Ekin Yaşam ve Dayanışma Merkezi’ne 'mülki amir' engeli
- 09:03 18 Şubat 2026
- Güncel
Rozerin Gültekin
WAN - Mûş ve Elbak belediyelerinde kadına yönelik çalışmalar hayata geçirilirken, Mûş’ta açılması planlanan Ekin Yaşam ve Kadın Dayanışma Merkezi ise mülki amirlik tarafından “Terör yandaşlarını sevindirici bir eyleme izin vermeyeceğiz” denilerek engelleniyor.
Kürdistan kentlerinde yürütülen kadın çalışmalarına karşı kayyım eliyle ya da erkek egemen anlayışla gerçekleştirilen saldırılarla kadın kazanımları, kurumları hedef alındı. Belediyelerin bu saldırıları gerçekleştiren kayyım yönetiminden Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) geçmesiyle kadın özgürlükçü yönetim anlayışı hayata geçirildi. Mûş Belediyesi yıllarca AKP tarafından yönetilerek kadın çalışmaları gerçekleştirilmezken Elbak (Başkale) Belediyesi’nde ise kayyım yönetiminden dolayı yıllarca kadına yönelik çalışma gerçekleştirilmedi. Her iki belediyede seçimden bu yana geçen süre zarfından kadına yönelik çeşitli çalışmalar, kurumlar hayata geçirdi. Mûş Belediyesi Eşbaşkanı Tuba Sayılğan ve Elbak Kadın Politikaları Müdürü Sezgin Sadak, gerçekleştirdikleri çalışmalara dair konuştu.
‘Amacımız kadının varlığının görünür kılınması’
Yıllarca AKP’nin elinde olan Mûş Belediyesinde kadınlara yönelik politikaların uygulanmadığını hatırlatan Mûş Belediyesi Eşbaşkanı Tuba Sayılğan, belediyenin DEM Parti’ye geçmesinin ardından kadın odaklı birçok çalışma gerçekleştirdiğini söyledi. Tuba Sayılğan, “Belediyede bizden önce kadın çalışanların ön planda olmadığını, yetkili alanlarda kadınların yer almadığını ve kadınların arka planda bırakıldığını gördük. DEM Parti olarak ilk yaptığımız şeylerden bir tanesi Kadın Müdürlüğü Politikasını kurmak oldu. Kadın Müdürlüğü Politikası kapsamında Muş Barosu ile birlikte kadına yönelik şiddete karşı destek sunmaya dair ortak bir protokol imzaladık. Kadın dinlenme merkezi açtık. Birkaç mahallede taziye, kadın toplantıları ve komün için kullanılabilecek merkezler inşa ettik. Belediye olarak kadın meclisimizi ilan ettik ve kentte nasıl bir faaliyet yürüteceğimize dair her ay düzenli olarak kadınlarla toplantılar gerçekleştiriyoruz. Bizim amacımız Muş’ta kadının sesinin duyulması ve kadının emeğinin, varlığının görünür kılınmasıdır. Erkek feodal zihniyet, toplumun her alanında kendini gösteriyor ve bunun etkisini kadınlar üzerinde görebiliyoruz. Biz kadınlar olarak her alanda birlik içerisinde olup kendimizi ve çevremizdeki kadınları bilinçlendirerek bu zihniyeti kökten değiştirmemiz gerekiyor. Kenti feodal bir yapıdan çıkarıp kadınların da özgür ve eşit yaşayabileceği bir hale getirebiliriz. Bu yüzden kadınların birlik ve örgütlülüğüne ihtiyacımız var. Çoğu zaman kadınlar, ‘Sorunumuzu çözemezseniz bile buraya gelip bizi dinlediniz, bu bizim için büyük bir kazanım’ diyor. Amacımız kadın mücadelesini büyütmek ve kadın çalışmalarımıza yönelik kurumlarımızı çoğaltmaktır” dedi.
Dayanışma merkezi açılışı mülki amirin keyfi kararıyla engelleniyor
Muş’ta açmak istedikleri Ekin Yaşam ve Dayanışma Merkezi’nin mülki amirliği tarafından, “Terör yandaşlarını sevindirici bir eyleme izin vermeyeceğiz” şeklindeki ifadelerle engellendiğini söyleyen Tuba Sayılğan, “Daha çok kadına dokunmak amacıyla kadın dayanışma merkezi kurmayı amaçladık ancak mülki amirliği eril erkek zihniyetini bir kez daha ortaya koydu. Oy birliği ile aldığımız karar, mülki amirliği tarafından reddedildiği için Ekin Yaşam ve Kadın Dayanışma Merkezi’ni açamıyoruz. Karara karşı, ‘Terör yandaşlarını sevindirici bir eyleme izin vermeyeceğiz’ şeklinde yazılar gönderildi. Engellemelere karşı asla pes etmeyeceğiz. Gerekli hukuki işlemleri başlatacağız. Bizim açacağımız dayanışma merkezi, şiddete uğrayan kadının psikolojik destek görmesi ya da ekonomik zorluk yaşayan kadının kendine bir yol, yöntem bulması açısından önemli. Ancak bu durum erkek egemen iktidarı tehdit eden bir nokta olarak görülüyor. Bunu Rojava’da da gördük. Kadın öncülüğünde gerçekleşen bir devrim, uluslararası komployla yok edilmek için hedef alındı. Ancak orada kadın mücadelesiyle birlikte demokratik yaşam inşası devam ediyor” diye belirtti.
Kadınlar için sosyal, ekonomik ve bilinçlendirme çalışmaları
Elbak’ta da kadın odaklı politikaları yaşama geçirdiklerini dile getiren Elbak Kadın Politikaları Müdürü Sezgin Sadak, kadınların ekonomik ve sosyal alana katılımı açısından çeşitli çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Sezgin Sadak, “Başkale Belediyesi’nin geçmiş dönemde kadınlara özgü açtığı kadın emek pazarı vardı; kadınların ürettiği el emeklerini alıcılarla buluşturuyordu. Kayyımın gelmesiyle birlikte açtığımız kadın pazarı erkek mekânına dönüşmeye başladı. Kadın çalışanlara yönelik mobbing uygulamaları ve kadına dair çalışmaların kayyım tarafından durdurulması bizim için büyük bir yıkım oldu. Şu an tekrar enkazın üstüne bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Kadına yönelik şiddetin temel nedenlerinden birinin ekonomik bağımlılık olduğunu bildiğimiz için ekonomik özgürlük sağlayabileceğimiz çalışmalar yapıyoruz. Kadına yönelik şiddet alanında sahada çalışmalarımız var. Bunun yanı sıra kadınları toplumsal alanlarda daha çok güçlendirmek adına ekonomik ve eğitim faaliyetlerimiz devam ediyor. Yün-iplik atölyesi kuruyoruz. Kadınların özgür yaşama yeniden müdahil olması için çalışmalarımızı yürütüyoruz. Yöresel kıyafetlerin dikimi için bir atölye kurduk. Jineoloji ve eğitim atölyesi oluşturduk. Kürt dili ve edebiyatı kurslarımız var. Kürdoloji eğitimi gerçekleştiriyoruz” şeklinde konuştu.
‘Amacımız kadın dayanışmasını büyütmek’
Gerçekleştirdikleri çalışmalarda kadınlardan olumlu dönüşler aldıklarını aktaran Sezgin Sadak, “Kadınlara yönelik iki çalışma sahamız var; bir tanesi emek alanında, diğeri ise akademik alanda yürütülüyor. Kırsaldan merkeze ve hastaneye gelen kadınların gün içinde konakladığı, yemek yiyip çay içebildiği bir kadın dinlenme tesisi yaptık. Dinlenme tesisi, kadınların bir araya geldiği; sohbet ve eğitimlerin düzenlendiği bir saha haline geldi. Bütün amacımız kadın dayanışmasını sağlamak ve cins bilinci oluşturmak. Kadın birlikteliğinin neleri yapabileceğini göstermeye çalışıyoruz. Başkale feodal yapının güçlü olduğu bir bölge; burada yürütülen çalışmalar, ilçede yaşayan kadınlar açısından bir nefes sahası haline geliyor. Özellikle okul saatlerinde kadınlara yönelik çalışmalar gerçekleştiriyoruz ki kadınlar üzerlerine yüklenen sorumluluklardan biraz da olsa çıkabilsin. Başkale’de hemen hemen bütün kadınlara ulaşıyoruz. Kapısını çalmadığımız, evine gitmediğimiz ve bizden haberdar olmayan hiçbir kadın kalmadı. Sadece ilçe merkeziyle sınırlı kalmıyoruz; bütün köylere gidip kadınlarla bizzat ilgileniyoruz” diye aktardı.







