Binler tek ses oldu: Özgür ve eşit dünyayı biz kuracağız 2026-03-08 11:42:13   İSTANBUL - Binlerce kadının katıldığı Kadıköy’deki 8 Mart mitinginde, “Savaşın, kapitalist sömürü düzeninin olmadığı özgür ve eşit bir dünyayı biz kuracağız” mesajı verildi.    8 Mart Kadın Platformu, İstanbul Kadıköy’de bulunan iskelede 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne dair miting düzenledi. Miting öncesinde Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları’nın aralarında bulunduğu çok sayıda kadın, Kadıköy’de bulunan Boğa Heykeli’nden iskeleye doğru kortejler halinde yürüyüş gerçekleştirdi.    Yüzlerce kadından yürüyüş   Sabahın erken saatlerinde yürüyüşün yapıldığı yere gelen kadınlar, uzun bir kortej oluşturdu. Binlerce kadının katıldığı yürüyüşe yoğun ilgi gösterildi. "Yoksulluğa, şiddete, sömürüye ve savaşa karşı kadınlar isyandayız", “Jin jiyan azadî", “Saç örgülerimden bayrak yapın”, “Seslerimiz birleştiğinde mücadele başlar” pankartlarının açıldığı yürüyüşte, “Jin jiyan azadî”, "Özgür kadın, özgür yaşam", "Kadın yaşam özgürlük", “Sermayeye kul, aileye köle olmayacağız”, “Haklarımız ve hayatlarımız için mücadele”, “Katledilen kadınlar isyanımızdır” dövizleri taşındı. Yine yürüyüş sırasında, 9 Ocak 2013'te Paris'te katledilen Sakine Cansız, Leyla Şaylemez ve Fidan Doğan'ın fotoğrafları da taşındı.   Yürüyüşte sık sık “Jin jiyan azadî”, “Yaşasın 8 Mart, yaşasın örgütlü mücadelemiz”, “Aile değil kadınız, kadınlar isyandayız”, “Yaşasın kadın dayanışması”, “Kadın cinayetleri politiktir”, “Asgari değil, insanca yaşam”, “Kadın yaşam özgürlük”, “Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz”, “Birleşe birleşe kazanacağız”, “Koruma, aklama, failleri yargıla” sloganları atıldı. Yürüyüşte alkışlar ve zılgıtlar eksik olmazken, kadın dayanışması vurgusu yapıldı.   Direniş mesajları    Mitingde Dilovası’nda hayatını kaybeden kadınların yakınlarından Emine Bulut, Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM), Özgür Genç Kadın (ÖGK), Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (DİSK) bağlı Gemi Yapım ve Deniz Taşımacılığı, Ardiye ve Antrepoculuk İşçileri Sendikası Genel Sekreteri Beycan Taşkıran, direnişteki Dardanel işçileri gibi birçok kesimden direniş mesajları okundu. Ayrıca katledilen Ceyda Yüksel’in annesi ve Rojin Kabaiş için mücadele komisyonundan kadınlar da birer söz kurdu.   ‘Öcalan bir an önce serbest bırakılmalı’   Burada söz alan Barış Annesi Sultan Bozkurt, “Ortadoğu'da savaş var. Sizlerin Dünya Kadınlar Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum. Bugün Kürt kadın hareketi tüm dünya kadın hareketine ilham kaynağı oldu. Kadınların yürüttüğü mücadeleyi sonuna kadar destekliyorum. Leyla Qasım başta olmak üzere tüm öncü kadınları saygı ile anıyorum. Onları unutmayacağız. Kürt kadını dünyaya öncülük ediyor. Kadın her şey demektir. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan 27 Şubat'ta bir çağrı yaptı. Çağrının üzerinden 1 yıl geçti. Ancak hala devletten doğru bir adım atılmış değil. Öcalan’ın bir an önce serbest bırakılması gerekiyor. Barış sağlanmazsa huzur da olmaz. Bir kez daha söylüyorum; ben bir Barış Annesi olarak tüm dünya kadınlarının gününü kutluyorum” dedi.   Ardından basın metninin Türkçesini 8 Mart Kadın Platformu adına Melike Argüç ve Tuğgen Gümüşay, Kürtçesini ise Ayşe Aksoy ve Evindar Aysal okudu.     2025 yılında 294 kadın katledildi    Kadınların eşit, özgür ve güvenceli bir yaşam için mücadele ettiği ifade edilen açıklamada, en çok kadınların ekonomik krizden etkilendiği belirtildi. 2025 yılında Türkiye’de 294 kadının erkekler tarafından katledildiği ve 297 kadının ise şüpheli şekilde yaşamını yitirdiği vurgulanan açıklamada, “Tek adamın bir gecede feshettiği İstanbul Sözleşmesi standartlarına göre Türkiye’de yaklaşık 4 bin 200 sığınma yeri olması gerekirken, bu sayı sadece 150. Yaklaşık her 11 bin 400 kadına yalnızca 1 sığınma yatağı düşüyor. Oysa kadınlar en çok aile içinde öldürülüyor. Kadın cinayetlerinin yaklaşık yüzde 65’i evde gerçekleşiyor. İktidar işte bu koşullarda önce aile yılı, ardından ‘Aile ve Nüfus On Yılı’ ilan etti. Kadınlara ‘aileyi koru’ diyenler, şiddetten kaçabilecekleri mekanizmaları kurmuyor. Asgari ücreti açlık sınırının altında bırakan iktidar, öte yandan Türkiye’de toplam doğurganlık hızının 1,5’in altına düşmesinden yakınıyor. Sermayenin ucuz iş gücü arayışının nüfus planlaması olarak sunulmasını, kadınlara ve çocuklara güvenli bir gelecek vaat etmeyen bu sistemin ‘aile yılı’ programını kabul etmiyoruz” denildi.   ‘Fatma Nur ve kızı Hifa’nın ölümünde şüphe nerededir?’   Kocaeli Dilovası’nda 6 kadın işçinin yanarak yaşamını yitirdiği ve bunların kader olmadığı vurgulanan açıklamada, kadınların ve işçilerin boyun eğmeyeceğinin altı çizildi. Kadına yönelik şiddetin hayatın her alanında olduğu ve devletin failleri koruyup akladığı ifade edilen açıklamada, “Ölümlerimize ya ‘şüpheli’ deniyor ya da ‘tesadüf’. Soruyoruz: Tecavüze uğradıktan sonra zorla evlendirilen ve istismara uğrayan kızı Hifa’nın istismarına ses çıkaran; ‘intihar deyip üstünü örtmeyin, beni öldürecekler’ diye haykıran Fatma Nur’un ve kızı Hifa’nın ölümünde şüphe nerededir? Şüphe yok. Katil ve istismarcı Ayhan Şengüler vardır. Ve onu koruyan devlet vardır. Ama biz susmuyoruz. İstanbul Sözleşmesi’nden çıkanlara, 6284’ü uygulamayanlara karşı mücadele etmeye devam edeceğiz. Kadın cinayetleri önlensin demekten vazgeçmeyeceğiz. Şüpheli kadın ölümleri aydınlatılsın demekten vazgeçmeyeceğiz” ifadeleri kullanıldı.     Kadın mücadelesi   “Cinsel yönelimlerimize ve cinsiyet kimliklerimize yönelik baskıyı ve nefret suçlarını meşrulaştıran yargı paketlerini de kabul etmiyoruz” denilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: “Emperyalistler dünyayı, kaynakları yeniden bölüşmek için savaşırken ve silah tekelleri zenginleşirken, Filistin’de, Rojava’da, Suriye’de ve dünyanın birçok yerinde halklara ölüm, yıkım, zorla göç ve açlık dayatılıyor. Katil ABD, emperyalistler ve işbirlikçileri tüm Ortadoğu’yu kan gölüne çevirirken şimdi İran’a saldırıyor. Bizler biliyoruz, emperyalistler dünya halklarına sadece ve sadece ölüm ve yıkım getirir. Bizler biliyoruz, dünya halklarının özgürlüğü kendi ellerinde, mücadelededir. İranlı kadınların yıllardır molla rejimine ve bugün emperyalist-siyonist saldırıya karşı verdiği mücadelenin yanındayız. Türkiye ise bir yandan Filistin’e destek olduğunu söylerken, öte yandan İsrail’le ekonomik ve siyasi ilişkilerini sürdürüyor. İsrail’i kınadığını söylerken, Rojava’da kadınların ve çocukların üzerine bombalar yağdırıyor. Temmuz’da Ankara’da gerçekleşecek olan NATO zirvesine ev sahipliği yaparak savaştaki rolüne hazırlanıyor.”   ‘Özgür bir dünya kuracağız’   Kadın dayanışmasının sınır tanımadığı ve “Jin, Jiyan, Azadî” sloganının tüm topraklarda yankılandığı vurgulanan açıklamada, tutsak kadınlarla dayanışma mesajı verilerek, “Özgürlük ve eşitlik için buradayız, emeğimize sahip çıkıyoruz. Hayatlarımızı bu ölüm düzeninin çarklarına teslim etmiyoruz. Evlerden, işyerlerinden, kampüslerden ve sokaklardan geldik, mücadelemizi büyütüyoruz. Yoksulluğa, şiddete, sömürüye, savaşa karşı isyandayız. Savaşın, kapitalist sömürü düzeninin, onun içinde yeniden üretilen erkek egemenliğin, transfobinin, homofobinin ve ırkçılığın olmadığı özgür bir dünyayı biz kuracağız” denildi.