Üniversite gençliği mücadele hattını belirlemek için buluşuyor 2026-10-21 09:02:17   İSTANBUL - “Komün olmayan yoldaşım olamaz” anlayışıyla kampüslerde örgütlenmeyi hedeflediklerini belirten üniversite öğrencisi Aynur Bildik, üniversite gençliğini 24 Ekim’de Amed’de düzenlenecek konferansta, yeni dönemin yol haritasını birlikte çizmeye çağırdı.   Komünalist Öğrenciler öncülüğünde, 24 Ekim Cumartesi günü Amed’deki ÇandAmed Kongre Merkezi’nde “Komünleşen kampüslerle örgütlenme zamanı” şiarıyla konferans gerçekleştirilecek. Kürdistan ve Türkiye’den üniversite öğrencilerinin katılacağı konferansta, gençlerin maruz bırakıldığı özel savaş politikaları ve baskılara karşı yeni dönemin mücadele hattı, üniversitelerdeki eğitim sistemi ve kampüslerde komünleşmenin önemi gibi başlıklar ele alınacak.   Üniversite öğrencisi Aynur Bildik, konferansa dair değerlendirmelerde bulundu.   ‘Üniversite gençliği, baskılara karşı direnişin öncüsü’   Gençliğin haksızlıklara karşı duruşuna, sorgulayıcı yapısına ve tarihsel devrimci rolüne dikkat çeken Aynur Bildik, kampüs gençliğinin faşizme karşı mücadelede, Kürt dili ve kimliğinin yaşatılmasında her zaman öncü olduğunu belirtti. Hakikatin baskılandığı her yerde direncin de diyalektik olarak geliştiğini ve gençliğin sistem için her zaman doğrudan bir tehdit oluşturduğunu vurgulayan Aynur Bildik, “Gençlik, haksızlıklara karşı duruşuyla, sorgulayıcılığıyla, hızlı refleks gösterebilmesiyle ve daha birçok özelliğiyle sisteme her zaman bir tehdit oluşturmuştur. Keza üniversite gençliği de faşizme karşı mücadelede, Kürt dilinin, kimliğinin yaşatılmasında her zaman öncü bir pozisyonda konumlanmıştır. Tarihsel olarak baktığımızda da bu aslında böyle. Kürt diriliş devriminin öncülüğünü üniversiteli aydın gençliğin yapmasında, 68 kuşağında ya da dünyadaki diğer devrimci hareketlerde de üniversite gençliğinin bu öncü misyonunu görebiliyoruz. Çünkü üniversiteler her zaman politik mücadele için güçlü bir zemin oluşturuyor. Hakikatin baskılandığı yerde hakikat arayışı da güçlü bir biçimde ortaya çıkıyor. Kampüslerdeki sistem karşıtlığının bu kadar güçlü görünmesi de aslında diyalektiktir. Bir toplumun ahlaki, politik bilinci, gençlik ve kadınlar öncülüğünde gelişir. Bu noktada öğrenci gençlik, toplumun geleceğinin belirlenmesinde önemli bir faktör olarak ortaya çıkıyor. Tabii ki sistem de gençliğin bu misyonunun, potansiyelinin farkında. Bu yüzden gençlik üzerinde bu kadar özel savaş politikası yürütülüyor, gençliğe karşı baskı ve saldırılar oluyor” sözlerini kullandı.   ‘Sisteme karşı öz savunma’   Kampüslerin iktidarın denetimine sokulmak istendiğinin ve özel savaş politikalarının doğrudan genç kadınları hedef aldığının altını çizen Aynur Bildik, kadınları “makul kadın” kalıplarına hapsetmeyi amaçlayan taciz, baskı ve şiddet politikalarına karşı yanıtın öz savunma ve örgütlenme olduğunu vurguladı. Aynur Bildik şu ifadeleri kullandı: “Bu noktada bizim de öz savunmamızı kuşanmamız gerekiyor. Üniversiteler tamamen iktidarın elinde. Öğrenciler tamamen sisteme, devlete hizmet edecek bir konuma getirilmek isteniyor. Bunun için yedi yirmi dört kampüslerde faşist ideolojinin propagandası yapılıyor. Keza bu özel savaş politikaları en çok da genç kadınlar üzerinde uygulanıyor. Çünkü sistem, genç kadını makul bir kalıba sıkıştırmak, hapsetmek istiyor. Kampüslerde kadınlara karşı sürekli taciz, şiddet olayları yaşanıyor. Tüm bunlara karşı öz savunmamızı kuşanmamız, bu temelde kendimizi eğitmemiz ve örgütlememiz gerekiyor. Çünkü bu saldırılara örgütsüz bir cevap verebilmek mümkün değil.”   ‘Komün olmayan yoldaşım olamaz’   Toplumsal mücadelede komünleşmenin ve kolektif yaşamın belirleyici bir ilke olduğuna işaret eden Aynur Bildik, “Komün olmayan yoldaşım olamaz” anlayışından hareketle bulundukları her alanı örgütlemenin ve komünleştirmenin temel hedefleri olduğunu dile getirdi. Aynur Bildik, “Tıpkı bir hücrenin diğer hücrelerle bağ kurmadan yaşayamaması gibi gençliğin de örgütlülüğü olmadan yaşayabilmesi, cevap olabilmesi mümkün değil. Biz de ‘Komün olmayan yoldaşım olamaz’ belirlemesinden yola çıkarak bulunduğumuz her alanı örgütlemek, komünleştirmek istiyoruz. Amacımız bu. Bunun için güçlü bir üniversite örgütlülüğüne ihtiyacımız var. Bu yüzden ‘Komünleşen toplumlar, komünleşen kampüslerle örgütlülük zamanı’ şiarıyla üniversite gençliği olarak bir konferansa gidiyoruz” dedi.   Konferansa katılım çağrısı: Yol haritamızı birlikte çizeceğiz   Tüm üniversite gençliğini yeni dönemin yol haritasını birlikte belirlemeye çağıran Aynur Bildik, 24 Ekim’de Amed’de gerçekleştirilecek konferansa katılım ve güç verme çağrısında bulunarak sözlerini şöyle tamamladı: “Bu konferansta Türkiye ve Kürdistan’daki üniversite gençliğinin tamamı toplanacak. Yeni üniversite örgütlülüğümüzü oluşturmak adına tartışacağız, yol haritamızı çizeceğiz. Bunun için bütün üniversite öğrencilerinin katılımı, güç vermesi çok değerli. Konferansta, ‘Gençliğin, genç kadınların kampüslerde yaşadığı sorunlar nelerdir? Bunlara karşı nasıl mücadele edebiliriz? Nasıl bir örgütlenme modeli geliştirebiliriz? Gençliğin misyonu nedir? Süreçteki rolleri nelerdir?’ gibi çokça konuyu tartışacağız ve mücadele hattımızı, stratejimizi hep birlikte belirleyeceğiz. Herkesin katılımı, fikir belirtmesi ve birlikte tartışmamız çok önemli. Bu yüzden tüm üniversite gençliğini 24 Ekim’de Amed’de yapacağımız konferansımıza katılmaya, güç vermeye davet ediyoruz.”