Kampanyanın 4'üncü ayağında da kadınlar sokakta olacak

  • 09:08 3 Temmuz 2020
  • Güncel
DİYARBAKIR - HDP Kadın Meclisi'nin başlattığı "Kadın mücadelesi her yerde" kampanyasının 4'üncü ayağı kapsamında kadına yönelik tecavüz, taciz, kadın katliamları ve çocuk istismarına dikkat çekilerek birçok eylem ve etkinlik gerçekleştirilecek.
 
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi, 10 Haziran’da “Kadın mücadelesi her yerde” şiarıyla başlattığı kampanya kapsamında, taciz faillerinin affedilmesi, kadın ve çocuklara yönelik şiddet uygulayanların tahliyesini, kayyım atamaları, irade gaspı ve kadın katliamlarını gerçekleştirenlerin cezasızlığını öngören infaz yasasına dikkat çekmek için birçok yerde eylem ve etkinlikler gerçekleştirdi. Kadınlar kampanyanın 4’üncü ayağında ise kadına yönelik şiddet ve çocuk istismarlarına dikkat çekmek için çeşitli eylem ve etkinlikler gerçekleştirecek. 
 
Kampanya kapsamında Batman, Mardin, Ağrı, Dersim ve İstanbul’da yürüyüşler düzenlenmesi planlanıyor. 
 
'Cezasızlık politikalarına dikkat çekmeyi amaçlıyoruz'
 
Kampanyanın 4 gündem maddesinden oluştuğunu hatırlatan Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivisti  Beritan Önen bu maddelerin birbiriyle bağlantılığı olduğunu belirtti. 4'üncü haftanın ise ilk üç eylemin bir sonucu olduğunu kaydeden Beritan, kadına yönelik şiddete karşı uygulanan cezasızlık politikalarına tepkisellik yaratabilmeyi hedeflediklerinin altını çizdi.
 
'Kadının adı yok edilmeye çalışılıyor'
 
AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin'in "AKP'den önce kadının adı yoktu" sözlerini hatırlatan Beritan "Aslında şu anda kadının adının silinmek üzere olduğunu görüyoruz. AKP'nin kadınları silikleştirmeye çalıştığını görüyoruz. Şayet kadının adı olsaydı Ayşe Tuba Aslan 23 kez başvuru yapmasına rağmen katledilmezdi. Emine Bulut ‘ölmek istemiyorum’ çığlığı atmazdı, Rojbin Çetin evinde saatlerce işkenceye maruz kalmazdı. Eğer kadının adı silinmek istenmeseydi şu ana kadar Gülistan Doku bulunmuş olurdu. Dosyada çelişkili, yanlış bilgiler söz konusu. Erkeği koruyan daima erkeği aklayan bir yargı ile karşı karşıyayız. Bu da kadına yönelik şiddete cinayete zemin hazırlıyor. Kadının adının yok sayılmasının pratik halidir" dedi.
 
'Adı silinmek istenen kadının sesini duyurabilmeyi hedefliyoruz'
 
Kadınların tüm kazanımlarıyla beraber erkek-devlet zihniyetinin hedefinde olduğunu vurgulayan Beritan, kampanyanın bir yandan da kazanımlara sahip çıkmayı amaçladığını belirtti. Beritan, kadınların yok sayılan tüm haklarını tekrar tekrar hatırlatacaklarının altını çizerek, “Kampanya kadına yönelik şiddet ve çocuk istismarına karşı eylemler ve etkinliklerle ilerleyecek. Eşit temsiliyet noktasında ısrarcıyız. Ne olursa olsun eşit temsiliyetten vazgeçmeyeceğiz. Kadına yönelik yok saymalara karşı biz de buradayız varız. Her yerde kadın mücadelesini vermeye devam edeceğiz. Mücadelemizin bütün kadınlara ulaşılabilir hale gelmesini sağlayacağız” diye ifade etti.
 
‘İşkenceye boyun eğmemiş kadınların ardıllarıyız’
 
TJA aktivisti Sevil Rojbin Çetin’e yönelik polis işkencesine de değinen Beritan, bugün Esat Oktay'ın ardıllarının kendilerini Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'nde var etmeye çalıştıklarına dikkat çekti. Beritan, “Fakat Esat Oktay'ın ardılları şunu unutuyorlar” diyerek kadınların hiçbir saldırı karşısında susmayacağını ve direneceğinin altını çizen Beritan, “Bizler de Gültan Kışanakların, Sakine Cansızların, işkenceye hiç bir zaman boyun eğmemiş tüm kadınların ardıllarıyız. Bugün Kürt kadın mücadelesi hiç bir şekilde ne işkenceye ne de işkenceciye geçit vermeyecek. Kampanyamız biraz daha buna evrilecek. Özellikle yenilginin intikamını kadınlardan almak isteyenlere büyük bir cevap verilecek. Biz her şeye rağmen sokaklarda, alanlarda olmaya devam edeceğiz. Mücadelemizi sekteye uğratmak isteyenlere karşı ‘biz buradayız’ demeye devam edeceğiz" diye ekledi. 
 
‘Örgütlülüğümüzü artırma iddiasındayız’
 
Sakinelerden Sevêlere, Hewrîn Xeleflerden Kobanê'de katledilen 3 Kürt kadın siyasetçiye kadar iktidarın neyi hedeflediğini görebildiklerini söyleyen Beritan, kadınları yok etmeyi amaçlayan bir iktidar ve erkek zihniyetiyle karşı karşıya olduklarını dile getirdi. Beritan, “3'ler olarak nitelendirdiğimiz bu kadınlar Kürt kadın mücadelesinde etkin rol oynamış öncü kadınlardır. Bu gün tutuklamalarla da pasifize etmek istedikleri hep öncü kadınlardır. Tutuklanan kadınlar mevcut bir öncülüğe sahip kadınlardır. Biz hiç bir saldırıyı birbirinden bağımsız ele almıyoruz. Özel savaş taktikleri kadınları alandan çekmek bir bütünen adını silmek istemektedir. Saldırı ve imha politikalarına karşı alanlardayız. Özgür kadın hareketi olarak ta belirlediğimiz hedefler ilkeler doğrultusunda kadın örgütlülüğümüzü daha fazla arttırma iddiasındayız” vurgusunu yaptı.
 
'Kampanyamız çok önemli bir yerde duruyor'
 
Türkiye'de kadına yönelik şiddetin had safhaya ulaştığına dikkat çeken Beritan, "Ordu'da Ceren olabiliriz. Amed'de Rojbin Çetin olabiliriz. Ha keza kendi kanımızla katilimizin adını yazmak zorunda kalabiliriz. Bu örnekler şiddetin boyutunu ne denli korkunç olduğunu aslında özetliyor. Evde fiziksel ve psikolojik şiddet, iş yerinde ekonomik şiddet, mobbing, dışarıda direnen kadınlar için ise erkek devlet şiddeti söz konusu. Mücadeleci bir kadınsanız üstünüze köpekler saldırılıp işkence edilebilirsiniz. Her an nerede şiddete uğrayacağınızın belli olmadığı bir ülkeden söz ediyoruz. Bizlerde direnen kadınlar olarak yaşamın her alanında bunlara karşı mücadele ediyoruz. Kampanyamız bu nedenle çok önemli bir yerde duruyor” ifadelerini kullandı.
 
‘Sokakta olacağız’ 
 
Özellikle direnen kadınların hedef alındığına işaret eden Beritan, sistemin sürekli şiddeti tetiklediğini söyledi. Eril zihniyet karşısında sürekli direnen kadınların olacağını belirten Beritan, “Her zaman, her yerde, şiddetin her türlüsüne karşı, taciz ve tecavüze karşı, siyasi soykırım operasyonlarına, irade gaspına karşı sokakta olacağız” dedi.
 
Beritan, kampanyanın 4'üncü ayağı kapsamında çeşitli eylem ve etkinlikler gerçekleştireceklerini hatırlattı.