Amed’de gözaltılara tepki: Bu hukuksuzluk sürece zarar veriyor 2026-03-27 13:43:57   AMED - TUAY-DER öncülüğünde yapılan açıklamada, Newroz kutlamaları sonrası gözaltı ve tutuklamalara tepki gösterildi. Açıklamada, operasyonların hukuksuz olduğu vurgulanarak bu hukuksuzluğun sürece zarar verdiği belirtildi.   Tutuklu Aileleri ile Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (TUAY-DER) öncülüğünde, Newroz kutlamalarında gözaltına alınan ve tutuklananlar için Diyarbakır Adliyesi önünde basın açıklaması düzenledi. Açıklamaya Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) avukatları, Demokratik Birlik İnisiyatifi Eş Sözcüsü Mehmet Kamaç ile çok sayıda kişi katıldı.   ‘Bu uygulamalar sürece zarar veriyor’   İlk olarak konuşan ÖHD Amed Şube Eşbaşkanı Muhittin Muğuç, üç gündür hukuksuz yargılama ve soruşturmalarla birçok kişinin gözaltına alındığını belirterek, “Hukuki olmayan soruların nasıl sorulduğunu, sarı kırmızı ve yeşil flamaların nasıl suçlama konusu yapıldığını gördü. Amed Newroz’unda güvenlikçilerle birçok konuda uzlaşmalar yapılması ve tutanaklar tutulmasına rağmen sabahı gözaltılarla uyandık. Barış ve Demokratik Toplum Süreci içerisinden geçiyoruz. Yapılan bu hukuki olmayan uygulamaların sürece zarar veriyor” dedi.   ‘2026 Newroz’u tarihsel bir dönemeçtir’   Ardında açıklamayı okuyan TUHAY-Der Eşbaşkanı Yeter Erel Tuma ise 2026 Newrozu’nun, yalnızca bir bayram olmanın ötesinde, halkların özgürlük, dayanışma ve eşitlik taleplerini ifade ettiği tarihsel bir dönemeçtir dedi. Bu bayram hem ulusal bir değer hem de baharı müjdeleyen, ezilenlerin özgürlüğünü simgeleyen bir şenlik olduğunu ifade eden Yeter Erel Tuma, “Orta Doğu’daki tüm halkların özgürlüğü ile dayanışmayı ifade eden, siyasi ve toplumsal anlamı güçlü bir kutlamadır. Ancak ne yazık ki, bu anlamlı süreçte halkın coşkusu ve katılımı, olumsuz ve baskıcı yaklaşımlarla gölgelendirilmiştir. Gece yarıları veya sabaha karşı yapılan ev baskınları ile yüzlerce kişi gözaltına alınmış, evler talan edilmiş, eşyalar karıştırılmış ve insanlık dışı muamelelerle karşılaşılmıştır. Bu tür uygulamalar, işkenceye varan boyutlar taşımakta ve yürütülen barış ile demokratik toplum süreçlerine ciddi şekilde zarar vermektedir. Bizler, kurumlar, toplum ve aileler olarak, bu dönemde cezaevlerinin boşaltılmasını ve tüm siyasi tutsakların derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz. Uygulamaların devam etmesi, toplumun barış ve güven duygusunu zedelemek; sürece dair kaygıları derinleştirmektedir. Bu baskıcı yaklaşım, halkın sürece katkı sunmasını engelleyen bir nitelik taşımaktadır” şeklinde konuştu.   ‘Adalet tesis edilsin’   Yeter Erel Tuma devamında şunları söyledi: “Halkın ve toplumun tüm kesimlerini temsil eden kurumlar olarak, bu olumsuz uygulamalara karşı güçlü bir tepki gösterilmesi gerektiğine inanıyoruz. Sürecin sağlıklı bir şekilde ilerleyebilmesi için yetkililerin derhal somut adımlar atması ve hukukun evrensel ilkeleri çerçevesinde tüm siyasi tutsakların serbest bırakılması gerekmektedir. Bu tür uygulamalar ne Türk toplumuna ne de Kürt toplumuna olumlu bir katkı sunacaktır. Halkların birlikte barış içinde yaşama iradesini güçlendirecek adımlar atılmadıkça, toplumda kaygı ve güvensizlik artmaya devam edecektir. Toplumsal barışın, halkların özgürlüğünün ve ailelerin güven duygusunun korunması için; baskıcı uygulamalara son verilmesini, özellikle tutuklanan gençlerin derhal serbest bırakılmasını ve adaletin tesis edilmesini bir kez daha güçlü bir şekilde talep ediyoruz.”   ‘Kürt halkı yüzyıllardır boyun eğmedi ve eğmez’   Son olarak konuşan Demokratik Birlik İnisiyatifi Eş Sözcüsü Mehmet Kamaç, Ortadoğu’nun ateş çemberi içerisinde olduğunu kaydederek, “Bugün bu ülkede huzur varsa bu bir yıl önce başlayan Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nden dolayı. Zavallı aklın saldırıları sürüyor, ama Kürt halkının mücadelesi devam ediyor. Günlerdir gözaltı furyaları hukuksuz gerekçelerle devam ediyor. Yüzyıllardır boyun eğmeyen bu halk, bu gözaltılara da boyun eğmez. Sizin bu hukuksuzluğun Barış ve Toplum Süreci’ne zarar veriyor. Bu halkın sürece olan inancına zarar veriyor. Dolayısıyla gözaltına alınan ve tutuklananlar derhal serbest bırakın. Bundan kaynaklı bu saldırılara karşı mücadelemiz devam edecek” diye belirtti.   Açıklama, “Bijî Berxwedana Zindanan” sloganıyla son buldu.