İzmir’de alanlardan yükselen ses: Bijî berxwedana YPJ!

  • 19:59 20 Ocak 2026
  • Güncel
İZMİR – HTŞ ve Türkiye’ye bağlı çetelerin Rojava’ya yönelik saldırılarına karşı gerçekleştirilen açıklamada, “Halkların iradesini yok sayan bu savaş konseptini reddediyoruz” denildi.
 
İzmir Demokratik Kurumlar Platformu, HTŞ ve Türkiye’ye bağlı çetelerin, Rojava’ya yönelik saldırılarına karşı Bayraklı ilçesine bağlı Yamanlar Mahallesi’nde bulunan Traktörcüler Meydanı’nda bir araya gelerek basın açıklaması gerçekleştirdi. Sık sık “Bijî berxwedana Rojava”, “Bijî berxwedana YPJ”, “Kurdistan goristan ji bo faşîstan” ve “Rojava düşerse Ankara düşer” sloganlarının atıldığı açıklamaya çok sayıda yurttaş katıldı. Basın metnini Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İzmir İl Eşbaşkanı Fulya Erdoğan okudu.
 
‘Saldırılar onlarca insanın yaşam hakkını ihlal ediyor’
 
Saldırılarının, Rojava’da kadınların öncülüğünde, halkın direnişiyle oluşturulan eşitlikçi, demokratik ve özerk yönetime yönelik büyük bir tehdit niteliğinde olduğunu vurgulayan Fulya Erdoğan, bu saldırıların; kadınların özne olduğu bir toplumsal örgütlenmenin hedef alındığı, Kürt halkına savaşın dayatıldığı ve bununla Suriye’nin geleceğine kast edildiği bir saldırganlığı ifade ettiğini söyledi. Son günlerde artarak devam eden saldırıların sivilleri doğrudan hedef aldığını kaydeden Fulya Erdoğan, “Başta kadınlar ve çocuklar olmak üzere onlarca insanın yaşam hakkını ihlal etmektedir. Şam Geçici Hükümeti’ne bağlı güçlerin yürüttüğü bu saldırılar, yalnızca Kürt halkına karşı bir şiddet politikası değil; aynı zamanda Suriye’de halkların eşitliği ve bir arada yaşama iradesi temelinde inşa edilmeye çalışılan demokratik çözüm arayışlarına, halkların ortak mücadelesiyle şekillenen Rojava’daki demokratik özerk yönetim deneyimine yönelik bir saldırıdır. Kürtleri hedef alan bu saldırılar, yalnızca bugünü değil, Suriye’nin geleceğine dair olası siyasi uzlaşma zeminlerini de ortadan kaldırmaya yönelik girişimlerdir. Bu nedenle Şam yönetimi açısından yaşananlar, Kürtlerle kurulacak ilişkilerde tarihsel bir kırılma niteliği de taşıyacaktır. Paris’te Suriye’nin geleceği ve toprak bütünlüğü adı altında yapılan; Fransa, ABD, İsrail, Türkiye ve Birleşik Krallığın direkt ya da dolaylı olarak dâhil olduğu görüşmeler, Kürt halkına yönelik saldırılardan bağımsız değildir. Suriye’deki halkların birlikte yaşam iradesi masada temsil edilmezken, yaşadıkları coğrafyalar pazarlık konusu yapılmaktadır” dedi.
 
‘Rojava’daki saldırıları reddediyoruz’
 
Paris’te yürütülen diplomasinin, Kürtlerin eşit yaşama iradesinin hala pazarlık konusu olduğunu, zorla yerinden edilmenin fiili bir tasfiye yöntemi olarak kabul gördüğünü ve demokratik yerel modellerin küresel güçlerin güvenlikçi öncelikleriyle çeliştiği ölçüde hedef alındığını bir kez daha gösterdiğini dile getiren Fulya Erdoğan, “Bizler İzmir Demokratik Kurumlar Platformu, olarak Rojava’da Kürt halkına yönelik saldırıları, zorla yerinden etme politikalarını ve halkların iradesini yok sayan bu savaş konseptini reddediyoruz. Dünyanın neresinde olursa olsun savaş ve çatışmanın karşısında tek gerçek çözümün onurlu bir barış olduğunu biliyor ve bunun için mücadele etmeye devam edeceğimizi kamuoyuna ilan ediyoruz” şeklinde konuştu.
 
Açıklamanın ardından oturma eylemi gerçekleştiren kitle daha sonra ilçe örgütü binasına doğru yürüyüşe geçti.