Nejla Demir: Daha fazla ertelenmeden sürecin hukuki güvencesi sağlansın 2026-04-22 18:21:19   ANKARA - Meclis Genel Kurulu'nda konuşan DEM Parti Agirî Milletvekili Necla Demir, "Kürt sorununun demokratik yollarla çözümü artık ertelenemez. Tüm illerden binlerce kadın bir ağızdan şunu söyledi: 'Sayın Abdullah Öcalan özgür koşullarda çalışabilmeli. Siyasi statüsü ve fiziki özgürlüğü sağlanmalı. Daha fazla ertelenmeden sürecin hukuki güvencesi sağlansın, somut adımlar atılsın'" dedi.    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Agirî Milletvekili Necla Demir, Meclis Genel Kurulu 85'inci birleşiminde güncel gelişmelere dair konuştu. Necla Demir, Kürt Halk Önderi Abullah Öcalan'ın fiziki özgürlünün önemine dikkat çekti.   Türkiye'de krizin sadece ekonomi ile açıklanamadığını ve çoklu krizlerin yaşandığını ifade eden Necla Demir, "Sokakta, evde, okulda, adliyede her gün yeniden üretilen bir çürüme ile karşı karşıyayız ve bu çürüme kendiliğinden ortaya çıkmadı. Bu çürüme Kürt sorununun yıllardır çözümsüz bırakılmasıyla doğrudan ilgili ve ilişkilidir. Bu çözümsüzlük tüm toplumu kuşatan ağır bir krize dönüştü. İnsanlığın en temel değerleri aşındı. Her gün canlarımızın yitirilmesi normalleşti. Tacizler normalleşti, din tacirliği normalleşti, kadın katliamları normalleşti. Hırsızlar utanmaz oldu tacizciler korundu ve koltuklarında oturmaya devam etti. Peki bu ülkeyi bu noktaya getiren irade kimdir? Bu karanlık tablonun sorumluluğu kimlerdedir? Sayın Abdullah Öcalan'ın yıllardır altını çizip uyardığı devlet içindeki norm dışı yapılar gerçeği gerçekten bu ülkeye ne kazandırdı?" dedi.   'Norm dışı yapıların Türkiye'de birçok krize imza attı'   Norm dışı yapıların Türkiye'de birçok krize imza attığını belirten Necla Demir, "15 Temmuz darbe girişimi bu norm dışı yapıların bir ürünü değil miydi? Sonucu ne oldu? 2013'te başlayan çözüm süreci neden bitti? Bu norm dışı yapının darbe mekaniği o süreci ortadan kaldırmadı mı? Yine en kritik soru; çatışmalar yeniden başladığında kaybeden halk olurken kimlerin ne kazandığı neden bugüne kadar sorgulanmadı ve hala sorgulanmıyor? Değerli milletvekilleri bugün susurluğu da aşan karanlık ilişkiler ağıyla karşı karşıyayız. Bu bir tesadüf mü? Yoksa aynı norm dışı anlayış ve yapıların sonucu mu? Gülistan Doku dosyasında ortaya çıkanlar neyi gösteriyor? Bir kadının kaybını mı sadece gösteriyor? Yoksa hakikatin nasıl örtüldüğünü, devlet içindeki karanlık mekanizmaların nasıl çalıştığını mı? Hepimiz biliyoruz ki; bu düzen en çok kadınları hedef aldı. Bu yüzden yıllardır Kürt kadın hareketi özel savaş politikaları yürütülüyor demiyor muydu" diye belirtti.   'Süreç uzadıkça karanlık odaklar devreye girer'   "Gerçekler ortada. Baskıyla, gözaltıyla, sürgünle bu halkın, kadınların demokratik talepleri bastırılabildi mi? Hayır" diyen Necla Demir, şöyle devam etti: "3 gün önce kadınlar tek tekrardan yollara düştü. Diyarbakır'dan, Van'dan, Ağrı'dan, Mardin'den, İç Anadolu'dan, Ege'den, Çukurova'dan yüzlerce kadın, 75 yaşındaki anneler onlarca saat süren kararlı bir iradeyle o yolları aşıp gemliğe yürüdüler. Yüzlerce kadın hep bir ağızdan bu sürecin muhatabı Sayın Abdullah Öcalan'dır diye haykırdı. Çünkü artık herkes bunu çok iyi biliyor. Kürt sorunun demokratik yollarla çözümü artık ertelenemez. Tüm illerden binlerce kadın bir ağızdan şunu söyledi: 'Sayın Abdullah Öcalan özgür koşullarda çalışabilmeli. Siyasi statüsü ve fiziki özgürlüğü sağlanmalı.' Yine kadınlar 'daha fazla ertelenmeden sürecin hukuki güvencesi sağlansın, somut adımlar atılsın' dediler. Çünkü en çok biz kadınlar biliyoruz ki; süreç uzadıkça provokasyonlar artar. Karanlık odaklar devreye gider."   'Bu fırsatı yanlış hamlelerle, yanlış kararlara heba edemeyiz'   Kadınların milletvekillerine sorulmasını istediği soruları aktaran Necla Demir, "Kadınlar, geçmişten bugüne 50 yıllık savaş kime ne kazandırdı? Türkiye güçlendi mi? Yoksa Türkiye zayıfladı mı? Aynı hata tekrar ederse ne olacak? Uçuruma doğru sürüklenmeyecek miyiz? O sebeple 27 Şubat 2025'te yapılan Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı herkes için bir fırsattır. Bu fırsatı yanlış hamlelerle, yanlış kararlara heba edemeyiz. Gemlik'te bir araya gelen yüzlerce kadın adına soruyorum. Bunca Deneyime rağmen neden bu tarihi fırsatı değerlendirmekte bu kadar çekimser kalıyorsunuz? Şimdi bu tarihsel sorumluluğu alacak mısınız? Yoksa bir kez daha bu fırsatı karanlığa mı bırakacaksınız" diye konuştu.