Kürt Kadınlar Birliği’nden BM’ye Rojava çağrısı

  • 14:07 25 Ocak 2026
  • Güncel
HABER MERKEZİ - Kürt Kadınlar Birliği Platformu, Rojava’ya yönelik saldırılara karşı Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği ile uluslararası kurumlara hitaben yayımladığı mektupta, Kürt meselesinin çözümü için siyasi süreçlere dâhil edilmesi ve sivillerin korunması çağrısı yaptı. 
 
Kürt Kadınlar Birliği Platformu,  HTŞ ve Türkiye destekli çetelerin Rojava’ya dönük saldırılarına karşı Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği, insan hakları ve uluslararası kurumlara hitaben bir mektup yayınladı. 
 
Chance.org’da yayınlanan mektupta şu ifadeler yer aldı: 
 
“Bugün sizlere, Birleşmiş Milletler’in üzerine kurulduğu değerler adına ve uluslararası hukuk ile insan hakları sözleşmeleri çerçevesinde halkların onur, adalet ve kendi kaderini tayin hakkını güvence altına alan ilkeler temelinde sesleniyoruz.
 
Suriye’deki Kürt meselesi, insani, siyasi ve insan hakları boyutları derin olmasına rağmen, hâlâ adil ve hakkaniyetli bir çözüme kavuşmamış temel sorunlardan biridir.
 
On yıllar boyunca Suriye’deki Kürt halkı inkâr politikalarına maruz kalmış, kimliğinden yoksun bırakılmış, en temel sivil ve kültürel hakları elinden alınmıştır. Bu politikalar, krizlerin derinleşmesine ve istikrarsızlığın artmasına doğrudan yol açmıştır.
 
Kürtler ağır bedeller ödedi
 
Son yıllarda Suriye’de patlak veren yıkıcı savaşta Kürtler de ağır bedeller ödemiştir. Sivil barışın korunması konusunda açık ve sorumlu roller üstlenmelerine rağmen, en fazla etkilenen topluluklardan biri olmuşlardır.
 
Terör örgütlerine karşı verdikleri mücadele ve Suriye’nin farklı bileşenleri arasında ortak yaşamı savunmaları, krize yönelik bir çözüm pratiği sunmuştur. Ancak buna rağmen Kürtlerin siyasi ve hukuki geleceği, kapsamlı herhangi bir uluslararası belgede yer almamıştır.
 
Kürt kadınların rolü görmezden gelinemez 
 
Bu çerçevede, Kürt kadınlarının terörle mücadelede ve insani değerlerin savunulmasında oynadığı tarihsel ve önemli rol görmezden gelinemez. Kürt kadınları, gerek terör örgütlerine karşı cephelerde, gerekse toplumun korunmasında cesaret ve fedakârlığın benzersiz bir örneğini ortaya koymuştur. Eşitlik, adalet ve barışçıl yaşam ilkelerini büyütmüşlerdir. Bu rol yalnızca askeri bir katkı değil, Kürt toplumunun evrensel insan hakları ve kadın haklarına bağlılığının canlı bir göstergesidir.
 
Bu bağlamda Birleşmiş Milletler’e çağrımız şudur:
 
*Suriye’deki Kürt meselesinin uluslararası siyasi süreçlerde ciddi biçimde ele alınması,
 
*Kürt halkının ulusal, kültürel ve siyasi haklarının anayasal güvence altına alınmasını sağlayacak demokratik ve adil bir çözümün desteklenmesi,
 
*Kürt bölgelerinde insan haklarının korunması ve ihlallerin, zorla demografik değişimlerin önlenmesi,
 
*Eşit yurttaşlık, adalet ve hukukun üstünlüğü temelinde Suriye’nin tüm bileşenleri arasında barışçıl diyaloğun geliştirilmesi.
 
Ayrıca Birleşmiş Milletler’i, çatışma bölgelerinde sivillerin korunması için derhal harekete geçmeye ve uluslararası insancıl hukuk ile Cenevre Sözleşmeleri uyarınca insani yardımların güvenli ve engelsiz biçimde ulaştırılmasını sağlamaya çağırıyoruz.
 
Güvenlik Konseyi ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği’nden; sivillere yönelik saldırıların durdurulması, insan hakları ihlallerinin önlenmesi ve gerekirse barış gücü ya da uluslararası gözlemcilerin görevlendirilmesi yoluyla acil koruma sağlanmasını talep ediyoruz.
 
Ahlaki ve hukuki  sorumluluk vurgusu 
 
Kürt meselesinin görmezden gelinmesi, yalnızca bir halkın haklarını tehdit etmekle kalmamakta, aynı zamanda adalet ve ortaklık temelinde istikrarlı ve birleşik bir Suriye inşa edilmesi ihtimalini de zayıflatmaktadır.
 
Bu ahlaki ve hukuki sorumluluğu önünüze koyuyor; Birleşmiş Milletler’in, tüm Suriyeliler için onur ve hakları güvence altına alan adil ve kalıcı bir çözümde etkin rol üstlenmesini umut ediyoruz.”