Öğrencilerden Gülistan Doku için eylem 2026-04-21 12:38:31   DÊRSIM - Gülistan Doku soruşturmasına dair gelişmelere ilişkin açıklama yapan öğrenciler, “Gülistan Doku olayı bir adalet meselesi ve politik mücadeledir” dedi.   Munzur Üniversitesi öğrencileri, 5 Ocak 2020’de kaybettirilen ve katledildiği ortaya çıkan Gülistan Doku için Tunceli Adliyesi önünde açıklama gerçekleştirdi. Çok sayıda öğrencinin katıldığı açıklamada, Gülistan Doku ve şüpheli bir şekilde yaşamını yitiren Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş’in fotoğraflarının yer aldığı ve üzerinde katledilen kadınların ve çocukların isimlerinin yer aldığı pankart açıldı.   Öğrenciler adına açıklamayı okuyan Rojin İdacı, “Sıra arkadaşımız Gülistan doku 2020 yılında kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra haber alınamadı. Yapılan araştırmalar sonucunda, Gülistan Doku’nun kaybolmadan kısa bir süre önce eski erkek arkadaşı Zainal Abakarov ile bir kafenin önünde tartıştığı, cep telefonunun en son Uzunçayır Baraj Gölü üzerindeki Sarısaltuk Viyadüğü’nde sinyal verdiği belirlendi. Sonrasında dönemin valisi Tuncay Sonel tarafından kesin bir dille Gülistan’ın intihar ettiği ve bedeninin bulunarak ailesine teslim edileceğine dair sözler verildi” dedi.   ‘Bilinçli politik bir tercih’   “İlk günden beri soruyoruz her tarafı kameralarla izlenen Dêrsim’de nasıl olur da Gülistan bulunamaz?“ diye soran Rojin İdacı devamında, “Gülistan Doku’nun kayboluşuna ilişkin soruşturmada, 6 yılın ardından gerçekleştirilen gözaltı işlemleri, dosyada ilerleme sağlanması bakımından önemli bir gelişme olmakla beraber, soruşturma sürecinin bugüne kadar etkin ve özenli yürütülmediğine dair ciddi soru işaretlerini ortadan kaldırmamaktadır. Aradan geçen yıllara rağmen dosyanın sürüncemede bırakılması, delillerin karartılması, etkin bir soruşturmanın yürütülmemesi bir ihmalkârlık değil; bilinçli bir politik tercihtir. Bu tercih, kadınların yaşam hakkını korumayan, aksine onları güvencesiz bırakan bir düzenin sonucudur” ifadelerini kullandı.    ‘Kadınlar kaybolmuyor, kaybettiriliyor’   Rojin İdacı, sözlerini şöyle sürdürdü: “ Bizler biliyoruz ki; Kadınlar kaybolmuyor, kaybettiriliyor. Failler korunuyor, adalet sistematik olarak geciktiriliyor. Ve her geçen gün bu cezasızlık politikası yeni suçların önünü açıyor. Üniversiteler, sokaklar, yaşam alanlarımız bizim için güvensiz hale getiriliyor. Bir genç kadın kayboluyor ve yıllardır hiçbir yetkili gerçek bir hesap vermiyor. Buradan soruyoruz; 6 yıldır ‘intihar’ denilerek kamudaki gücünü suçluları saklamak için kullananlar emri kimden almıştır? Aradan geçen bunca zamanda delilleri karartanlar, etkili bir soruşturma sürecini engelleyerek adaletin gecikmesine neden olanlar emri kimden almıştır?”   ‘Bu karanlığı kabul etmiyoruz’   Gülistan Doku olayının bir adalet meselesi ve politik mücadele olduğunu belirten Rojin İdacı,  “Gülistan gibi akıbeti karanlıkta bırakılmaya çalışılan, başta Rojin olmak üzere tüm kadınlar için gerçek suçlular cezalandırılıp, örtbas edenler açığa çıkıncaya kadar mücadele etmeye devam edeceğiz. Buradan açıkça söylüyoruz: Gülistan Doku dosyasındaki karanlık, bu sistemin karanlığıdır. Bu karanlığı kabul etmiyoruz. Sorumlular yargılanana, gerçekler açığa çıkana kadar mücadeleyi büyüteceğiz. Bu dosyanın peşini bırakmayacağız. Çünkü bu sadece Gülistan’ın meselesi değil; bu, kadınların yaşam hakkı meselesidir” diye konuştu.    “Doku ailesi yalnız değildir”, “Gülistan Doku nerede?” , “Jin jiyan azadî” ve “Rojin’e ses ol” sloganlarıyla son bulan açıklamanın ardından kampüs içerisinde yürüyüş düzenlendi. Yürüyüş boyunca  “Gülistan Doku nerede?”, “Susma sustukça sıra sana gelecek”, “Rojin’e ses ver”, “Jin jiyan azadî”, “Katledilen kadınlar isyanımızdır”, “Kadın cinayetleri politiktir”, “Kadına kalkan eller kırılsın”, “Gülistan için adalet” sloganları atıldı.    Yürüyüşü engellemeye çalışan polise tepki gösteren öğrenciler, "Gülistan Doku nerede" diye sordu. Öğrencilerin yürüyüşü Tunceli Meslek Yüksekolu'na kadar sürdü.    Yürüyüş, sloganlar eşliğinde son buldu.