DTK: Efrîn’de yeni bir Halepçe yaşatılmasına izin verilmemeli 2018-03-16 11:00:18   DİYARBAKIR- DTK tarafından Halepçe katliamının 30’uncu yıldönümüne ilişkin yapılan açıklamada, Uluslararası toplumun Efrîn'de yeni bir Halepçe'nin yaşanmasına izin vermemesi gerektiğinin altı çizildi.    Halepçe katliamının 30’uncu yıldönümüne ilişkin Demokratik Toplum Kongresi (DTK) açıklama yayınladı. Yayınlanan açıklamada, Kürt halkının son yüzyıllık tarihinin, sömürgeci devletlerin Kürt halkının varlığına kasteden sayısız katliam ve jenosid uygulamalarıyla dolu bir tarih olduğuna dikkat çekildi.    Açıklama şu şekilde:    “Yüzyıllık tarih, aynı zamanda, halkımızın varlığını yaşatmak ve özgürlüğünü sağlamak için gerçekleştirdiği kahramanlıklarla dolu bir direniş tarihidir. İnsanlığın tarihine kara bir leke olarak geçen ve belleklerden asla silinmeyecek olan Halepçe katliamının üzerinden 30 yıl geçti. Kürt halkı şahsında insanlığa ve insanlığın tüm değerlerine karşı gerçekleştirilen Halepçe katliamı bir insanlık suçu olarak tarihteki yerini almıştır.   ’30 yıl geçmesine rağmen soykırım uygulamaları derinleştirilmiştir’   Saddam diktatörlüğünün her türle kimyasal ve biyolojik silahları da kullanarak gerçekleştirdiği Halepçe katliamında, beş binin üzerinde sivil ve savunmasız Kürt insanı hunharca katledildi. Aradan otuz yıl geçmiş olmasına rağmen Halepçe katliamının insanlığın yaşamındaki ve vicdanındaki yara ve tahribatlar kapanmadığı gibi, Efrîn'deki yeni soykırım uygulamalarıyla daha da derinleşmiştir.   ‘Katliamlar sürdürülmüştür’   Halepçe katliamı, sömürgeci devletlerin halkımıza karşı gerçekleştirdikleri ne ilki, ne de sonuncusudur. 20. Yüzyılın ilk çeyreğinde başlayan ve sonrasında da derinleştirilerek stratejik bir yok etme ve tarihten silme politika ve uygulamaları ile sürekli güncellenerek sürdürülmüştür. Koçgiri, Ağrı, Zilan, Genç, Dersim, Maraş, Qamışlo, Gazi, Roboski, Şengal, Sur, Cizre, Nusaybin, Silopi, Şırnak ve daha birçok Kürt ili ve ilçesinde bu yıkım ve yok etme stratejisi büyük katliamlarla sürdürülmüştür.   ‘Emperya güçler savaş suçunun müttefiki durumundadır’   Günümüzde de, Efrîn'de aynı strateji ile Kürt halkının topyekûn varlığına ve değerlerine karşı bir işgal, imha ve soykırım saldırısı başlatılmıştır. Bütün bu soykırım ve katliam politikalarını uygulayan sömürgeci devletlerin, uluslararası emperyal güçlerden güç ve destek aldığı, onların himayesinde gerçekleştirdikleri somut bir vakadır. Uluslararası emperyal güçler, dün Halepçe'de, bugün de Efrîn'de gerçekleştirilen katliamların ve işlenen savaş suçunun ortağı ve müttefiki durumundadırlar.   Bütün insanlığın tanık olduğu ve bildiği bir gerçek vardır ki, Kür halkı tüm tarihi boyunca bu soykırım uygulamaları karşısında asla geri adım atmamış ve teslimiyeti kabul etmemiştir. Bugün de Efrîn'de gerçekleştirdiği direnişi ile özgürlüğüne olan bağlılığını ve inancını en üst düzeyde yaşamaktadır. Efrîn direnişi, insanlığın yitirildiği ve kirletildiği bir dünyada, bütün insanlığın başına bela olan DAİŞ çeteleri ve onun yeni türevlerine karşı bütün insanlık adına gerçekleştirilen bir direniştir.   Bu bilinç ve inançla, Halepçe katliamını 30. Yılında bir kez daha lanetliyoruz. Efrîn'de yeni bir Halepçe'nin yaşanmaması için, halkımız başta olmak üzere bütün uluslararası toplumu, Birleşmiş Milletleri, Avrupa Birliğini ve uluslararası insan hakları kuruluşlarını Efrîn halkıyla dayanışmaya, Efrîn halkına sahip çıkmaya çağırıyoruz. Uluslararası toplum Efrîn'de yeni bir Halepçe'nin yaşanmasına izin vermemelidir.”