TUAY-DER’den ihlallere karşı yasal sürecin başlatılması çağrısı
- 12:38 26 Haziran 2020
- Güncel
DİYARBAKIR - TUAY-DER’in cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine karşı yaptığı basın açıklamasında, bağımsız denetim mekanizmaları ile inceleme yapılması ve hak ihlallerinin gerçekleştirildiği cezaevleri hakkında yasal sürecin başlatılması çağrısı yapıldı.
Diyarbakır’da Tutuklu Aileleri ile Yardımlaşma Derneği (TUAY-DER) cezaevinde yaşanan hak ihlalleri ve tutsakların açlık grevine başlamasına ilişkin dernek binasında basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamaya dernek üyeleri, Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybedenlerde Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (MEBYA-DER) ve Med Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Hukuki ve Dayanışma Dernekleri Federasyonu (MED TUHAD-FED) katılırken açıklamayı TUAY-DER yöneticisi Mehmet Üzer okudu.
‘Hak ihlalleri devam ediyor’
Açıklamada, cezaevlerinde yıllardır yaşanan hak ihlallerinin artarak devam ettiği, bu nedenle derneğe de yoğun başvurular yapıldığı kaydedildi. Yapılan başvurular sonucunda haziran ayında Mardin E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na ziyaret gerçekleştirildiği belirtilen açıklamada, “Cezaevinde bulunan tutuklu ve hükümlülerle yapılan görüşmelerde, hak ihlallerinin devam ettiği tespit edilmiştir. Daha önceki şikâyetler ve hak ihlalleri karşısında yetkili makamlar nezdinde yaptığımız görüşmelerin ve girişimlerin sonuç vermediği, tutuklu ve hükümlülerin maruz kaldığı hak ihlallerinin devam ettiği anlaşılmaktadır” denildi.
Açıklamada, cezaevlerinde yapılan şu tespitlere dikkat çekildi:
“*Mardin E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda görüştüğümüz müvekkillerle pandemi sürecinden kaynaklı avukatlarla kapalı görüş yapılmakta. Kapalı görüşteki telefonların dinlendiği açıktır. Telefon dinlenmeleri avukat ve müvekkil arasında gizliliği ortadan kaldırılmakla kalmayıp savunma yapma önüne geçilmektedir. Bu sebeple öncelikle cezaevlerinde tutuklu ve hükümlülerin bir an önce avukatlarıyla savunma hakları daha da fazla kısıtlanmadan avukat görüş odalarının pandemiye uygun hazırlanmaları gerekmektedir.
* Sosyal mesafeye dikkat edilmesi gerektiği dile getirilen bugünlerde cezaevinde koğuşların sayı kapasitesinin üstünde tutuklu ve hükümlülerin bulunduğu ve bu durumdan ötürü de tutuklu ve hükümlülerin cezaevinde yaşam alanlarının daraldığı, yerlere yataklar serildiği bilgisi tarafımıza iletilmiştir. Havalandırmanın standartların altında ve küçük olduğunu tutuklu ve hükümlüler açık bir şekilde dile getirilmiştir.
* Taciz boyutuna varan aramalar ve koğuş baskınlarının olduğu ve yapılan baskınlarda pandemi için hiçbir tedbir alınmamaktadır.
* Tutuklu ve hükümlülere dönük kitap, gazete ve dergilerin sınırlandırıldığı bildirilmiştir. Birçok kitap, gazete ve dergi hakkında yasaklama kararı olmamasına rağmen keyfi uygulamalardan ötürü tutuklu ve hükümlülere verilmemektedir.
* Suyun sadece günde 3 defa olacak şekilde 45 dakika ile sınırlandırıldığı; pandemi sürecinde temizliğe ve hijyene önem verilmesi gerektiği bu günlerde cezaevi idaresinin suyu kısıtlı verildiği, sıcak suyun ise haftanın belirli günlerinde ve belirli saatlerinde verildiği, diğer zaman dilimlerinde sıcak su verilmediğini belirtilmiştir.
* Yeteri kadar temizlik malzemelerinin tutuklu ve hükümlülere verilmediği ifade edilmiştir.
* Pandemi süresi içerisinde birçok cezaevinde sayımlar yapılmazken veya koğuş kapısında mazgaldan yapılıyorken, cezaevinde sayımların gardiyanların koğuşlara gelerek yapıldığı, sayım esnasında tutuklu ve hükümlüleri bahçeye veya avluya çıkmasını veya ayakta sayım yaptırılmaya çalışıldığı belirtilmektedir.
* Tutuklu ve hükümlülerin hastaneye gitme talepleri ‘giderseniz sizleri 15 gün karantinada tekli hücrede tutarız bizce gitmeyin’ şeklinde kurulan cümleler ile hasta tutsakların sağlık hakkına erişim hakları bu gibi örtülü tehditlerle sağlık hakkı tutuklu ve hükümlülerin elinden alındığı dile getirilmiştir.
* Birçok tutuklu ve hükümlünün hukuka ve yasalara aykırı olarak keyfi bir şekilde disiplin cezasının verildiği kadın tutuklu ve hükümlülerin hukuka ve yasalara aykırı olarak bir yıla aşkın ziyaretçi kabulünden yoksun bırakılma ve yaklaşık 6 aya varan hücre disiplin cezalarının verildiği açıktır. Verilen disiplin cezaları sebebiyle tutuklu ve hükümlülerin koşullu salıverme tarihinde tahliye olmaları engellenmektedir.
* Tutuklu ve hükümlülerin sağlık hakları ihlal edilerek, sağlık hakkına erişimleri kısıtlanmıştır. Hastane sevk ve tedavi işlemlerinin aksadığı gözlemlenmiştir. Cezaevinde ağır hasta tutukluların da bulunduğu cezaevi idaresi tarafından süren bu keyfi uygulamaların devam etmesi halinde ağır hasta tutukluların sağlığı açısından kötü sonuçlar doğuracağı aşikar olduğu dillendirilmiştir.
* Mardin E Tipi Kapalı Cezaevinde tutuklu ve hükümlülerle yukarıda izah ettiğimiz ve maruz kaldıkları kötü muamelelere karşı çıkmak için açlık grevine başladıklarını öğrendik. Tutuklu ve hükümlülerin sağlıklarından endişe etmekle birlikte, cezaevi idaresinin bir an önce kötü muameleye sebep olan uygulamaları sonlandırması gerektiğini aksi halde telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğuracağını izah ederiz.”
‘Cezaevleri hakkında gerekli yasal süreçler başlatılsın’
Cezaevleri için “İşkence ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı ya da Onur Kırıcı Muamele ya da Cezanın Önlenmesi Sözleşmesi Seçmeli Protokolü”ne uygun şekilde “bağımsız” ulusal denetim mekanizmalarının oluşturulması çağrısı yapılan açıklamada, “Ayrıca bahse konu cezaevlerinde tutuklu ve hükümlülere uygulanan kötü muameleler ve cezaevi idaresi tarafından yasaya aykırı uygulanan davranışlar hakkında etkili bir idari ve yargısal denetim sağlanması için Adalet Bakanlığı’nı ve TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonunu gerekli yasal süreci ve çalışmayı başlatmak üzere göreve davet ediyoruz. Bizler Mardin E Tipi Cezaevinde ve diğer cezaevinde kalan tutuklu ve hükümlülerin dışarıda sesleri olmaya devam edeceğiz. Bu sürecin takipçisi olduğumuzu bir kez daha deklare ederiz” ifadeleri kullanıldı.








