Fransa Senatosu: Maskülinizm kadınlara yönelik bir saldırıdır 2026-06-24 18:42:02   HABER MERKEZİ - Senato raporunda maskülinist ideolojinin kadınların haklarına ve kazanımlarına yönelik sistematik bir saldırı olduğu vurgulanarak, bu söylemlerin dijital medya aracılığıyla yaygınlaştırıldığı belirtildi.   Fransa Senatosu tarafından yayımlanan raporda, maskülinist ideolojinin kadın-erkek eşitliği ilkesine yönelik bir saldırı olarak tanımlandı. Raporda, bu ideolojinin erkek üstünlüğünü savunduğu ve kadınları erkeklerin yaşadığı sorunların sorumlusu olarak gösterdiği belirtildi.   Raporun eş hazırlayıcılarından Sosyalist Senatör Laurence Rossignol, maskülinizmi “kadın haklarına karşı yürütülen büyük bir saldırı” olarak nitelendirdi. Rossignol, bu hareketlerin özellikle dijital çağın iletişim araçlarını etkin biçimde kullandığına dikkat çekti.   Dijital medya yayılımın merkezi   Raporda, maskülinist hareketlerin internet kültürünün bir parçası haline geldiği ve özellikle TikTok ile YouTube Shorts gibi platformlar üzerinden gençlere ulaştığı ifade edildi. Mizah içerikleri, kısa videolar ve fenomenler aracılığıyla yayılan söylemlerin, başlangıçta sıradan içerikler gibi görünse de zamanla daha radikal görüşlere yönlendirebildiği kaydedildi.   Raporda, maskülinist ideolojinin yalnızca çevrimiçi bir söylem olmadığı, bazı durumlarda şiddet ve radikalleşmeye yol açabildiği belirtildi.   Fransa Yüksek Eşitlik Konseyi’nin (HCE) değerlendirmelerine de yer verilen raporda, maskülinizmin kamu güvenliği meselesi olarak ele alınması gerektiği vurgulandı.   Fransa İç Güvenlik Genel Müdürlüğü’nün (DGSI), şiddet eğilimli maskülinist radikalleşme riski taşıyan yaklaşık 10 kişiyi izlediği, bu kişilerin tamamının 21 yaşın altında olduğu bilgisi paylaşıldı.   24 maddelik eylem planı   Senato raporunda, maskülinist ideolojinin yayılmasını önlemek amacıyla 24 öneri sıralandı.   Öneriler arasında dijital platformların daha sıkı denetlenmesi, dijital medya algoritmalarının şeffaflaştırılması, okullarda duygusal ve cinsel eğitim programlarının yaygınlaştırılması yer aldı.   Ayrıca ailelerin ve eğitimcilerin radikalleşme belirtileri konusunda bilinçlendirilmesi ve çevrimiçi nefret söylemine karşı alternatif içeriklerin geliştirilmesi gerektiği vurgulandı.