25 kentte komün bostanı: Kadınlar kendi ekonomisini oluşturuyor 2026-08-01 09:02:11   Semra Turan- Rojda Aydın   AMED- DEM Parti Belediyeleri 25 kentte 28 "Kadın Komünü Bostanı" kurdu. Bostanlar da kolektif dayanışma ruhu ortaya çıkarken, temel hedeflerden biri bu çalışmanın büyütülerek, kadın pazarlarının oluşturulması amaçlanıyor.    Güneydoğu Anadolu Bölgesi Belediyeler Birliği (GABB) ile Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Belediyesi ortaklığıyla Kürdistan kentlerinde "Kadın Komün Bostanları" kuruluyor. DEM Partili belediyeler tarafından 2014 yılında tartışılan proje kayyımların atanmasıyla birlikte rafa kaldırıldı. 2024 yerel seçimleriyle DEM Parti belediyeleri yeniden kazanmasıyla birlikte birçok kentte "Kadın Komün Bostanları"nı hayata geçirdi.    Komün bostanlarında bölgenin özeliklerine göre üretim yapılırken, sebze meyve ve birçok ürün yetiştiriliyor. DEM Parti Belediyeleri seçildikten bugüne 25 kentte 28 "Kadın Komün Bostanı" kurdu. Toplamda 400'e yakın "Kadın Komün Bostanı"nda çalışarak, kolektif bir çalışmaya imza atıyor.    GABB Kadın Politikalar Müdürlüğü Ekonomi Birimi Sorumlusu Peri Orun, yürüttükleri projenin amacı, içeriği ve neyi hedeflediğine dair konuştu.    Neden komün bostanları?    Kapitalist erkek egemen ekonomi anlayışının kadın emeğini görünmez kıldığını söyleyen Peri Orun, "Tarım ve kentleşme politikaları maalesef erkek egemen tahakküm ilişkilerinin içerisinde iyice derinleşen, katmanlaşan bir sürece doğru eğriliyor. Bizler de Kadın Komün Bostanları ile kadını dışlayan kapitalist moderniteye karşı kadınların yeniden üretimin öznesi olabileceği alanlar yaratıyoruz" dedi.    Peri Orun, temel hedeflerinin kadınların sadece emek veren özneler değil, binlerce yıllık üretim bilgisini yaygınlaştıran, karar sahibi olduklarını göstermek olduğunu söyleyerek, "Kadın Komün Bostanları'nda bireysel mülkiyet, ya da rekabet ilişkisi yerine ortak emek, ortak karar, ortak sorumluluk ve dayanışma esas alınıyor. Bostanlarda kadın özgürlükçü, demokratik ve komünal bir ekonomi modelini hayata geçirmek istiyoruz" diye belirtti.    İlk tartışmalar 2014'te yürütüldü   "Kadın Kent Bostanları" tartışmalarının ilk olarak 2014'te Amed'de başlatıldığını hatırlatan Peri Orun, "O dönem komünal ekonomi modelini yerel yönetimlerde somut bir üretim pratiğine dönüştürmek gibi bir hedef vardı. Mevsimlik tarım sebebiyle Kürdistan'dan çok ciddi göçlerin olduğunu biliyoruz. Bu göçleri de azaltmaya yönelik daha kapsayıcı politikalar geliştirmek amacıyla Kadın Kent Bostanları'nı kurmak istiyorduk. Ancak kayyımların atanmasıyla Kadın Kent Bostanları da hedef alındı ve çalışma durduruldu" dedi.    Kadınlarla ön çalışma yapıldı   Belediyelerin tekrar kazanılmasıyla 2025 yılında mevcut deneyimleri daha da geliştirdiklerini söyleyen Peri Orun, "Bu doğrultuda Mardin ve Van'da pilot çalışmalara başladık. Burada Kadın Kent Bostanları çalışması yürüttük. Bostanlarda üreten, emek veren kadınlarla ekonomi atölyeleri düzenledik. Birlikte komünal ekonomi, demokratik komünal ekonomi, takas, kooperatifleşme süreçleri, Kadın Kent Bostanları nereye evrilebilir gibi üzerine tartışmalar yürüttük" diye belirtti.    25 kentte 28 bostan    Yürütülen tartışmalar sonucu şimdiye kadar Kürdistan'ın 25 kentinde 28 "Kadın Komün Bostanı" kurduklarının bilgisini veren Peri Orun, "Bostanlar da yaklaşık 400'e yakın kadın katılım sağlıyor. Bostanlar daha çok mahallenin içerisinde kadınların yürüyerek gelebileceği arazilerde kuruluyor. Bu çalışmalar belediyelerin kadın politikaları müdürlükleri tarafından kadınlarla birlikte mahallelerde yapılan buluşmalar neticesinde oluşuyor. Kadın Komün Bostanları sadece belirli kentler uygulamak istediğimiz bir çalışma değil. Komünal bir kadın ekonomisi modelinin kentler ölçeğinde uygulamasıdır" ifadelerini kullandı.    Toprak analizi yapılıyor   Bostanları kurarken toprağın neye elverişli olduğuna dair bölgede analizlerin de yapıldığını söyleyen Peri Orun, "Şuan da birçok bostanda domates, salatalık, biber çeşitleri, kabak çeşitleri, bamya, börülce, kavun, karpuz, mısır, soğan, sarımsak, yeşillikler,  reyhan, roka vs gibi birçok ürün ektik. Bazılarının hasatı da yapıldı" diye belirtti.    Tüm kadınlara açık   Peri Orun, Kadın Komün Bostanları'nın tüm kadınlara açık olduğunu belirterek, ancak önceliklerinin ise ekonomik durumu iyi olmayan kadınlar olduğunu söyledi. Bostanlarda kadınların kendi ihtiyacını giderebildiği, komşusuyla paylaşabildiği bir dayanışma ekonomisi geliştirmeye çalıştıklarını ve bunun büyütülmesi üzerine tartışmalarının da sürdüğünü aktardı.    Çalışma sistemini kadınlar belirliyor   Komün bostanlarında kadınların istediği saatlerde geldiklerini söyleyen Peri Orun, "Bostan sulanması, hasat, zararlı otların temizlenmesi çapa ne gerekiyorsa her şey ortak yapılıyor. Kimin sulama yapacağı, saat kaçta gelip, kaçta gidileceğini kadınların kendisi karar veriyor. Bir ürünün ekonomik değerinden çok gerçekten emeğin ve dayanışmanın değerini komün bostanlarında inşa etmeye çalışıyoruz" diye belirtti.    'Her mevsimde üretim yapmak istiyoruz'   Kadın Kent Bostanları'nda tek bir üretim sezonu ile devam etmek istemediklerini her mevsimin koşullarına uygun üretim yapma üzerine tartışmaların da olduğunu söyleyen Peri Orun, "Tek bir üretim sezonuyla ya da tek bir hasat sezonuyla bostanları sonlandırmak istemiyoruz. Bütün mevsimlere göre hangi üretimin yapılacağına dair sürdürülebilir bir komünal ekonomi modelini oluşturmak istiyoruz. Buna dair de tartışmalarımız sürüyor" bilgisini paylaştı.    Dayanışma alanı   Bostanlara kadınların ilgisinin yoğun olduğunu sözlerine ekleyen Peri Orun, "Buraya geldiklerinde nefes aldıklarını söylüyorlar. Bu alanları kendilerine ait ortak bir yaşam ve dayanışma alanı olarak görüp sahipleniyorlar. Haliyle ilgi çok büyük. Bu çalışmanın büyütülmesine yönelik de yoğun talep var" ifadelerini kullandı.    Saklanan tohum komün bostanında filizlendi   Peri Orun, bostanlarda kadın dayanışmasının yanı sıra evlerde saklanan yerel tohumların da getirilerek paylaşıldığını şöyle bir örnekle anlattı: "Viranşehir'de yıllardır evinde tohum saklayan bir kadın vardı. Kadın Komün Bostanı'nın inşa edildiğini gördüğünde merak edip burada ne yapıyorsunuz diye soruyor. Arkadaşlarımız da projeyi anlatıyor. Sohbet ettiklerinde evdeki yıllarca sakladığı tohumları getirip bostana ekmeye başlıyor.  Böylece yıllardır sakladığı tohumlar bostanda filizlenmeye ürün vermeye başlıyor. Buda dayanışma ile ürünlerin ortak paylaşıma açıldığını gösteriyor."   Tohum kütüphanesi    Komün bostanını büyütmek istediklerini söyleyen Peri Orun, şöyle devam etti: "Komün bostanlarıyla kadınların ekonomiye katılma, örgütlenme, sürdürülebilir bir kadın ekonomisi geliştirmeye yönelik hedeflerimiz var. Buralarda sezonluk değil tabi ki belediyelerin yıllık bütçe planlamalarından tutun da eylem planlarına dahil edebileceğimiz sürdürülebilir kadın ekonomisi, kadın politikası haline dönüştürmek istiyoruz. Ürünlerimizin değerlendirilmesi, tohumların korunması için de tohum kütüphaneleri oluşturmak istiyoruz.”    Kadın pazarları   “Bostanlardaki kolektif üretim süreçlerini, kazandığımız deneyimleri, kadın komün pazarlarına dönüştürmek istiyoruz” diyen Peri Orun,  “Kadınların üretimlerini aracısız bir şekilde tüketiciyle buluşturabileceği üzerine de tartışmalarımız var. Kadın komün bostanlarında üreten kadınlar, neden mahallelerinde kadının ekonomi komününü oluşturmasın? Bir kentin ekonomi politikasına kadınlar neden yerellerden yol,  yöntem gösteren olmasın. Temel hedeflerimizden bir tanesi de bu. Bu süreci de yine kadınlarla planlamak gibi bir çalışmamız var" diye konuştu.    Yarın: Komünde çalışan kadınlar anlatıyor.