Komplo boşa çıkarıldı: Ortadoğu'da Sayın Öcalan'ın paradigması hayat buluyor 2026-02-15 09:02:31   Evin Çiftçi    RIHA - Uluslararası komploya dair konuşan DEM Parti Riha İl Eşbaşkanı Ayşe Sürücü, "Sayın Abdullah Öcalan tutuklandığı dakikadan bugüne büyük bir irade ile komploya karşı mücadele edip, boşa çıkartı" diyerek, yok edilmek istenilen paradigmasının bugün Ortadoğu'da hayat bulduğunu söyledi.    Hegemonik güçlerin ortaklığıyla Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik uluslararası komplonun ilk adımı 9 Ekim 1998 tarihinde atıldı. Komplonun ikinci aşaması ise 15 Şubat 1999’da Abdullah Öcalan’ın Kenya’dan kaçırılarak Türkiye’ye getirilmesiyle gerçekleşti. O tarihten bu yana İmralı Yüksek Güvenlikli F Tipi Cezaevi’nde tecrit koşulları altında tutulan Kürt Halk Önderi, 27 Şubat’ta yaptığı “Barış ve Demokratik Toplum” çağrısıyla Ortadoğu’da yeni bir tarihsel dönemin kapısını araladı. Bu çağrıyla birlikte İmralı’daki tecrit koşullarının kısmen hafiflese de tecrit devam ediyor. Ancak Kürt Halk Önderi’nin halen tecrit altında tutulması, devlete yönelik güvensizliği de beraberinde getiriyor.   Ortadoğu'da Abdullah Öcalan paradigması      Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Riha İl Eşbaşkanı Ayşe Sürücü uluslararası komploya dair konuştu. Uluslararası komployla Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan şahsında Kürt halkının hedef alındığını söyleyen Ayşe Sürücü, "Komplo Türkiye, Amerika ve İsrail'inde içinde bulunduğu hegemonik ve kapitalist güçler tarafından hayata geçirildi. Bu güçlerin amacı Ortadoğu'ya şekil vermekti. Amaç, Sayın Öcalan’ın paradigmasının önüne geçmekti. Sayın Abdullah Öcalan'ın felsefesi ve paradigması Ortadoğu halkları için yeni bir yol haritasıydı. Demokratik ve orta bir yaşamın paradigmasıdır. Komployla birlikte Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ve Kürt Halkı tasfiye edilmek istendi. Kasr-i Şirin antlaşmalarından tutun, Sykes-Picot ve Lozan antlaşmalarının hepsi Kürtlerin yok sayılması üzerineydi. Ancak PKK'nin çıkışıyla yüzyıllardır varlığı yok sayılan Kürt halkı bugün bütün dünya tarafından kabul görülüyor" dedi.    ‘Abdullah Öcalan komployu bir kez daha boşa çıkarttı’   Rojava'ya yapılan saldırıların 15 Şubat komplosunun devamı olduğunu söyleyen Ayşe Sürücü, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın bir kez daha bu komploları boşa çıkarttığını söyledi. Ayşe Sürücü, şöyle devam etti: "15 Şubat'ta Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan Türkiye'ye teslim edilip hapsedilirken, bu komploya ortak olan güçler, Sayın Öcalan'ın zayıf bir irade ile Kürtlükten bastırabileceğini düşünüyordu. Ancak Sayın Öcalan tutulduğu dakikadan bugüne yani 27 yıldır büyük bir irade ile bu komployu boşa çıkartıp buna karşı mücadele etti. Sayın Öcalan demokratik çok dilli ve kültürlü bir cumhuriyeti esas alıyor. Sayın Öcalan'ın paradigması Ortadoğu halkları için yeni bir yol haritasını gösteriyor. Sayın Öcalan'ın paradigması ile bugün Rojava'da bir model oluştu. 2014'de barbar İŞİD'e karşı yürütülen savaş, Kürt kadınları öncülüğünde kazanıldı.   ‘Paradigma katliamların önüne geçti’   6 Ocak'ta Şexmeqssut ve Eşrefiye'de başlayan saldırılar Rojava'nın bütününü sardı. Bugün Kobanê hala abluka altında. Bununda uluslararası bir komplo olduğunu söyleyebiliriz. 9 Ekim ve 15 şubat komplosu kendini bugüne getirdi. Bu sürece baktığımızda, Sayın Öcalan komployu tekrardan boşa çıkardı.  Sayın Öcalan paradigması ile katliamların önünde durdu. Sayın Abdullah Öcalan'ın felsefesi Ortadoğu halkları için çok önemli.”   'Abdullah Öcalan özgür olmalı'   Abdullah Öcalan'ın özgürlüğü için sonuna kadar mücadele edeceklerini söyleyen Ayşe Sürücü, "27 Şubat 2025 'Barış ve Demokratik Toplum' çağrısı neredeyse 1 yılını dolduracak. Sayın Öcalan'ın çağrısı ile PKK kendini feshetti ve silah imha töreni gerçekleştirdi. Kürt halkı için kıymetli bir yıl oldu. Halklar arasında çözüm umudu giderek arttı. Başlangıçtan bu yana halkta devlete güvensizlik olduğunu gördük. Sayın Öcalan'a olan inanç devlete yok. Bu süreçte Devletten yeterli adımları göremedik. Milli Dayanışma ve Kardeşlik komisyonu sürece ve bize cevap olamadı. En önemlisi Sayın Öcalan üzerindeki tecrit hala kaldırılmadı. Görüşmeler var ancak Sayın Öcalan'ın koşulları hala değişmiş değil. Şu an barışın savaşını veriyoruz. Sonuna kadar da bu sürece sahip çıkacağız. Demokratik entegrasyonun yasaları yapılmalı. Söylediğimiz her şeyin olabilmesi için Sayın Öcalan'ın özgür olması gerekir. Sayın Öcalan'ın özgürlüğü için sonuna kadar direneceğiz” diye konuştu.