Avrupa Konseyi önünden çağrı: Sayın Öcalan özgür olmalı

  • 16:37 9 Haziran 2026
  • Güncel
HABER MERKEZİ - Abdullah Öcalan’a Özgürlük Kürt Sorununa Demokratik Çözüm İnisiyatifi içerisinde yer alan Kürdistanlı siyasetçiler, Avrupa Konseyi önünde yaptığı açıklamada, “Abdullah Öcalan’ın devam eden süreçte rolünü özgürce yerine getirebilmesi ve nihayetinde cezaevinden serbest bırakılabilmesi için gerekli koşullar oluşturulmalıdır” denildi.  
 
Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin 9-11 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilen toplantısı kapsamında, “Abdullah Öcalan’a Özgürlük Kürt Sorununa Demokratik Çözüm İnisiyatifi" içerisinde yer alan Kürdistanlı siyasetçiler, Avrupa Konseyi önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamayı Kürt siyasetçi Hişyar Özsoy yaptı.  Açıklamada, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan için “umut hakkı”nın tanınması gerektiği vurgulandı.  Avrupa kurumlarına da sorumluluklarını yerine getirme çağrısı yapılan açıklamada, “Bugün burada, barış için Abdullah Öcalan’ın oynadığı kilit rolü tanımak ve Kürt sorununun siyasal çözümü yoluyla kalıcı bir barışın sağlanabilmesi için Abdullah Öcalan’ın özgür olması gerektiğini vurgulamak üzere bulunuyoruz” dedi.
 
Karar hatırlatıldı 
 
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Abdullah Öcalan’ın davasına ilişkin verdiği kararın üzerinden 12 yıl geçtiği hatırlatılan açıklamada, “Bu kararda, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının işkence yasağına aykırı olduğu ve Türkiye’nin Öcalan ile aynı koşullarda tutulan diğer tüm mahpuslara “umut hakkı” tanıması gerektiği hükme bağlanmıştı. Ancak geçen 12 yıl boyunca hiçbir değişiklik yapılmadı. Eylül 2025’te Bakanlar Komitesi, Türkiye’ye “umut hakkını” nasıl uygulayacağını ortaya koyan bir Eylem Planı sunması için Haziran 2026 sonuna kadar süre verdi.
 
Zaman kritik önemde
 
Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Zaman kritik önemdedir ve harekete geçilmesi gerekmektedir. Hareketsizlik, onlarca yılın en önemli barış ve demokrasi fırsatının kaçırılması riskini taşımaktadır. Abdullah Öcalan’ın davasında ‘umut hakkı’nın tanınması, ağır tecrit rejiminin sona erdirilmesi ve Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılmasına yönelik hukuki bir zeminin oluşturulması açısından önemli bir ilk adım olacaktır. Bu yalnızca Abdullah Öcalan’ın davasını etkilemekle kalmayacak, aynı zamanda aynı hukuki çerçeve altında tutulan binlerce mahpus açısından da demokratikleşme ve hukuk devletinin güçlendirilmesi yönünde daha geniş kapsamlı bir adımı temsil edecektir. Çatışmaların ve savaşların hızla yayıldığı bir dünyada Abdullah Öcalan, barışın sesidir. 1993’ten bu yana birçok kez ve en son 2025 yılında yaptığı ‘Barış ve Demokratik Toplum’ çağrısından itibaren Abdullah Öcalan, Kürt sorununun siyasal çözümünü hedefleyerek sürekli olarak barış için çalışmıştır. Dünyanın dört bir yanındaki milyonlarca Kürt onu kendi liderleri ve meşru temsilcileri olarak görmekte; siyasi yelpazenin farklı kesimlerinden birçok isim de mevcut süreçteki temel müzakereci rolünü kabul etmektedir.
 
Fiziki özgürlük çözüm getirilecek 
 
Bugün ise 82 Nobel Ödülü sahibi bu çağrıya katılarak, umut hakkının tanınmasını ve Abdullah Öcalan’ın barışın sesi ve uygulayıcısı olarak, ayrıca Kürt  sorununun çözümünde merkezi bir aktör olarak rolünün kabul edilmesini talep eden bir mektup gönderdi. Bugün, Kürt toplumunun ve Türkiye’de yaşayan tüm halkların geleceğinin belirlenmekte olduğu kritik bir dönüm noktasında bulunuyoruz. Türkiye’nin bölgedeki rolü ve Kürt topluluklarının İran, Irak ve Suriye’ye uzanan sınır aşan niteliği göz önüne alındığında, bu sürecin sonucu daha geniş Orta Doğu açısından da önemli sonuçlar doğuracaktır. Önümüzdeki yollardan biri bölgesel istikrara, demokratik öz yönetime ve barış içinde bir arada yaşamaya işaret ederken; diğeri bölgesel çatışmaların ve şiddet yanlısı aşırılığın tırmanmasına, etkileri Orta Doğu’nun çok ötesine uzanacak sonuçlara işaret etmektedir. Bu bağlamda, Abdullah Öcalan’ın devam eden süreçte rolünü özgürce yerine getirebilmesi ve nihayetinde cezaevinden serbest bırakılabilmesi için gerekli koşullar oluşturulmalıdır.”
 
Talepler 
 
“*Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 2014 tarihli kararının derhal uygulanması ve 'umut hakkının' tanınması.
 
Bakanlar Komitesi’nin Türkiye üzerindeki denetimini ve siyasi baskısını güçlendirmesi; gerekli görülmesi halinde ihlal prosedürlerinin işletilmesi.
 
Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılması ve barış sürecine tam katılımının sağlanması.”
 
Hukuk ilkelerine aykırı 
 
Siyasetçi Dilan Dirayet Taşdemir ise AİHM’nin Abdullah Öcalan hakkında aldığı kararı hatırlatarak, bu kararın derhal uygulanması gerektiğini kaydetti. “İnsan hakları mahkemelerinin kararları yalnızca demokrasiyle ilgili değildir; aynı zamanda uygulanmaları da gerekir” diyen Dilan Dirayet Taşdemir, AİHM’in Abdullah Öcalan üzerindeki tecrit ve izolasyonun insan haklarına ve hukuk ilkelerine aykırı olduğunu ortaya koyduğunu belirtti. 
 
Tarihi adım 
 
27 yıllık tecrit ve esarete son verilmesi gerektiğinin altını çizen Dilan  Dirayet Taşdemir, “Biz hem AİHM hem de AK Bakanlar Komitesi tarafından alınan bu kararların hayata geçirilmesini ve diyalog ile siyasi çözüm koşullarının oluşturulmasını istiyoruz” dedi. Umut hakkının yalnızca bir kişinin özgürlüğüne indirgenmeyeceğini vurgulayan Dilan Dirayet Taşdemir, “Biz sürecin ilerlemesini, barışın gelişmesini ve demokrasinin güçlenmesini istiyoruz. Bu sürecin başarıya ulaşmasının temel koşulu Abdullah Öcalan’ın özgürlüğüdür. Bu anlamda AK Bakanlar Komitesi’nin umut hakkının hayata geçirilmesine dönük alacağı bir karar bu sürecin başarısı için atışmış tarihi bir adım olacaktır" dedi.
 
Sürecin başarısı sayın Öcalan’ın özgürlüğüne bağlı
 
Siyasetçi Musa Farısoğulları ise üzerinden geçen sürece rağmen AİHM kararlarının hala uygulanmamasının asla kabul edilecek bir durum olmadığını kaydetti. Kürt halkının 4 parça Kürdistan’da olduğu gibi Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü talep etmekten geri durmadığının altını çizen Musa Farısoğulları, başta AK Bakanlar Komitesi olmak üzere uluslar tüm kurumları umut hakkının hayata geçirilmesi noktasında harekete geçmesi gerektiğini kaydetti.
 
Abdullah Öcalan’ın öncülüğünde yürütülen Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ne de değinen Musa Farısoğulları, “Biz Kürtler bu sürecin arkasındayız ve sürecin başarısı için mücadele etmeye devam ediyoruz. Ama herkes iyi bilmeli ki bu sürecin başarısı Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünden geçiyor” dedi.
 
Miting düzenlenecek 
 
Öte yandan, AK Bakanlar Komitesi’nin Abdullah Öcalan için umut hakkını derhal tanıması ve uygulanmasını sağlamak amacıyla, yarın KCDK-E öncülüğünde Avrupa’da yaşayan Kürdistanlılar ve dostları tarafından Avrupa Konseyi önünde yürüyüş ve miting düzenlenecek.