DEM Parti’den Otizm Günü açıklaması

  • 11:33 2 Nisan 2026
  • Güncel
ANKARA - DEM Parti Engelliler Komisyonu, otistik bireylerin yaşamın her alanında ayrımcılığa maruz kaldıklarını belirterek, "Otistik bireyler için alternatif ve destekleyici iletişim yöntemleri eşit yurttaşlıklarının temel unsurlarındandır" dedi. 
 
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Engelliler Komisyonu, 2 Nisan Otizm Günü kapsamında otistik bireylerin yaşadıkları sorunlara ilişkin yazılı açıklama yaptı. Eğitimden sağlığa, kent yaşamından sosyal politikalara kadar pek çok alanda otistikler ve tüm engellilerin parçalı ve dışlayıcı bir sistemin içinde var olmaya zorlandıkları belirtilen açıklamada, "Otistikler için değişmeyen tek şey hiçbir şeyin değişmemesidir" denildi.
 
Kağıt üzerinde kalıyor
 
Otistik bireyler ve engellilerin eğitim hakkının kâğıt üzerinde kaldığına dikkat çekilen açıklamada, "Bu konuda kapsayıcılık söylemde var olurken, pratikte ayrıştırma sürmektedir. Yetersiz öğretmen istihdamı, kalabalık sınıflar, bireysel farklılıkları gözetmeyen müfredatlar ve piyasa odaklı hizmet anlayışı var olan eşitsizlikleri derinleştirmektedir. Otizmi bir 'bozukluk' olarak tanımlayan anlayışın kendisi ayrımcılığın en görünür biçimlerinden birisidir. Çünkü bu dil; farklılığı değil, norm dışı olanı sorun olarak gören, insanı tek tipe indirgeyen bir bakış açısını hergün yeniden üretir. Oysa otizm bir eksiklik değil insanlığın nöro-çeşitliliğinin doğal bir parçasıdır. Sorun, otistikler ve otistik tavır değildir; onları dışlayan, bastıran ve dönüştürmeye çalışan toplumsal, siyasal ve kurumsal yapılardır" ifadelerine yer verildi.
 
Eğitimden kent planlamasına evrensel tasarım ihtiyacı
 
İhtiyaç duyulan yaklaşımın otistiklerin özerkliğini, özgünlüğünü ve toplumsal katılımını esas alan kamusal politikaların hayata geçirilmesi olduğuna işaret edilen açıklamada devamla şunlara yer verildi: "Bu kapsamda eğitim sisteminden kent planlamasına kadar her alanda evrensel tasarım ilkeleri benimsenmeli; fiziksel, dijital, duyusal ve iletişimsel erişilebilirlik bir bütün olarak ele alınmalıdır. Otistikler adına konuşma, karar alma ve politika üretme hakkı doğrudan otistiklerin ve ailelerinindir. Bu irade yok sayıldığında ortaya çıkan her politika eksik, yanlı, yanlış ve ayrımcı olmaya mahkûmdur. Gerçek dönüşüm, öznelerin söz ve karar sahibi olduğu demokratik süreçlerle mümkün olacaktır.
 
Zihniyet değişimi vurgusu
 
Bizler için, 2 Nisan Otizm Günü farklı olanı toplumdan uzaklaştıran, görünmez kılan anlayışa karşı bir itiraz günüdür. Ayrı kurumlar yerine birlikte yaşamı, dışlama yerine kapsayıcılığı, merhamet yerine adaleti savunuyoruz. Unutulmamalıdır ki erişilebilir olmayan kentler, krizler, yoksulluk ve şiddet ortamları en çok otistikleri ve engellileri etkilemektedir. Bu nedenle afet ve kriz politikaları dahil tüm politikalar nöro-çeşitliliği gözeten bir perspektifle yeniden inşa edilmelidir. Toplumsal dönüşüm yalnızca fiziksel düzenlemelerle değil, zihniyet değişimiyle mümkündür. Önyargıların, kalıpların ve tek tipçi normların yerine kabulü, anlamayı ve çoğulluğu koymak zorundayız. Her bireyin kendini ifade etme hakkı vardır ve iletişim yalnızca sözle sınırlı değildir. Otistikler için alternatif ve destekleyici iletişim yöntemleri eşit yurttaşlıklarının temel unsurlarındandır.
 
Açık çağrı
 
Bugün çağrımız açıktır; yardım değil hak, merhamet değil adalet, uyum değil kabul istiyoruz. Farklılıklarımız bir tehdit değil insanlığın zenginliğidir. Otistiklerin özgürleşmesi demokratik, eşitlikçi ve barışçıl bir toplum mücadelesinin ayrılmaz bir parçasıdır."