abdullah Öcalan'a çok ağır bir tecrit uygulandığını dile getiren Behiye, aynı politikanın tüm topluma da uygulandığını kaydetti. Behiye, “5 Haziran Diyarbakır, 20 Temmuz Suruç ve 10 Ekim 2015'te Ankara'da yaşanan katliamlar hala hafızalarda. Yine Sur, Cizre, Nusaybin’deki yıkımlar hala göz önünde. Tüm Türkiye'nin 15 Temmuz sonrası 20 Temmuz 2016 tarihinde ilan edilen OHAL ile yönetildiği ve darbe mekaniğinin aktif olduğu bu süreç halen de devam ediyor. İçte, dışta, her yerde tek politikanın savaş olduğu bir dönem yaşanıyor” dedi. 
 
‘Çözümün adresi belli’
 
“Ülke ve toplum adım adım felaketlerle uçuruma doğru sürükleniyor” diyen Behiye, “Bizler evlatlarımız ve halklarımız adına barış mücadelesi yürüten anneler olarak savaş dışında bir seçeneğin, demokratik barış seçeneğinin mümkün olduğunu hatırlatmak istiyoruz. Sadece hükümete ve devlete değil, kendisini ülkenin yönetimi konusunda aday gören diğer tüm siyasi parti ve şahsiyetlere ve tüm kamuoyuna sesleniyoruz. Savaşa yol açan ve yüzyılı aşkın süredir devam eden” ifadelerinde bulundu.
 
‘Herkes sorumluluk almalı’
 
Behiye, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kürt meselesinin çözümü konusunda Sayın Öcalan, 2 Mayıs 2019 tarihli avukat görüşmesinde 2013 Newrozu’nda ifade ettiği İmralı duruşunu koruduğunu ve daha derinleşmiş ve netleşmiş bir kararlılıkta olduğunu açık bir şekilde ifade etmişti. Biz de amacımıza mutlaka ulaşacağımıza inandığımız barış mücadelemizde savaştan ve savaş politikalarının yol açtığı sorunlardan rahatsız olan herkesi sorumluluk almaya ve açıkça irade koymaya davet ediyoruz.”
 
Tülbentli eylem
 
Barış Anneleri, açıklamadan ardından kavgalı iki taraf arasındaki düşmanlığın sona erip, barışın sağlanması adına yapılan eski bir gelenek olarak beyaz tülbentlerini yere fırlattı.